• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 12 °C
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU

YILLAR ÖNCE SÖYLEDİK: “LEŞ-LEŞMİŞ MİLLET” BUNLAR!..

Ali Kayıkçı

*   “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Kur’ân-ı Kerîm-Mâide Sûresi, âyet: 51)
*    “Ey îmân edenler! Eğer kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, sizi îmânınızdan çevirirler, kâfir ederler!.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 100)
*   “Ey îmân edenler!  Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. İşte size âyetleri açıkça bildirdik, eğer akl ederseniz.”     (Kur’ân-ı Kerîm: Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118)
*   “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 120’den)
*   “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki, size ateş dokunur ve Allah’tan başka dostlarınız da yoktur, sonra kurtulamazsınız”  ( Kur’ân-ı Kerîm-Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Onlara, ‘Kâfirlere inanmayınız!’ dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onları aldatıyor.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 59)
*  “Onlar sağır, dilsiz ve kördür, bu hâllerinden dönüp îmân etmezler!” (Kur’ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi, âyet 18)               
* “Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”, “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.” (Kur’ân-ı Kerîm, Araf Sûresi, âyet 179, 198)                                                                                                                                                                                      *  “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)   
*  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)                                                                                                                                            
 *  “İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar (kurtuluşa/muratlarına ermezler).” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)  
*  “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den) 
*  “Kıyâmet yaklaştıkça, doğru konuşan Müslümanlar yalanlanır, yalancılar ise tasdik olunur. Haine güvenilir, emin olan Müslüman ise hain kabul edilir.”, “Allahü teâlâya Cebrâil aleyhisselâm gibi ibâdet etseniz, mü’minleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirlere ve mürtetlere, Allah için düşmanlık etmedikçe, hiç birisi kabul olmaz.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                   
*“Kötülere acımak, iyilere zulümdür. Zâlimleri affetmek, mazlumlara zulmetmektir.”  (Şeyh Sâdi Şirazî)
*  “İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)
*  “Kimse BM’nin adil bir yapı üzerine inşa edildiğini söyleyemez. 5 daimi ülke, ne derse o oluyor. Bu sistem değişmeli!..” (R. Tayyip Erdoğan-Başbakan, 13.10.2012)
*  “Türk halkının yüzde 72-73’ü ABD’ye olumsuz bakıyor.” (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)
*  “Açık açık söylüyorum, dışarıdan gelenler İslâm coğrafyasının petrolünü seviyorlar, altınlarını seviyorlar, elmaslarını seviyorlar, ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Dışarıdan gelenler, yüzümüze dost gibi görünenler, bizim ölümüzü, bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar...”  (Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan-30. İSEDAK Açılış Toplantısı: İst. 27.11.2014)
*   “Dünyâ, 5 ülkenin iki dudağı arasına mahkûm edilmiş. Böyle bir Güvenlik Konseyi olamaz. Adaleti temsil edemez.” (Cumhurbaşkanı-R.Tayyip Erdoğan; BM Genel Kurulu, 22.09.2016)  
*   “Suriye’deki çatışmalarda Suriyeli sivillere karşı işlenen katliâmları görmezden gelen, bunlara yardım eden, fonlayan, bunlara katılan ve hatta plânlayan ve gerçekleştiren hükümetlerin temsilcileri bugün bu salonda bulunuyor.” (Ban Ki-Mun-BM Genel Sekreteri; BM Genel Kurulu, 22.09.2016) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
4 yıl kadar önce “Yakında Bir ‘Leş-Leşmiş Milletler Vardı’ Diyecekler” ve “Asrın Hasta Adamı: BM” başlıkları altında yazdığımız ve daha sonra ise “Hem Okudum Hem de Yazdım/2 (Terör Olayları ve Suriye Konulu Köşe Yazısı-Şiirler)” adını verdiğimiz (Samsun, Şubat 2015) eserimizin 151-156’ncı sayfalarında da yayınladığımız köşe yazılarımızda Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’ndan ve onun 5 daimi üyesinden bahisle şöyle demiştik:
Bilindiği üzere; “Milletler Cemiyeti”nin yerine, 1945 yılında kurulan “Birleşmiş Milletler Teşkilâtı”nın üyelik haklarının başında “Bağımsızlık ve eşitlik” ilkesi gelmekte, “Barış ve güvenliğin korunacağı” sözleri verilmekte, “Uluslar arası uyuşmazlıkların barışçıl yolla çözüme kavuşturulacağı, kuvvet kullanmaktan kaçınılacağı…” taahhüt edilmektedir. 
Teşkilâtı kuran 5 üye ki bunlar; ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ile Çin’dir ve veto hakları bulunmaktadır. Ve dahi uluslar arası barışı korumakla da kendilerini görevlendirmişlerdir. 
Ancak gel gör ki uygulamada bu güzel sözler ve taahhütler hep kâğıt üzerinde kalmıştır. Şöyle ki, diyerek bu ülkeler hakkında şu bilgileri vermiştik:
*   ABD; 1953’te İran’da, 1954’de Guatemala’da, 1958’de Güney Kore’de, 1961’de Küba’da, 1973’de Şili’de darbe üstüne darbeler organize etti. Daha sonra Rusya’nın boşattığı Afganistan’a el attı. 20 Mart 2003’de de Irak’a girdi. 
*   İngiltere ve Fransa da tabii ki bu arada boş durmadı ve 1956’da Mısır’a saldırdılar. Fransa, 1994’de Ruanda’da “Tutsi” taraftarı olarak 800 bin Hutu’nun öldürülmesine göz yumdu, önayak oldu. Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, vahşete şâhit olan Kanadalı Komutana, “Sakın müdahale etmeyin!” demekle de târihe geçti.
*   Rusya da bunlara nazire yaparcasına 1956’da Macaristan’a, ardından 1968’de Çekoslovakya’ya, 1979’da ise Afganistan’a saldırdı. 1991 ve 1994’de “anayasa hakkı”nı kullanarak diğer bâzı devletler gibi “bağımsızlık” ilân eden Çeçenistan’a çullandı önce 120 bin, sonrasındakilerle birlikte toplam 260 bin Çeçen’i şehîd etti. Bunlardan 50 bini “çocuk”tu. 
*   Çin Halk Cumhuriyeti de sıranın kendisine geldiğini düşünmüş olacak ki Tibet ve Doğu Türkistan’a ordular gönderdi.
*  Son Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı iki ayrı karar üzerine Fransa, Rusya ve Çin’in “çekimser” kalmalarını da fırsat bilerek Libya işine âdeta dört elle sarıldı ve alelacele yapılan ve Türkiye’yi çağrı dışı bırakarak gerçekleşen bir toplantının ardından “Hava Kuvvetleri”ni harekete geçirdi. Kaddafî kuvvetlerine bomba yağdırmaya başladı…
Ardından da “Sözün özü” diyerek; bu 5 daimi kurucu üyenin; birbirlerine karşı, “Sen beni görme ki, ben de seni görmeyeyim/Sen bana karşı sus ki ben de sana karşı susayım” politikalarını gütmek suretiyle dünyâyı menfaat alanlarına bölmekten ve kan gölüne çevirmekten asla çekinmediklerine ve de çekinmeyeceklerine… işaret etmiş, sözü mısra-mısra aşağıdaki şiirimizle bağlamıştık:
    * - * - *( +  ) * - * - *
“Barış ve güvenliği” hani “koruyacak”tı?
Zalime diklenecek, mazluma dost olacak;
Dünyâ sulh ve sükûna, hemen kavuşacak’tı?..
Kan dökenler gidecek, dünyâ adil dolacak;
Tomurcuklar gül verip, dikenler solacak’tı?..

Cek’ti, cak’tı dediler; Mısır’a yüklendiler;
Cezayir’e katliâm, Rus’a destek verdiler;
Doğu Türkistan’ıma, Çin’i buyur ettiler…
Kan dökenler gitmedi, dünyâ adil dolmadı;
“BM” Ömer olmadı, Osmanlı olamadı…
    
Vietnam’ın ardından, bombaya hedef İran;
Guatemala-Kore, Küba’yı kimdir vuran?
Panama’ya, Şili’ye; darbeden darbe kuran?..
Afganistan ordaysa, Irak yanı başımda;
Bush’lardan yıkın emri, durur hâlen karşımda...

Filistin kanlı yara, kanar durur bunca yıl;
Sarhoş kafa gözün aç, kendine gel de ayıl!..
Şöyle bir efelen de, adam ol, adam sayıl!..
Yemek için sırada, leş’çi milletler vardır;
Hukuk adaletini, onca yıldır arar’dır…

ABD, İngiliz, Rus; Fransa’sı, bir de Çin:
İttifak eylemişler, düşündün mü bu niçin?
Akbaba kesilmişler, yemek ve yutmak için…
Doğal kaynak-servetler, kabartmakta iştahı;
Sen bekçilik yaparken, onlar yapar siftahı…

Yahudi’ye hizmeti, şiar edinmiş beş’i;
Her biri “Büyük Şeytan”, İblisçedir her işi;
Karga gibi severler, orda-burda hep leşi…
KAYIKÇI’m leşçi bunlar, leşte beleşçi bunlar;
Sanma Mısır’da kaldı, işte asrî Firavnlar…

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Şimdi de o yıllardan bu günlere geliyoruz ve Irak’tan sonra ikinci “dama tahtası/atlama taşı” olan “Suriye”de; adı geçen ülkelere yenilerinin de katıldığını ve “Zulüm Yarışı”nda âdeta “doludizgin” gittiklerini görüyoruz…
“BM Genel Kurulu”nda 22 Eylül 2016 günü bir veda konuşma yapan “Genel Sekreter Ban Ki-Mun”un şu sözlerinin mürekkebi kurumadan Halep’te bir gün arayla Rus ve Esad kuvvetlerine bağla uçakların öldürdüğü insan sayısı 150’ye, yaralı sayısı ise 500’lere ulaşıyordu:  “Suriye’deki çatışmalarda Suriyeli sivillere karşı işlenen katliâmları görmezden gelen, bunlara yardım eden, fonlayan, bunlara katılan ve hatta plânlayan ve gerçekleştiren hükümetlerin temsilcileri bugün bu salonda bulunuyor.” 
    * - * - *( +  ) * - * - *
“70 yıl” uyuttunuz, “gayri”yi avuttunuz; 
“5’ler” yesin-semirsin, seneler böyle geçti;
Bir “Veto”yla susturup, “zulme ışık” tuttunuz; 
“Firavun” giderayak, sanırsın Sizi seçti;
“Adalet” “a”dan yoksun, dünyâyı kuruttunuz!..

“5 Büyük Devlet” değil, “5 Azılı Eşkıya”;
“BM Dünya Kongresi”, “eşitlik” varmış güyâ;
“Osmanlı” gitti-gider, “adalet” oldu rüyâ!..
“Firavun” giderayak, sanırsın Sizi seçti;
“Siyon” parsalar toplar, “İki Irmak” bir hülyâ!..

“5 Büyük Devlet” değil, “5 Leş Kargası” sanki; 
“Suriye”de hepsi var, “tabut” yetmez inan ki; 
“Halep Katliâmı”nda, “Rus” hepsinden yaman ki!..
“Firavun” giderayak, sanırsın Sizi seçti;
“Milenyum” falan değil, yaşanan ol zaman ki!..

“5 Büyük Devlet” değil, “5 Kanlı Kuzgun” var;
“ABD”yi ve “Rus”u, “Çin”i artık kim tutar?
“İngiliz” sınır bilmez, aşıp durur kıtalar!..
“Firavun” giderayak, sanırsın Sizi seçti;
“Mısır”dan “Ruanda”ya, “Fransız”a dünya dar!..

“5 Büyük Devlet” değil, “5 Kocaman Emperyal”;
“Asya”dan “Afrika”ya; “kol” uzatır, kâhı dal; 
“Dünya 5’ten büyük”tür, akıllanmalı derhal!..
“Firavun” giderayak, sanırsın “5’i” seçti;
Onlar “yesin” ve “içsin”, toplayıp yığsınlar mal!..

Yıllar önce söyledik: “Leş-Leş’miş Millet bunlar”;
“Balyoz” darbesi vurup, düzlemeli burunlar;
“Attila” kılıcıyla, geliverse bi Hunlar!..
“Firavun” giderayak, sanırsın “5’i” seçti;
“İp üstünden serili”, uçar gider şu unlar!..

KAYIKÇ’Ali yaz-söyle: “Dolunay”a-“Hilâl”e;
Masûm kanı “haram”ken, döndü sanki ”helâl”e;
Bu iş böyle hep gitmez, dokunur “Zül-celâl”e!..
“Firavun” giderayak, sanırsın “5’i” seçti;
“İblis” tahtı bıraktı, yerine bunlar geçti!.. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim