• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Samsun 22 °C
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 23 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

YILDAN-YILA SÂDECE “ZULÜM” ARTIYOR!..

Ali Kayıkçı

*     “Kendisine tevhîd ve doğru yol bildirildikten sonra, Resûlullah’ın doğru yolundan sapan ve îtikâd ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi, âhirette kâfirlerle birlikte     Cehennem’e sokarız.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi; âyet 104)
*     “Biz görünüşe göre anlarız. Gizli olanları Allahü teâlâ bilir.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve selem”)  
*      “Hz. Peygamber, 27 sefere bizzat katılmış, bunlardan sâdece dokuzunda savaş yapılmıştır. Hz. Peygamberin Medine döneminde yaklaşık on yıl gibi kısa bir müddet içerisinde hükmettiği ülkenin alanı 1 milyon kilometrekareyi geçmiş olmasına rağmen, O’nun yaptığı savaşlarda Müslüman şehîdlerin sayısı 150, düşman birliklerinden hayâtını kaybedenlerin sayısı ise sâdece 250 kişi kadardır.”   (Prof. Dr. Ferhat Koca-Kur’ân-ı Kerîm’e Göre Hz. Peygamberin  Örnek Hayatı; Türkiye Diyanet Vakfı Yy. Ank. 2007, s. 42-43)
*     “1453 İstanbul Muhasarası 54 gün sürdü. Bu savaşın devamınca, Türk tarafında büyük zayiat verildi. Bizans’ta ölen insan sayısı 5 bini geçmedi.”  (İsmail Yağcı-Türkiye Gzt. 25.04.2007, s. 9) 
*     “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Vatikan’a giden bir heyet aracılığıyla,  Papa Franciscus’a özel bir mektup gönderdi. Mektubun içeriğine ilişkin  bilgi verilmedi.” (Türkiye Gzt. 29.12.2013, s. 16)
                   
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
2 yıl önce bugünlerde yazmıştık. Bilindiği üzere “Dünyâ Siyasî Târihi” ne şöylece bir göz attığımızda “Batılı devletler”in karşımıza hep aynı kimlikle, yani  “asıl soykırımcı” olarak çıktıklarını görürüz. 
“Haçlı zihniyeti”nin temelinde bu olduğu içindir ki; dünkü “Kıbrıs” olaylarında, “Rus-Çeçen”, “Ermeni- Azerî”, “Sırp-Boşnak” olaylarında,  bugünün “Filistin”, “Irak”, “Libya”, “Mısır” ve “Suriye”… olaylarında hep Batının, ya çifte standardını veya vurdumduymazlığını görürüz… 
(1934-39) yıllarında Jozef Stalin yönetimindeki Bolşevik Rusya’sının geride; 13 milyon mültecili ve yüz binlerce ölülü bir dönem bıraktığını, Leonid Brejnev dönemindeki “Moskof Ayısı”nın (1979-82) yıllarında sâdece Afganistan’da 900 bin ölü ve kayba sebebiyet verdiğini, (1966-69) senelerinde de Mao katilinin 11 milyon kişiye kültürel asimilasyon uygulayıp toplama kamplarında sayısı belli olmayan ölü ve kayıplar ile târihe geçtiğini hâtırlatmak isteriz… (Fazla bilgi için bkz: “Türk’ten Tâ Atatürk’e Türk Destanları-Ali Kayıkçı; Samsun 2008, s. 155-163) 
 27 Aralık 2013 günlü gazete sütunlarına taşınan bir haberde aynen şöyle denilmekte idi:
“Suriye 20 Bin Kişiyi ‘Varil Bombaları’ ile Öldürdü
Suriye rejimine bağlı ordunun Halep ve çevresinde düzenlediği ‘varil bombalı’ saldırılarda, 10 günde hayatını kaybedenlerin sayısı 650’ye ulaştı. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal  Koalisyonu (SMDK), “Savaşın başladığı Mart 2011’den bu yana ülke genelinde 5 bin varil bombası kullanıldı. 20 bin kişinin hayatını kaybetmesine yol açan varil bombalarından 100 bin kişi de yaralandı. Rejim, bombaların daha fazla zarar ve tahribat vermesi için varillerin içine, TNT patlayıcıları koyuyor. Ayrıca şarapnel etkisi yapması için de kesici ve delici demir parçaları yerleştiriyor’ açıklamasını yaptı.”
Aradan geçen bu 2 yıllık süre içerisinde ölü sayısı 20’yi katlayarak artmış, adı geçen “zulümcü devletler” listesine yenilerinin eklendiğini görmek bahtsızlığı yaşanmıştır…
İşte; başta Rusya, İran ve Çin olmak üzere ABD’nin öyle veya böyle “sahip çıktığı, bizden de başta HDP olmak üzere bâzı muhalefet partilerinin destek verdiği ve yapılanlara göz yumduğu Esad yönetimindeki “Suriye” bu ve “Şam’ın bu vahşeti”ne karşı sus-pus olmuş 1,5 milyarlık sözde “İslâm Dünyâsı!..” 
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    - * - * -  ( 1 )  - * - * -

“Büyük Ayı Moskof”tan, “Sarı Çiyan Çinli”den; 
Desteği alan “Esad”, “ABD”yi uyuttu; 
“Ölüm-ölüm” üstüne, vahşet “çifte dinli”den…
Dili “Müslüman’ım” der, kalbiyle başka tuttu; 
“Ehl-i sünnet” düşmanı, “Râfizî”ce kinliden…

“Kırıyor-kırdırıyor”, “vuruyor-vurduruyor”;
“5 bin varil bombası”, işte “Şam kuduruyor”;
“Yahûdî’ye bir selâm, “Obama hep duruyor!..”
Dili “Müslüman’ım” der, kalbiyle başka tuttu; 
“Yüz bin-yüz bin” üstüne, “kırdıkça da kırıyor!..”

“5 bin varil bombası”, “20 bin terk-i hayât”;
Hani ya “BM” vardı, “5 büyüklü saltanât”;
“Esad’a kol-kanat”ta, O’ndan da “nice vaât!..”
Dili “Müslüman’ım” der, kalbiyle başka tuttu; 
Uyu “İKT”m uyu; “Ekmel,  24 saât!..”

“Moskof’un modern Çar”ı, “Çin”le yine “kol-kola”;
“Yanlarında ABD”, birlikte “devam yola”;
“Nusayrî azınlığı”, kıldılar “başa belâ!..”
Dili “Müslüman’ım” der, kalbiyle başka tuttu; 
“İsrail nefes alsın”, “zulme vermesin mola!..”  

KAYIKÇ’Ali “bu vahşet”, bitmez böyle “bu dehşet”;
“Fransız fitnesi”nden, “doğmuş idi bu devlet”;
Kimi “kanla besliyor”, kimi “lokmaya hasret!..”
Dili “Müslüman’ım” der, kalbiyle başka tuttu; 
Hakk “bir ihlâs” yarattı, “ihlâsa da bin nûsret!..”
    - * - * -  ( 2 )  - * - * 
“İran gönüllü”(!) verir,  “Çin 5 bin”i gönderir;
“PKK-PYD”si , “Kâfir”e şirin gelir;
“Orta Doğu” sahipsiz, ezen-ezilen bilir…
“BM”ymiş yok  “AB”ymiş, geç efendi onu geç;
“Müslüman toprağı”nda,  “Müslümanlar” ezilir…

“Müslümanlar hicret”te, “Müslümanlar göçebe”; 
“Müslümanlar aç-sefil”, “kuzgun” bekler “nöbette”;
“ABD zâlim avcı”, “Siyon” için “elbette…”
“BM”ymiş yok  “AB”ymiş, geç efendi onu geç;
“IŞİD” kimin adına,  arsa satar “Cennet’te(!)…”

“Akdeniz” ceset doldu,  sahillere taşırır;
“DAEŞ-DAİŞ” her neyse, zenginlikler aşırır;
Tahran,  “mezhep-mezhep” der, ikide-bir kaşınır…
“BM”ymiş yok  “AB”ymiş, geç efendi onu geç;
“ABD” silâh verir, “dost-düşmanı”(!) şaşırır…

KAYIKÇ’Ali ahvâl bu, “katran” kaynar doğrusu;
Bunca katran içinden,  kim kurtara nâmusu?
Kimden “bir dilim ekmek”,  kim verir “bir bardak su?”…
“BM”ymiş yok  “AB”ymiş, geç efendi onu geç;
“Türkmen” benim kardeşim,  “nifâk bölge casusu…”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim