• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

YAZ KURSLARI

Sami Kesmen

Yirmi milyona yakın çocuğumuz okulların tatil edilmesiyle birlikte evlerine çekildiler. Sekiz aylık yorgunluğun ardından bir süre dinlenmek gerektiği için bu kurumsal tatiller yapılıyor mutlaka. İşin uzmanı olanlar bu konuyu daha iyi değerlendirme fırsatına sahiptirler elbette.

 

On iki aylık bir yılın sekiz ayı eğitimle geçerken, bunun yarısı kadar bir zamanın dinlenmeye ayrılması çok mudur az mıdır, bunu da değerlendirmek eğitim uzmanlarının işidir kurumsal olarak.

 

Aile büyükleri olarak konuya bakıldığında, halkı Müslüman olan toplumumuzun önemli hassasiyetlerinden birisi çocukların inandıkları dini öğrenmeleri duyarlılığıdır.

 

Sokağa çıkıp bir istatistik anketi yapılmış olsa, dini değerleri yaşamına aksettiren halkımızın büyük bir ekseriyetinin, dinin öğretilerine ilkokul çağlarında sahip olduklarını, bu bilgilerle ömrün sonuna kadar neredeyse bu bilgilerle hayatı şekillendirmeye alıştıklarını duyarız.

 

Dinin temel ritüelleri elbette değişkenlik arz etmez, ama zihinlerin güncelleşmesi, bilgilerin  tazelenmesi gerekir. Yoksa zamanla temel bilgilerin bile aşınmaya başladıklarını ve fark edilmeden değiştiklerini, taban tabana ters bir eksene kaydını görürüz.  Böylece de, zaman içiresinde batıl inanç ve hurafi uygulamaların dini anlayış ve davranış olarak hayatın içinde yer bulduğuna şahit oluruz.

 

Son yıllarda imam-hatip okullarının çoğalması, diğer okullarda da dinin öğrenilmesiyle ilgili temel konuları ihtiva eden Kur’an ve siyer derslerinin seçmeli olarak bile olsa müfredatta yer alması, toplumu büyük ölçüde rahatlatmış gözüküyor. Ancak yeterli değildir.

 

İnsanların bir dine inanması fıtri bir gerekliktir.  İnanılan dini kurallarını hayata yansıtmak da inan kimsenin doğal hakkı ve ihtiyacıdır. Bu nedenle, insanlar dinini mutlaka doğru kaynaklardan ve doğru şekilde öğrenmeleri gerekmektedir. Yaz tatilleri de bunun için önemli bir fırsat oluşturmaktadır.

 

Camilerde ve Kur’an kurslarında belli programlar doğrultusunda ve çocukların zihin düzeyleri ile bilgi düzeylerini de dikkate alarak hazırlanmış kur sistemli kurslar açılmaktadır.  Çocukların tatillerini değerlendirirken, bu zaman içerisinde belli saatleri de dini bilgileri öğrenmek için ayırmaları onlara yorgunluk getirmeyecektir.

 

Ehil görevliler tarafından verilen bu kursların mutlaka değerlendirilmesi, velilerin çocuklarına verecekleri en güzel hediye olacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı yasal açıdan bu sorumluluğa sahip bir kurumdur. Ayrıca, yıllara dayanan kadim bir tecrübeye de sahiptir.

 

Günün ortalama 2-3 saatini bu kurslara ayıran çocuklarımız, hem dini bilgilerini öğrenecekler, hem diğer çocuklarla tanışma fırsatı bularak sosyalleşmelerini getirecekler, hem de cami ortamında dinin pratiklerini öğreneceklerdir.

 

Velilerimizin, hiçbir endişe duymadan çocuklarını bu kurslara göndermelerini tavsiye ederiz. Söz konusu kurslarda hizmet veren din görevlilerine de, bu hizmetin yaptıkları en kalıcı ve rahmetli hizmet olduğunu hatırlatmak isteriz. İlgili kurumlardan da, yaz kurslarına hassasiyet göstermelerini, hizmet veren görevlilere rehberlik yapmak üzere söz konusu kursları mutlaka denetlemelerini bekleriz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim