• BIST 106.813
  • Altın 143,516
  • Dolar 3,5538
  • Euro 4,1355
  • Samsun 27 °C
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 33 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

“YAVAN EKMEK” İLE BİR “EDEBÎ ZİYÂFET” -4-

Ali Kayıkçı

            (Bir Edebiyat Sohbeti/4)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere, bundan önceki üç sohbetimizde; bu yıl îtibâriyle “Kültür-Sanat” dünyâmıza 280’e yakın oldukça dikkat çekici eserler kazandıran ve yeni pek çok ismin tanınmasına vesile olan, “Ankara Kültür Ajans Yayınları” tarafından, üç yıl önce Nisan 2013 tarihinde neşredilmiş bulunan bir “roman”ı Sizlere tanıtmak istemiş ve bu eserin “kelime yapıları ve fikrî/ mânevî” ifadeleri yönünden bir incelemesinde bulunmuştuk.
Şimdi de bir “Genel Bir Değerlendirme” yapalım istiyoruz: “Yavan Ekmek”; “Eğitimci Yazar Bekir Aksu”nun, bundan tam 46 yıl önce kaleme aldığı, yaşadığı köyün ve öğretmen olarak hizmet verdiği yerlerin, bundan en az 65-80 yıl öncesine ait genel bir durumunu, halkının aile yapısı ve yaşayışını, örf-âdet ve geleneklerini, folklorik kültür değerlerini ortaya çıkarması bakımından oldukça önemli bir eseridir. 
Yazar burada eğer; çocukluğunun geçtiği köy ve çevresi ile hizmet yaparken gittiği, öğretmen ve başöğretmen olarak bulunduğu yerlerdeki insanların etnik yapı ve kökenleri hakkında da araştırmalar yaparak ve incelemelerde bulunarak, bunları eserine katabilse, diğer taraftan köylünün içinde bulunduğu mânevî cehâletin, o dönem (CHP) iktidarının âdeta millî bir dîn (Kamalizm) icât etmek uğruna; Anayasa’dan devletin dîni, dînî İslâm’dır maddesini kaldırmasını ve Mecelle ahkâmı ile tekke ve zaviyelerin, Kur’ân-ı Kerîm okunmasını yasaklamasını gerekçe olarak belirtebilseydi, hem beşerî ve hem de rızâ-i Bârî’ye uygun çok büyük hayırlı bir iş yapmış olacaktı…
Olayların gelişimine göre Yazar; “Kim bir mü’mini kasden öldürürse, ebedî Cehennemlik” olduğu (Nisâ Sûresi, âyet 93),  “Kendi kendinizi öldürmeyin!” (Nisâ Sûresi, âyet 29) emri ile intiharın yasaklandığı, “Allah’ın kurumlu/kibirli öğüngen olanları” (Nisâ Sûresi, âyet 36) sevmediği, her nerede ve her nasıl zor şartlar altında olunursa olunsun, “Allah’ın râhmetinden asla ümit” (Yûsuf Sûresi, âyet 87) kesilemiyeceği, “İyi kadınların itaatkâr” (Nisâ Sûresi, âyet 34) kadınlar olarak vasıflandırıldığı, “Allah’ın lânetinin zâlimler üstüne” (Â’raf Sûresi, âyet 44) olduğu… gibi âyet meâlleri ile doğru olanı tavsiye edip yol gösterebilse idi, yukarıda da ifâde ettiğimiz gibi, çok büyük hayırlı bir iş yapmış olacaktı…
Yazar; Köy Enstitüsü çıkışlı bir eğitimci olmasına rağmen, burada ısrarla öğretilen  (A. Dilaçar) ve (N. Ataç) “Uydurukça/Öz Türkçe” ‘sözcükleri’nden oldukça uzak kalmış, sâdece “yaşam”, “doğa”, “övgü”, “sakınca”, “giysi” ve “tüm” gibi birkaçını kullanmakla yetinmiştir ki bu, başlı başına takdir edilmesi gereken müspet bir tavırdır…
Sonuç: “Yavan Ekmek” romanı; “Eğitimci Yazar Bekir Aksu”nun gerekli düzeltmeler yapıldıktan, yanlış ve hatâlı yerler çıkarıldıktan, gerekli ilâveler ile metin yeniden gözden geçirilip genişletilerek yazıldıktan sonra, roman edebiyâtımızda bir devre ışık tutması bakımından da ilgiyle okunabilecek bir eser intibaı vermiştir.  
Diğer taraftan;  hemen 1. sayfaya konulan “Yazar Hakkında” başlıklı yazı, 2. sayfadaki ithâf ile değiştirilmeli, 5. sayfadaki 2 parağraflık alıntı tamamen iptal edilmeli, 6, 58, 78 ve 136. boş sayfalar ile birlikte  (***)’lama aralarındaki fazladan bırakılan boşluklar kaldırılmalı ve böylelikle de 8-10 sayfanın “isrâf”ı mutlaka önlenmeli, arka kapak da yeniden yazılmalıdır…  
Diyoruz ve Eğitimci Yazar Bekir Aksu’ya sağlıklı, âfiyet dolu ömürler diliyoruz.
Kâlbî sevgi ve saygılarımızla…
- * - * - * - * - * 
Okumalı şu gençler, dünü ve târihini; 
Bilmeli neler olmuş, ne sıkıntı çekilmiş;
Nîmetlerde görmeli, mutlak kendi hâlini;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Hâtırında tutmalı, dünlerin ahvâlini…
Okumalı şu gençler;  dün ne idik, ne olduk;
Bir yandan kör cehâlet, yıllarca baskı bulduk;
Ev-ocaklar tarûmar, boran esti savrulduk;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Kış gelince donduk biz, yaz gelince kavrulduk…
Okumalı şu gençler; ana, baba , dedeyi; 
Yetim, öksüz canları; nineler evin beyi; 
Tarla, taban, su yolu; yavan ekmek yemeyi;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Bulgur aşı sofrada, O’na şükür demeyi…
Okumalı şu gençler; hem Alfabe, Elif-Bâ; 
İlim için yanmalı, ışıklar tâ sabaha; 
Ay bir kulaç mesafe; Merkür, Venüs var daha; 
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Velev ki üç-beş lokma, nasıl gelmiş tabağa?..
Okumalı şu gençler; KAYIKÇI der okusun!
Sen bu toprağın malı, cevherisin-dokusun; 
Kayı-Oğuz boyunun; hançerisin, okusun;
Nice canlar verilmiş, ne gözyaşı dökülmüş;
Annen-baban çilekeş, işte oğul sen busun!.. –

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim