• BIST 73.391
  • Altın 132,897
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 11 °C
  • BİLETLER TÜKENDİ
  • HAZIRLIKLAR DEVAM EDİYOR
  • ÜMRANİYE MAÇININ HAKEMİ BELLİ OLDU
  • BİLETLER TÜKENDİ
  • HAZIRLIKLAR DEVAM EDİYOR
  • ÜMRANİYE MAÇININ HAKEMİ BELLİ OLDU

“YAŞIYORKEN KEFEN GİYEN KİŞİ”NİN!..

Ali Kayıkçı

*“Ey îmân edenler! Allah’ın şeâirine (koyduğu dînî işaretlere), harâm olan aya, kurbanlık hediyelere, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızâsını arayarak Beyt-i Harâm’a (Kâbe-i muazzamaya) yönelip gelen kimselere sakın hürmetsizlik (saygısızlık) etmeyin!” (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 2)
*“Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki felâh (kurtuluş) bulasınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nûr Sûresi, âyet 31)
*“Kim Beytullah’ı (Kâbe-i muazzamayı) tavâf ederse, Allahü teâlâ bunun her adımına bir sevâb yazıp bir günâhını siler.”, “Bu beyt (Kâbe-i muazzama) İslâm’ın direğidir. Kim bu beyti ziyâret etmek maksadıyla hac veya umre yapmaya çıkarsa, (bu yolda) öldüğü takdirde, Allahü teâlâ onu Cennet’ine koymağı, sağ kaldığı takdirde ganîmet ve memleketine döndürmeyi taahhüt eder.”, “Semanın kapılarının açıldığı ve duâların kabul edildiği dört zaman vardır. Bunlar, müminlerin Allah yolunda düşmanla karşılaştıkları, yağmurun yağdığı, namâz kıldığı ve Kâbe’nin görüldüğü anlardır.”, “Allah bu ev için Hergün 120 adet rahmet indirir. Bunun altmışı tavaf edenler, kırkı namâz kılanlar, yirmisi de ona bakanlar içindir.”, “ Şarap (alkollü içki) içenlerin, tövbe etmedikçe; namazlarına, oruçlarına, haclarına, zekâtlarına ve sadakalarına sevap verilmez.”,  “Küçük bir günâhtan kaçınmak, bütün cin ve insanların (nâfile) ibâdetleri toplamından daha iyidir.”, “Az bir haramdan kaçmak, 80 bin nafile hac sevâbından efdaldır.”, “Kul günâhlarından tövbe edince, Allahü teâlâ hafaza meleklerine, azalarına ve günâh işlediği yerlere günâhlarını unutturur. Kıyâmet gününde Allahü teâlânın huzuruna çıkınca, günâhlarına şâhitlik yapacak hiç kimse ve hiçbir şey olmaz.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”) 
*“İhrâm: Hac veya Umre niyetiyle giden Müslümanların Mîkât denilen mahalde (yerde) niyet ederek, peştamal gibi dikişsiz iki parça örtüyü giymek suretiyle, daha önce kendisine mubah (serbest) olan bâzı şeyleri geçici olarak kendine harâm kılması yani bunları yapmaktan sakınması şarttır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 1, s. 215)
*“Arafat dağıdır bizim dağımız/Orda kabûl olur duâlarımız.” (Yûnus Emre)
*“Sakın terk-i edebden kûy-i mahbûb-ı Hudâ’dır bu/Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafa’dır bu.” (Nâbî)

Saygıdeğer Okuyucularımız!.. 
Bilindiği üzere,  “Hac Mevsimi” dediğimiz ve sonuncusunun içinde bulunduğumuz şu mübârek “Şevval, Zilkade ve Zilhicce” ayları; “Hac ve Umre” için yüce dînimizin güzel emirlerindendir.
“Diyanet İşleri Başkanlığı” tarafından hazırlanan “Umre Rehberi-Ankara, 2015” isimli bir kitapta okuduğumuz şu satırlar bizi, bu yazıyı yazmaya sevk etti.
Şöyle ki: “(Hac) ve (Umre)ye niyet etmek üzere girilen ihram, bu misakın simgesidir. İhram, elbise değildir. İhram; niyet ve telbiyedir, bir karardır, bir ikrardır. Kibirden, gururdan, kendini beğenmişlikten, bencillikten, gösterişten sıyrılıp ihlâsı ve takvâyı kuşanmaktır. İhram elbiseleri, bu kararın ve ikrarın dış görüntüsünden ibarettir. Kişi ihrama girmekle bu ikrarını ortaya koyar ve bunu telbiye ile seslendirir. Bu ikrarın verdiği heyecanla dağlara, taşlara, vadilere, tepelere ve her karşılaştığı topluluğa kararını haykırır. Telbiye, bu ikrarın sloganıdır: ‘Buyur Allah’ım! Senin koyduğun ölçüleri gözeteceğim!’ demek’tir…
Bundan böyle hiç kimseye haksızlık yapmayacağına, kul hakkı yemeyeceğine, kendisine emanet edilmiş olan diğer mahlûkat ile olan münâsebetlerini Cenâb-ı Allah’ın koyduğu sınırlar içerisinde sürdüreceğine, tabiatı ve sosyal çevreyi tahrip etmiyeceğine, yeryüzünü imar edeceğine ve orada bozgunculuk yapmayacağına, Resûlallah’ın çizdiği yoldan sapmayacağına, yoldan sapmış insanları kılavuz edinmeyeceğine, İslâm’ın ortaya koyduğu güzellikleri insanlara ulaştırmak için çalışacağına, haksızlıklara arka çıkmayacağına, iyi bir insan ve iyi bir Müslüman olacağına…  söz vermek’tir…
 Bu yolculuğun içi boşaltılmış kuru, kupkuru bir seyahat olarak kalmaması ve yalnızca kutsal topraklarda karşılaşılan birtakım olaylarla anılan ve yaşanan hâtıraları anlatılan kuru bir seyahate dönüşmemesi için ‘teslimiyet sözleşmesi imzalanması’ demek’tir. Çünkü bu ibâdet alanı, Allahü teâlânın koyduğu ölçülere teslim olma yeri’dir. Tıpkı ‘Rabbi, ona teslim ol, demiş o da, âlemlerin Rabbine teslim oldum, demişti’ (Bakara, 2/131) âyetinde ifâde edildiği gibi bir teslimiyet’tir.” (s. 8-9’dan)
Biz de bu güzel ifadeler karşısındaki hislerimizi, mısra-mısra dile getirelim ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımıza sunalım istedik. Ortaya aşağıdaki şiir çıktı. Beğeneceğiniz ümidiyle aynen sunuyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = =
“Yaşıyorken kefen giyen kişi”nin;
“Dünyâ” ile işi, sona ermeli…
Bunda önemi yok, çağı-yaşının; 
“Kavli karar” ile karar vermeli…

“Hakk rızâsı”n esas, almalı temel;
“Cennet-i âlâ” hep, olmalı emel; 
“En iyi”si neyse, kılmalı amel; 
Bu niyetle postu, yere sermeli…

“Ana-baba hakkı”, kulda birinci; 
“Allah hakkı” ise, “îmân”da inci; 
“Resûlallah aşkı”, “Mü’min” sevinci; 
“Kâbe”yi-“Ravzâ”yı, mutlak görmeli…

“Öğretmenin hakkı”, “baba”yla birdir; 
“Din-ahlâk bilgisi”, Hakkı zikîrdir; 
“Dede-nine hakkı”, nesilde pîrdir;
Onların üstüne, kanat germeli…

“Arkadaş ve komşu”, şahsın tercihi; 
“Ehl-i sünnet” ise, iyiden-iyi;
“Şükreyle Allah”a, “Elhamdü…” deyi;
Ha “Samsun’lu” olmuş yahut Terme’li…

“Karı-koca hakkı” bir “temel hak”tır;
“Millet” ile “devlet, esası “halk”tır;
Bunlar sağlam ise, “TC mutlak”tır;
Bayrağım gönderde, “hilâl” armalı…

KAYIKÇ’Ali der ki, “ihrâmlı” kişi; 
İster on beş ister, seksenlik yaşı;
“Allah Korkusu”ndan, akmalı yaşı; 
“Mescîd-i Harâm”a, erken varmalı…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim