• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 17 °C
  • SAMSUNSPOR İNANILMAZ BİR İŞ BAŞARDI
  • KENAN KARIŞIK'TAN BÜYÜK FEDAKARLIK
  • GÖKSU MAÇIN STRESİNE DAYANAMADI
  • SAMSUNSPOR İNANILMAZ BİR İŞ BAŞARDI
  • KENAN KARIŞIK'TAN BÜYÜK FEDAKARLIK
  • GÖKSU MAÇIN STRESİNE DAYANAMADI

“VURAN”I “VURMADAN, ÖLEMEZ AHMET!..”

Ali Kayıkçı

*   “Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i îmrân Sûresi, âyet 169-170)                                                                                     *     “Kim bir mü’mini müteammiden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”, “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93- 94)                                                                                                                                          *    “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)                                                                                                                                                                                                    *    Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve bizi kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kıl/zafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)                                                                           *    “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”   (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                                                                                                                                                                                *    “Cihâd: Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır: Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)                                                                                                                                                         *    “Gazâ: Harp maksâdıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu: Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)  
*     “Şehîdin, kul haklarından başka bütün günâhları affolur. Kul haklarını da, Allahü teâlâ Kıyâmette helâlaştıracaktır. Cihâdda ve hac yolunda ve sınır boylarında nöbette ölenlere, Kıyâmete kadar bu ibâdetlerin sevâbı devamlı verilir. Bedenleri çürümez. Her biri Kıyâmette yetmiş kişiye şefâat eder.” (İbn-i Âbidîn) 
 *    “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  ( Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)  
*   “PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri)  
 *   “Açık açık söylüyorum, dışarıdan gelenler İslâm coğrafyasının petrolünü seviyorlar, altınlarını seviyorlar, elmaslarını seviyorlar, ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Dışarıdan gelenler, yüzümüze dost gibi görünenler, bizim ölümüzü, bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar...”  (Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan-30. İSEDAK Açılış Toplantısı: İst. 27.11.2014)                                                                                                                                
*     “Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre (…)Türkiye kırsalında yaklaşık 2 bin 500 teröristin bulunduğu, yurtdışında ise eli silâhlı ve çeşitli yaş gruplarından, hâlen 9 binin üzerinde PKK’lı olduğu, bunlardan 600’ünün İran, 2 bin 500’ünün Suriye, 3 bin 500’ünün Irak’ın kuzeyi, 2 bin 500’ünün ise çeşitli isimler altında başka AB ülkeleri olmak üzere diğer ülkelerde bulunduğu kaydediliyor.” (Basın: 25.08.2015) 
*    “Terörün dili yok, yüzü yok; milliyeti, ırkı, vicdanı yok; duygusu, karakteri yok; acıması, dini, mezhebi, inancı yok. Bizim de korkumuz yok!..” Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu-Başbakan; 16.10.2015 
*   “Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)                                                             *     “…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)                                                                                                                                                                                           *     “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)    
 *      “Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)
*     “Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber/Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber!..” (M. Âkif Ersoy)
   
S
aygıdeğer Okuyucularımız!.                                                                                             Bilindiği üzere şanlı tarihimiz; “başını vermeyen şehîdlerle”  olduğu kadar “düşmanın uzun süngüsüyle yaralandığı ânda kılıcının onun vücuduna erişmediğini görerek hasmının tüfeğinden kavrayıp kendisine doğru çekip yaklaştırmak suretiyle kellesini düşüren ve ondan sonra huzur-u kalple Mevlâsına kavuşan” kahramanların destanları ile de doludur…  
İşte bu şanlı-şerefli tarihe;  önceki ay Şırnak İdil’de başlayan ve 8 Mart günü yaşanan bir başka hadise ile yeni bir sayfa daha eklenmiş ve göğüs kabartan ibretamiz olaylar cereyan etmiştir…
Aynı gün görülü medya (TV ve İnternet/genelağ), bir gün sonrasında ise yazılı basında yer alan haberlerde; “18 Şubat’tan bu yana vatandaşların güvenliği için gece gündüz demeden çabalayan asker ve polisler, 114 teröristi etkisiz hâle getirdi. Çatışmaların yoğunlaştığı ilçede operasyonun son gününde teröristler, Turgut Özal Mahallesi’nde sıkıştırıldı. Güvenlik güçleri örgütün dağ kadrosundan geldiğini belirlediği 4 PKK’lıyı bir evde kıstırıp, ‘Teslim ol’ çağrısında bulundu. PKK’lıların ateşle karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Evde bulunan 4 PKK’lı öldürülürken diğer evlerde gizlenen hainlerin roketatar ve uzun namlulu silâhlarla açtığı ilk ateşte polis memuru Hakan Yılmaz ve Muzaffer Tufaner şehîd oldu, 6 polis de yaralandı.” denilmekte, devamında ise tarihe geçen gelişmeler hakkında ise şu bilgiler verilmektedir: 
“PKK’lıları etkisiz hâle getirmek için geniş çaplı operasyon başlatıldı ve 8’i daha etkisiz hâle getirildi. Bu çatışmada ölü ele geçirilen PKK’lı sayısı 19’a çıktı. Öldürülen PKK’lılar arasında örgütün dağ kadrosundan gelen aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu belirtildi.
Teröristlerle girdiği çatışmada ağır yaralanan Özel Harekât polisleri Hakan Yılmaz ile Muzaffer Tufaner; roketatar atarak 6 meslektaşını yaralayan PKK’lıların bulunduğu eve arkadan girdi. 4 haini etkisiz hâle getirdikleri sırada diğer evdeki deliklerden açılan ateşle vurulup yaralanan iki kahraman, çatışmaya devam etti ve evdeki 2 teröristi daha öldürdü. Yaralı polis memurları, hastahaneye götürülürken şehîd düştü. Asıl görev yeri Kayseri olan ve geçici görevle İdil’e giden 2 çocuk babası Hakan Yılmaz’ın babasın da polis emeklisi olduğu ve 5 yıl önce hayatını kaybettiği öğrenildi. 43 yaşındaki Muzaffer Tufaner’in de 3 çocuğu vardır.”
Şehîdler  Hakan Yılmaz “Karaman”da ve “Yozgat”ta toprağa verilirken şehîd Muzaffer’in  eşi Memduha Hanımın şu sözleri de kayıtlara geçti: “Vatan sağolsun!.. O şerefsizler korksun, 2 tane daha Muzaffer yetiştiriyorum!..”
    = = = ( 1 ) = = =
“Şırnak” ili, “İdil” derler, uzak yer;
 “Şubat” ayı, “18”de ordaydık…
Biz “Ahmetçik” ve “Mehmetçik” hep asker;
Tam “114,  geberik” var, biz saydık; 
“Vatan için”, kış gününde döktük ter!..

“Dağdan” kopmuş, gelmiş “hain-satılmış”;
“PKK”ya, “savaşçı”(!)ymış, katılmış;
“Roketatar” mermisiyle atılmış…
Tam “114 geberik” var, biz saydık; 
“Çözüm” denmiş, “uyku”lara yatılmış!..

“Turgut Özal Mahallesi” sıralı; 
“Özel” dendi, “6 polis” yaralı; 
“Hakan” ile evi tersten saralı…
Tam “114,  geberik” var, biz saydık; 
Kimi “dış”tan, kimi “sözde” buralı…

“Aynı gün”de, “19’un nalla”dık;
“Yağlı kurşun”, “TC” ile “pulladık”;
“Cehenneme, bilet kesip yolladık!..”
Tam “114,  geberik” var, biz saydık; 
Kâh “Kandil”i, kâh “İmralı” salladık!..
    = = = ( 2 ) = = =
“Vuran”ı “vurmadan, ölemez Ahmet”;
“Muzaffer Tufaner”, bunu söyledi…
“Hakan Yılmaz” duydu, yağmadan “rahmet”;
“Tetiğe asıldı”, mermi heyledi; 
“Yerinden doğruldu, can havli-gayret!..”

Bir… iki… üç derken, tam “4 cani”;
“PKK’lının” da, çıkmıştı canı; 
“İdil” de bizimdir, “Türk’ün vatanı!..”
“Vuran”ı “vurmadan, ölemez Ahmet”;
Ben “Destanı yazdım, anıtlık anı…”

“Cizre-Silopi”den, sonra da “İdil”;
“Terörden kurtuldu”, kıymetini bil!..
“Devletim varolsun, milletim” bilfiil!..
 “Vuran”ı “vurmadan, ölemez Ahmet”;
“Ey şehîd anası, gözyaşını sil!..”

“Geçici görev”(!)miş, “asıl görevim”;
“Hainlere karşı, cephede yerim”;
“Polis oğlu polis”, daim “neferim!..”
“Vuran”ı “vurmadan, ölemez Ahmet”;
“Yetimlere sözüm, bunu söylerim!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Bu destan bitmez;
Nice bin söylesem, kelime yetmez;
Kandil’in bacası, dilerim tütmez!..”
“Vuran”ı “vurmadan, ölemez Ahmet”;
“Şehîdler mühür”dür, “vatan terk etmez!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim