• BIST 83.112
  • Altın 147,126
  • Dolar 3,7707
  • Euro 4,0455
  • Samsun 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMAN
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMAN
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0

VERMEMİŞ MABUT...

Adnan Bahadır

VERMEMİŞ  MABUT  NEYLESİN  KÖR MAHMUT

Doğrusunu  isterseniz ben de bugün  hikayeden, geyikler yazmayı düşünüyordum. vicdanım el vermedi. Köşe yazısı yazmış olmak için yazı yazılmaz. Topluma bir şeyler vermek ve bilgilendirmek için yazılır. Birileri gibi ülke gündemini  ilgilendiren konularda yazı yazmayı tercih etmek benim adetim değil, hele hele  ilimizde onca sorun varken, hiç değil.

Diğer illerde yaşanan olaylarla ilgili o illerin yöneticilerini tebrik etmek benim işim asla olamaz. Elbette ki  gazeteci doğru olan şeyleri takdir edecek,  ancak ulaşamayacağı yerlerle ilgili yorumda bulunup kendisini gülünç duruma düşürmeyecektir.

Ulusal Basın  kuruluşlarının yazarlarının yapması gereken işleri yapmaya kalkanlara ne denir ?Siz takdir edin. Ben bu tür insanların dağarcıklarında bir şey olmadığından sadece yer doldurmak adına köşe yazdıklarını düşündüğümden “vermemiş mabut, neylesin kör Mahmut” diyorum.

Bir insan hangi işi yaparsa yapsın sürekli olarak kendisini geliştirip yenilemek zorundadır. Aksi halde mesleğinde başarılı olma şansını yakalayamaz. Bir doktor tıp dünyasında olup biten yenilikleri takip etmez ise başarılı  olamayacağı gibi bir hukuk adamı yeni çıkan yasaları takip etmediği sürece başarılı olamaz. Gazetecilik mesleğinde bulunan insanlar  da sürekli okuyup kendilerini geliştirmez iseler onlar da mesleklerinde  başarılı olamazlar.

Yanımda çalışan arkadaşların büyük bir kısmı internetten okunma oranlarımızı görürler. Köşe yazılarımın okunma oranının yüksekliğini  gören arkadaşlar “Nasıl bu kadar çok okunuyorsun “diye sorduklarında onlara olayları çok sıkı takip edip doğruları yazdığımız ve sürekli kendimizi yenilemeye çalıştığımız  için çok okunduğumuzu söylüyorum.

                Yerel gazetecilik  her yönüyle çok zor bir iştir. Gerek ekonomik açıdan,  gerek kültürel açıdan, gerekse  siyasal açıdan her yönüyle sıkıntılı meslektir. Yerel gazetecilik adı üzerinde yerele hitap etmek zorunda olduğunuz bir sanattır. Yaşadığınız şehirdeki siyasetçilerin, bürokratların ve iş adamlarının işine gelmeyen haberler  yapmanız halinde her türlü sıkıntıyı çekersiniz. Yok,  şehirdeki dengeleri gözeterek habercilik yaparsanız en ufak bir sıkıntı çekmeyeceğiniz gibi , ekonomik açıdan da ciddi destek  alırsınız. Şehrimizde bazı iş adamlarından ve kamu kurumlarından aldıkları ekonomik destek nedeniyle yüksek miktarda gazeteyi bedava dağıtılan gazeteler var. Bu gazetelerin bir kısmı kamu kurumlarının desteği ile dağıtıldığı için sürekli o kurumların yarı resmi yayın organları gibi yayın yaptıklarından okunmuyorlar. Ancak bazı ciddi gazetelerin bedava dağıtım yapması  sırf kendilerini  lider göstermeye çalışmaları ve etkin olmak adına yaptıkları bir çalışma olduğunu  bu toplum biliyor.

                Gelelim asıl konumuza, diyeceksiniz ki  bu kadar uzun giriş kısmı  fazla değil mi? Elbette ki doğru ancak  bazı gerçekleri  görmezlikten gelmek  benim kişiliğime uygun olmadığından bu izahatı vermek zorunda kaldım. Siyasete meraklı olan bazı bürokratlar o kadar basit ve bayağı insanların oyuncağı haline geliyorlar ki anlatamam. Geçtiğimiz genel seçimde aday olmak isteyen bir bürokrat  siyaset sevdası yüzünden  başında bulunduğu kurumu bazı üç kağıtçılara öyle peşkeş çekmiş ki aklınız şaşar. İşin daha da vahim tarafı bu bürokrat o kadar saf ve o kadar kolay kanmaya müsait bir kişiymiş ki, aklınız şaşar. Başında bulunduğu kurumdan çok yüklü miktarda iş verdiği üç kağıtçı ona demiş ki: Seni  Ankara'da falan bakan ile  görüştüreceğim, o bakan, başbakana  çok yakındır. Seni listenin seçilebileceğin yerine rahatlıkla koyacak. Bizim zavallı bürokrat da o üç kağıtçıya aldanıp buradan kalmış onunla birlikte Ankara'ya  gitmiş, buluşacakları Bakan'ın katına çıktıklarında değil. Bakan dan randevu   almak bir yana özel kalemi ile dahi görüşme fırsatı bulamadan geriye dönmek zorunda kalmışlar. Sorarım size böyle bir insandan değil siyasetçi,  yönetici olabilir mi?

                Bu  insanlar  başlarında bulundukları kurumları sırf kendi istikballeri için kullanmaya çalışmalarına ben  delleniyorum. Kamuda görev alan insanların  işgal ettikleri makamları kamu yararına değil de kendi gelecekleri için kullanmaları gerçekten üzücü bir durum. Kaldı ki bu insanlar üniversite okuyorlar, kamuda yıllarca yöneticilik yapıyorlar ama siyasetin nasıl ve kimlerle yapılacağını bilmeyecek kadar aciz duruma düşüyorlar.

Bu durum ne yazık ki, ülkemizde siyaset yapan insanların ne noktada olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Keşke siyaset yapacak insanlar  seçilirken,  biraz daha itina ile seçilmiş olsalar da bu kadar saçma sapan işlerle uğraşmış olmasalar. Umarım önümüzdeki  dönemde bu hassasiyetlere dikkat edilir de yenilenme sürecine giren siyasetçiler daha sağlıklı kişilerden oluşur. Gerek siyasette, gerek ticarette gerekse bizim meslekte vermemiş mabud neylesin kör Mahmut türü kişilerden kurtulmak ümidiyle..

Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim