• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’

Ve Demirel Artık Yok

Prof Dr.Osman Köse

Ve Demirel Artık Yok

 

Süleyman Demirel, Türk siyasi hayatının ilginç simalarından birisiydi. Son 50 yıllık siyasi tarihin içinde bazen “aktif” olarak ve bazen de “farklı bir şekilde” Süleyman Demirel’in adına rastlamak mümkündür. 25 yaşından küçük olanlar onu pek hatırlamayabilirler ama şu anda yaşayan neslin hem kendisi, hem babası ve hem de dedesinin hafızasında derin izler bırakan birsidir.

Sağlıklı ve zinde birisi olduğu için, hasta olduğunu hiç duyanlar olmadığından son yıllarda latife yollu“hasta Demirel            “olmaz denilirdi. Fakat hayatın genel kuralı her canlı ölümü tadacağından onun da bir süresi vardı. Bir süre hastalıkla uğraştı.

Ve sonra 91 yaşında Süleyman Demirel Öldü…

Her ne kadar eski Başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın “bre renksizler” dediğinde kastettiği kişiyse de onun renkli ve “inişli-çıkışlı” bir yaşamı oldu.

Bazı kesimlerin, onun ne kadar iyi bir Müslüman olduğunu ispat veya kafalarda soru işaretleri bırakmak için Rumların yaşadığı bir yer olarak gösterdikleri güller şehri Isparta’ya bağlı “İslamköy”de dünyaya geldi.

Köy ahalisinden mütevazi yaşam içindeki Yahya çavuş ve Ümmühan hanımın oğluydu. Köyde ilkokulu okurken çobanlık yaptı. Siyasi hayatında köylü çocuğu olduğunu vurgulamaya yönelik olarak “Çoban Sülo” lakabı buradan geliyordu.

Çoban Sülo zeki bir öğrenciydi. Lise eğitimini Afyonda tamamladıktan sonra İTÜ’de İnşaat mühendisliği okudu. Yöreye uygun geleneksel bir evlilik yaparak yakın aileden Nazmiye hanım ile evlendi.

İkbal günleri DSİ’ye mühendis olarak girdiğinde yüzüne gülmeye başladı. Dönem, Menderes devriydi. Daha 30 yaşındayken merhum Menderes onu DSİ genel müdürü yaptı. İlerde “barajlar kralı” olarak takdim edilmesi bu dönemde hayata geçirilmeye başlayan büyük projelerde aldığı görevlere dayanıyordu. Bu projeler daha sonra onun başbakanlığı dönemlerinde tamamlandı.

Genel Müdür olduğu dönemlerde ve askerlik dönüşü birkaç kez burslu olarak Amerika’ya gitti. Henüz 30’lu yaşlarda bir genç olmasına rağmen Amerika’da o dönemde Başkan yardımcısı ve az sonra Başkan olacak olan Lyndon Johnson gibi isimlerle tanıştı ve yakınlık kurdu.

Amerika dönüşünde 1962 yılında Demokrat Parti’nin mirası üzerine kurulan Adalet Partisi’nde Genel İdare Kurulu üyesi olarak siyasete girdi. Fakat bir yıl sonra olan bazı olaylar sonucu istifa ederek kenara çekildi.

1964 yılında Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp GÜMÜŞPALA, bir otel odasında “şaibeli” bir şekilde ölü bulununca Süleyman Demirel’e ikbal kapıları açıldı. İlkönce genel başkan ve az sonra yani 1965 yılında da 41 yaşında Türkiye’nin en genç başbakanı oldu.

Artık Demirel’li yıllar başlıyordu.

Siyasi yaşamında 1971 muhtırası, koalisyonlar dönemi ve 12 Eylül 1980 dönemlerini yaşadı.

Muhalefet tarafından “şapkasını aldı kaçtı” olarak lanse edilse de o bunu farklı yorumladı ve “6 kere giden 7 kere gelendemokrasi kahramanı” olarak kendini takdim etti ve hatta bunu kabul ettirmeyi başardı.

Merhum Adnan menderes ve Demokrat Parti mirası üzerinde siyaset yaptı ve millet peşinden gitti fakat Menderes’in asıl mirası olan çocuklarını partiye pek yaklaştırmadı.

Yüksel Menderes 1972’de şaibeli bir şekilde Ankara’da evinde, Mutlu Menderes 1978’de aynı şekilde trafik kazasında onun döneminde hayata veda ettiler. Aydın Menderes ise yine şaibeli bir şekilde 1995 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu ölene kadar tekerlekli sandalyeye mahkum oldu.

Aktif siyasi yaşamında çok yönlü kişilikler çizdi. Said Nursi’nin bir kısım talebelerine göreo “nur yüzlü” ve “İslamköylüBaşbakan”dı. Meydanlarda konuşmaya başlamadan önce “Kuran-ı Kerim”i öpmesi ve başının üstüne koyması gelenek haline geldi fakat hiçbir zaman din istismarcılığı ile suçlanmadı.

Kimilerine göre “renksiz”, kimilerine göre “nur yüzlü nurcu”, kimilerine göre “demokrasi kahramanı” Demirel’in zaman ilerledikçe çok farklı yönleri de ortaya çıktı.

12 Eylül’den sonra uzun yıllar siyaset dışı kaldı fakat 1987 yılında Doğru Yol Partisi ile siyasi yaşamına geri döndü ve 1991 yılında Başbakan oldu. Turgut Özal’ın ani ölümü ile de 1993 yılında 70 yaşındayken Cumhurbaşkanı oldu.

O artık milletin “baba”sıydı. Fakat bu baba, daha önce miting meydanlarındaki baba değildi. Söylemleri ve tavırlarında farklılıklar vardı.

Farklı bir Demirel gelmişti artık. Klasik sağ seçmenin bildiğinin aksine “sol” söyleme daha yatkın bir Demirel görünüyordu.

Türkiye’yi en az 50 yıl geri götüren ve geniş bir halk kitlesini mağdur eden “28 Şubat” kararlarının baş aktörü de Demirel’di. Altı kez askeri darbeyle giden “demokrasi kahramanı” tereddütsüz bu karanlık dönemin altına imzasını attı.

Ölümün kenarına geldiği bir yaşta millete rağmen, Türkiye’de kargaşa yaratmak isteyenlerle aynı kulvardaoldu. Refahyol hükümeti istifa edince, hükümeti kurma görevini Tansu ÇİLLER’e vermesi gerekiyorken, parti içinde bir milletvekili olan Yalım EREZ’e vererek kaos ortamına zemin hazırladı.

Bundan sonraki süreç bilindiği gibi ekonominin alt üst olduğu ve Türk tarihinin en büyük yolsuzluk olaylarının yaşandığı ve bankaların içinin bir gecede boşaltıldığı yıllar oldu.

Başörtüsü ve kıyafet uygulamasının çekilmez hal aldığı bir dönemde o “Türban gericiliktir” ve “ başörtülü okumak isteyenler Suudi Arabistan’a gitsin” diyerek farklı bir Demirel olarak milletin karşısında yerini aldı.

Yaşamı boyunca herkes ve her kesim bu şekilde Demirel’de kendine yakın bir şeyler buldu.

Siyasi hayatın renkli figürüydü. Siyaset literatürüne geçen sözlerin de isim babası oldu.

Ve bu dünyadan bir “Demirel” geçti.

Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Kocatepe Camisi avlusunda Demirel’in cenaze namazını kıldırırken aklımdan bunlar geçti.

Allah taksiratını affetsin….

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim