• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

ÜZÜLMEYİN “SAYIN VALİM!..”

Ali Kayıkçı

*    “Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
*    “Sen, öğüt verip hatırlat. Çünkü, hatırlatmak (…) fayda verir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Zâriyât Sûresi, âyet 55’den)
*    “Küllü nefsîn….. ve ileynâ türce’ûn!” (Her nefis, ölümü tadacaktır ve sizi bir imtihan olarak şer ve hayr ile deneyeceğiz; hepiniz sonunda bize döndürüleceksiniz!..”  (Kur’ân-ı Kerîm; Enbiyâ Sûresi, âyet 35)
*   ”Habîs söz söylemek habîs adamlara lâyıktır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nûr Sûresi/Mevâkib Tefsiri; âyet 26)   “Habîs: Kötü, alçak, pis, âdi, bayağı” (Sözlük)
*  “Bir kimse için söylenen kusûr, onda varsa, bu söz gıybet olur. Yoksa bühtân (iftirâ) olur.”    (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*  ”Birisine iftirâ etmek, gıybet etmekten (belli bir mü’minin aybını,  kusurunu, onu kötülemek için arkasından söylemekten) daha fenâdır.”    (Muhammed Hâdimî)
*  ”İftirâ büyük günâhtır ve çok fenâdır. Bunda yalan söylemek de vardır ki, yalan, her dinde harâmdır. İftirâda bir mü’mini incitmek de vardır ki, bu da ayrıca harâmdır. Bunlardan başka, iftirâ etmek, yeryüzünde fesât çıkarmağa, ortalığı karıştırmaya sebep olur ki, bu da harâmdır. Çok fenâ ve tehlikelidir.”  (İmâm-ı Rabbânî) 
* “İftirâ: Yapmadığı hâlde kötü bir işi birisine yüklemek, yalan yere birisini suçlu göstermek. Birine suç atmak, bühtân.”-  Sözlük
*   “Mehmet Âkif, Sultan Hamid’e söver sayar. Baykuş demiş, Kızıl Kâfir demiş, zalim demiş, korkak demiş. Kime? Müslümanların halifesine…”        (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi, 02.06.2015, s. 9)                                                           
*   “…Özing asgı bolma budun asgı bol/Budun asgı içre özing asgı bol!..”  “…(Kendi çıkarını kollama, halkın çıkarını gözet/Kendi çıkarını, milletin çıkarı içinde gör!”  (Kutadgu Bilig-Yusuf Hâs Hâcib’den)              
*    “Et-tekraru hasen, velevkâne yüzseksen!” (Atasözü)
*    “Bırak beni haykırayım/Susarsam sen matem et;
       Unutma ki, şâirleri haykırmayan bir millet/Sevenleri toprak olmuş, öksüz çocuk gibidir.”                                                                (M. Emin Yurdakul)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
9 Aralık 2015 günü, “Samsun Medya Mensupları Cemiyeti (SAM-MED”in kuruluşu vesilesiyle ziyâret fırsatı bulduğumuz ve bir saate yakın bir süre de sohbet etme saadetine kavuştuğumuz “Sayın Valimiz İbrahim ŞAHİN”e, yakin ilgilerinden dolayı kalbî teşekkürlerimizi sunarak başlamak istiyorum. 
“Cemiyetimiz Kurucu Başkanı Mehmet Hazinedar” ile birlikte “Denge Gazetesi Yazar ve Muhabirleri” olarak bu sohbette Sayın Valimiz, “TRT Genel Müdürü” iken atandıkları şehrimiz Valiliğinde geçen 15 aylık hizmet süresi içerisinde, zaman zaman haksız bâzı tenkîdlerle de karşılaştıklarını ifâde ederek bundan üzüntü duyduklarını belirttiler ve haklı olarak serzenişlerde bulundular… 
Yapılan işlerin, yürütülen projelerin genel mahiyeti hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadan, afakî bazı söylentilere dayanılarak dile getirilen tenkîdler; elbette ki yapıcı olmaktan ziyâde yıkıcı olmakta ve çalışanların şevk ve gayretini kırmaktadır…
14 yıllık memuriyet hayatımızda biz de benzer bâzı haksız ve mesnetsiz tenkîdler hatta iftirâlar ile karşılaştığımız için Sayın Valimizi herkesten daha çok anladığımızı ifade etmek isteriz…
Bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımızı da Siz Saygıdeğer Okuyucularımızla paylaşalım dedik…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
Üzülmeyin “Sayın Valim”, “meyveli”yi taşlarlar;
“Abdülhamîd” bir örnek, çok “iftirâ attılar”;
“İttihatçı” her dem var, azalıp-çoğalırlar…
Kimi “yüze dost” oldu, sonra “adam sattılar”;
Çokları var bin pişman, el böğürde kalırlar…

Üzülmeyin “Sayın Valim”, “Balık bilmez” demişler;
Her “eserin dili” yok, konuşmuyor “yemişler”;
Bâzen “yağmadan gürler, içi boş tükenmişler…”
Kimi “yüze dost” oldu, sonra “adam sattılar”;
“Mazi sayfası” dolu, gün gelmiş “gebermişler…”

Üzülmeyin “Sayın Valim”, “15 ay şâhid” Sana;
“Uykuyu harâm” ettin, “gecen-gündüz” vatana;
Lâik oldun millete, târihine-atana…
Kimi “yüze dost” oldu, sonra “adam sattılar”;
“Dur!..” dedin “Hele bi dur!..”, haksız malı katana…

Üzülmeyin “Sayın Valim”, “Bilen-bilmeyen” söyler;
“Aklın-yetkin” var ise, “Buyurun-yapın” beyler;
Adam var “işten kaçar”, çalışanı “hey-heyler…”
Kimi “yüze dost” oldu, sonra “adam sattılar”;
“Yurt dışından ev almış”, pencereden seyreyler…

Üzülmeyin “Sayın Valim”, KAYIKÇI da “bürokrat”;
Çalışan hatâ yapar, bâzen olur “vukuat”;
Bâzen “kuru iftirâ”, “çamur” şimşekten sürat…
Kimi “yüze dost” oldu, sonra “adam sattılar”;
“Vicdanın rahat” ise, kalanı “teferruat…” 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim