• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

UTANMADAN SIKILMADAN NASIL YAZIYORLAR ANLAMIYORUM

Adnan Bahadır

      UTANMADAN SIKILMADAN NASIL YAZIYORLAR ANLAMIYORUM

                İnsan bir şeyi konuşurken biraz olsun kendi geçmişine bakması gerekir, aksi halde herkesin maskarası olur. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de “Lime tekulune ma la tefalun” yani yapmadığınız şeyleri neden konuşuyorsunuz buyurmaktadır. Buna adetullah denir. Konuşmaya  veya yazmaya sıra geldiğinde mangalda kül bırakmayanlar sıra icraata geldiğinde konuştuklarının tam tersi yönde icraat yaptıklarını görünce insan şaşırıp kalıyor. Örneğin bu şehirde yapılan her operasyonda şu veya bu şekilde parmağı olan bazı  gazetecilerin kalkıp masum insanlarla ilgili hazırlanan iddianameleri eleştirmeleri  akıllara durgunluk verecek boyutta,  rezil bir durum. Dilerseniz bu dediğimi bir kaç örnekle açıklayayım: 2007 yılında yaşadığımız şu meşhur A Takımı operasyonunda ben ve Kayıkçıbaşının paramızla vermek istediğimiz ilanı yayınlamayan  bazı gazeteci bozuntuları (ki onların yüzünden bu gazete kuruldu) daha sonraki süreçte bu yaptıklarını açıklamak zorunda kaldığında 'şehrin egemen güçlerinin ve derin Devletin  talimatı bu doğrultuda olduğu için öyle davranmak zorunda kaldıklarını' söyleyecek kadar basitleşmişlerdir.Yetmedi aynı zavallılar Adnan Bahadır'ın bu şehirde yok edilmesi operasyonlarında baş rolleri oynayarak bizzat köşelerinde aynen şu ifadeleri kullanmışlardır “Şehrimizde siyasette, ticarette ve sosyal hayatta bazı insanları tehdit eden gazetecilerle ilgili, şahitlik yapması gerekenler maalesef sessiz  kalarak bu insanların önlerinin kesilmesine imkan sağlıyorlar, bu insanların (Yani bizim) ayakta kalmalarının vebali  aleyhlerinde şahitlik yapmayanlarındır” diyecek kadar alçalan bu tür gazeteci müsveddelerinin şimdi geçmişte masum insanlar için hazırlanan sahte iddianamelerden bahsetmeleri onların kişiliklerinin dışarıya yansıma biçimidir.

                Rüzgara göre Yelken çekenler, güç dengelerine göre yazıp çizenler, onun bunun kıçını yalayarak ayakta durmaya çalışanlar unutmasınlar ki  geçmiş de o tür davrananların tamamı hem bu Dünyada hem de gerçek Dünyada perişan olmuşlardır. Bu tür insanlar ayakta  durabilmek için ya alkol alırlar, ya da çok yüksek dozda  yatıştırıcı kullanırlar. Resimlerine dikkatli bakarsanız aldıkları alkol yüzünden yüzleri aynı şebek gibi olmuştur. Oysa ki dik durup çile çekmekten çekinmeyen insanlar kısa vadede kaybetmiş gibi gözükse de uzun vadede her zaman kazanmışlardır. Kısa vadede kazandıklarını zannedenler başkalarına kulluk kölelik yaparak hayatlarını idame ettirenler, her zaman hüsrana uğramışlardır. Keşke insanlar günübirlik yaşamayı tercih etmeseler de uzun vadede toplumda itibarları olsa. Bir insan bir şeyi konuşurken, yazarken veya anlatırken vicdanının sesini dinleyerek yazabilme cesaretini gösterebilse, ama bu tür insanlar toplumda bir elin parmakları kadar dahi yok. Bizimle ilgili Emniyete gidip olumsuz ifadeler verenler o zamanlar hakim olan güce  yaranmak adına ne yalanlar konuştular görseniz aklınız şaşar. Bırakın sizin aklınızın şaşmasını Hakimler dahi onların ifadelerini alırken akılları şaşıp Emniyette verdikleri ifadeleri, neden inkâr ettiklerini, sorma gereği duymuşlardır.

                İnsan bir şeyi yapıyorsa arkasında durmayı da bilmeli, güç dengeleri istedi diye insanları yok etmeye çalışıp, işin içerisinden çıkamayınca doksan derece çark etmek zavallı insanların işidir. Daha düne kadar Cemaate yaranabilmek için her türlü manevrayı yapanlar şimdi tam aksine yazıp çizmeye  başlayınca inanın Cemaatçi olasım geliyor. Cemaatle yurt dışı gezilerine gidenler, onlara her türlü ekonomik desteği verip boy boy resim çektirenler, talimatları  Cemaat İmamlarından, ağabeylerinden alanlar şimdi tam aksine davranmaya başlayınca benim gidip o insanlarla arkadaşlık kurasım geliyor. Bu insanlar kötü idiyse o gün de kötüydü, iyi idiyse bugün de iyi siyasi konjonktür o gün onlara iyi dediği için onların kıçlarından ayrılmayanlar bu gün  telefonlarına çıkmayacak kadar basitleşebilmişlerse buna  adamlık denmez, dense dense kahpelik denir. Daha  düne kadar  o insanlara adeta tapanlar, talimatları onlardan alanlar, Perşembe, Cuma v.s sohbetlerinden ayrılmayanlar şimdilerde reddi miras edebiliyor iseler biz onlara yazıklar olsun der geçeriz. Cemaatçi arkadaşlara da tavsiyem ben daha önce söylediklerimin arkasındayım, Cemaat sohbetlerine katılmaya hazırım sadece tek şartım orada İslami malumatı olmayan cahil cühelanın sohbetlerini dinlemek yerine Ulemai Müteehhirin'den Adnani Ofi(Yani bu Fakir)nin sohbetlerini dinlemeye hazır iseler her zaman emirlerine amade olduğumu bir kez daha tekrar ederek sözlerime son vermek istiyorum. Kalın sağlıcakla .                                      

 

 

                 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim