• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

Tuzu kuru olanlar

Adnan Bahadır

Mimarlar Odası"nın Yabancılar Pazarı"na bulunduğu itiraz ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararıyla ilgili yazdığım yazı birçok okuyucumuzun dikkatini çekmiş olmalı ki hayli telefon ve e-posta trafiği yaşadım. Teşekkür eden dostlarıma ben de şükranlarımı sunuyorum. Ancak bir hanımefendiyle gerçekleşen telefon konuşmalarından biri öyle içten ve öyle de sitemkardı ki benim etkilenmemem mümkün değildi!
Telefondaki hanım kardeşimiz, Mithatpaşa Lisesi önünde yıkılan dükkanlardan birinin kiracısıymış mağdur edilmiş. Uygulanan çifte standarttan şikayetçi, “Dükkanların bir kısmı yıkılırken gerisi neden hala yıkılmadı bizim suçumuz neydi?” diye soruyor. Hanım kardeşimiz kendi açısından haklı, ancak Türkiye"de bürokrasinin nasıl yürüdüğünü hepimiz biliyoruz!

Burada, üzerinde durulması gereken asıl konu farklı. Şehrimizin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğu hepimizin malumu. Bu tür iş yerleri yıkılırken bir alternatif gösterip o insanları mağdur etmeden çözüm bulmak mümkün iken “tuzu kuru olan yöneticiler” gözünün yaşına bakmadan bu insanları sokak ortasına koymaktan zevk mi alırlar bilmiyorum!

Hiç unutmuyorum, Modern Pazar"da esnaf olup geçimini oracıktaki küçücük tezgahından kazanan yaşlı Ömer amcanın, ellerini kaldırıp bu uygulamayı yapanları Allah"a havale edişini...

Orada da bine yakın insanın, ekmeğini temin ettiği pazar tezgahları ellerinden alınmış; yıllardır insanların alışveriş ettiği mekan kapatılmış, onun yerine cumartesi günleri Ağabali Caddesi trafiğe kapatılarak o bölge felç edilmiş ve bu şekilde hizmet karşılanmaya çalışılmış... Bu doğru değil! Bizim yöneticilerimiz hep devlet memuru olduğundan veya o zihniyetten geldiklerinden küçük esnafın sıkıntılarını hiç bilemezler çünkü kendileri aybaşı geldiğinde maaşlarını tıkır tıkır alırlar. Esnafın ödediği vergisi, çeki, senedi; yaşadığı parasızlığı, işlerin durgunluğu, onları hiç ilgilendirmez. Peki küçücük esnafın içinde arkası kalın biri olsa bu uygulamayı nasıl yaparlar dersiniz! Hemen ona bir alternatif yer bulup, o adam şehir için çok önemli bir esnaf haline getirilir. Ve denir ki; “Efendim, böyle adam kolay kolay yetişmez. Bu adam, şehrimiz için bir kazançtır. Gelin buna derhal bir yer bulalım. Şehrimiz de bu ayıptan kurtulsun. Önümüzdeki günlerde böyle “adaletli!” bir uygulamayla karşılaşacağımızı şimdiden size haber veriyorum.”

Sözlerimi aklıma gelen bir hadisle bitireyim: “Küfür ile bir devlet ayakta durur, ama zulüm ile durmaz” buyurulmaktadır.

Güzel günlerin sizinle olması dileğiyle iyi haftalar..

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim