• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 4 °C
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI

“TUNACIK”TAN “TUNA”YA…

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
  “TUNACIK”TAN “TUNA”YA…         *Bırak beni haykırayım/Susarsam sen matem et;
     Unutma ki, şâirleri haykırmayan bir millet;        Sevenleri toprak olmuş, öksüz çocuk gibidir.”                                     (M. Emin Yurdakul)   
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bugün sizlere; yaşadığı hayatın dert ve sıkıntılarına olduğu kadar İslâm coğrafyasının karşılaştığı darbelere karşı da bütün gücüyle haykıran ve istikbâlde bu haykırışı ile çok daha geniş kitlelere sesini duyuracağına inanılan bir kişiden, hemşehrimiz “Durmuş Tunacık”tan bahsedecek ve O'nun gelecekte dere iken ırmak, ırmak iken bir nehir ve belki de “Tuna”laşarak millî kültürümüze damgasını vuracağını söylemek istiyoruz... 
 Tunacık, 1977 yılında Samsun Merkez ilçeye bağlı Taflan beldesinde dünyâya geldi.  İlk ve ortaokulu Taflan İlköğretim Okulu'nda tamamladı (1995).
 1997 yılında askere gitti. Aynı sene, Piyade acemi birliğinde askerliğini yapmakta iken annesini kaybetti.  Piyade Çavuşu olarak askerliğini Siirt'te tamamladı. Askerlik dönüşü, bu defa babasını da kaybedince ruhî bunalımlar yaşadı.
 Boya-badana işleri yanında ilkokul yıllarından itibaren şiirle de ilgilenen, yazdığı şiirleri bazı gazeteler yanında bir yerel televizyon kanalının şiir programında da yayımlanan Durmuş Tunacık; ilk eserini 2009 yılında “Sevda Pınarı” adı altında Samsun Kardeşler Matbaası'nda kitap hâline getirdi. Bunu bir yıl sonra neşrettiği “Sevda Pınarı/2” takip etti.  Bu iki eserinden seçtiği bazı şiirlerini de “Sevda Pınarı” isimli bir “Albüm”de seslendirdi.
 2009 yılında evlenen ve biri “Kardelen” ve diğeri de “Bayram” isimli iki çocuk babası olan Tunacık, Samsunlu Şâirler arasında kısa sürede dikkat çeken ve “Hececi Şâir” olarak yükselişini hızla sürdüren bir konuma gelmiştir. Kısa adı SAY-DER olan “Samsun Yazarlar Derneği “ üyesidir.
 “Samsunlu Halk Şâiri Durmuş Tunacık”, kendisini tanıtırken her ne kadar “Sizlere, bu son kitabımda daha bir şiir tadında mısralar yaşatmayı hedefledim. Ben henüz kendimi yolun başında görüyorum”  diyerek mütevazılık gösterse de(*) bu sahanın usta kalemlerinden “Âşık Obalı (Mustafa Bilir)”, O'nun için yazmış olduğu bir tanıtma yazısında(*) aynen şöyle demektedir:
 “Durmuş Tunacık, Samsun'da düzenlediğimiz 'Şiir Akşamları' programı ile su yüzüne çıkmış bir şair. Şiir konusundaki duyarlılığı ve gayreti, gelecekte daha güzel şiirler yazacağının habercidir.”
 “Eğitimci Âşık Yavuz (Ramazan Yavuzarslan)” da “Durmuş Tunacık” için kaleme aldığı tanıtma yazısı ve bir “güzelleme”sinde aynen şunları söylemektedir:
 “Nice şiir yazan insan var, ancak çoğu O'nun kadar öğrenmeye azimli değil. Ben bu işi biliyorum, diyerek ustalık havası atmıyor… Tanıdığı usta şâir ve âşıklardan yeni teknikler almaya meraklı.
 Her ne kadar adına,  Durmuş dense de O'nun;
 Eğer konu aşk ise, çağlar durmaz Tunacık.
 Zorluğunu bilerek, yaşarken mutlak sonun,
 Doğruluktan gayriye, hayâl kurmaz Tunacık.”(*)
 Bir başka “Samsunlu Eğitimci-Halk Şâiri Âşık Sancak (Hasan Sancak)” ise “Tunacık” hakkında şu satırlara yer vermiştir:
 “…Bir gün bana, 'Sancak ağabey, şiirimi beğendin mi ?' diye sordu. Kendisine, 'Sen duygularını dile getirmişsin. Şiir olabilmesi için edebî değerlere sahip olması gerekir' dedim. 'Eleştiri, başarmak isteyenin kamçısıdır. Eleştiriye açık olursan, başarırsın' dedim.  Sanki Durmuş bunları söylememi bekliyormuş. Günden güne ilerleme kaydederek o Tunacık dediğimiz Tuna'ya dönüşmeye başladı. İnanılması güç bir ilerleme kaydetti. Şimdiki şiirlerinde, kafiyelerde hata bulamazsınız. Hece sayıları şaşmaz.” (*) 
   - * - * - * - * - *
 “Bismillâh” başlıklı şiirinde Durmuş Tunacık, her hayrın başı olan besmele ile âdeta bir nasîhatta bulunmakta ve şöyle demektedir:
 “Besmeleyle başla, her doğan güne;
 Bütün engelleri, aşar Bismillâh!..
 Dâvâsı Hakk olan, kavuşur üne;
 Müminin gönlünde, yaşar Bismillâh!..

 Besmeleyle biter, o kör karanlık;
 O kutlu lâfızla, engel bir anlık;
 Fitneye düşerse, bir gün insanlık;
 Anında imdada, koşar Bismillâh!..

 Kula vesveseyi, kör şeytan verir;
 Nefse Cehennem'i, Cennet gösterir;
 Bâtıla kul olan, mum gibi erir;
 Hakk erlerine, nûr taşır Bismillâh!..

 Ol! Deyince oldu, koca kâinat;
 Kul yapabilir mi, böyle bir sanat?
 Durmuş'um zâlime, kalleşe inat;
 Her canlı dilinde, coşar Bismillâh!..”
 Bilindiği üzere, tasavvufta yüksek husûsî bir mertebede bulunan velî zâtlar için “Gavs” tabiri kullanılmakta;  Durmuş Tunacık da tanıma bahtiyarlığına kavuştuğu, mânevî darlık ve sıkıntılar çeken insanlara yetiştiğine inandığı böyle bir kimse için bakınız duygularını “Gavs'ım” başlıklı şiirinde, hangi mısralar ile dile getirmektedir: 
 “Şiirler yazsak da, uğruna azdır/Sofîler Menzil'e akıyor Gavs'ım;
 Çorbayı içenin, nefsini ezdir/Nasipliye halka, takıyor Gavs'ım…

 Seni tanımadan âsiydi ömür/Günâhlardan kalpler, olmuştu kömür;
 Mürşîde râbıta, yapıyor tamir/İblis'in cürmünü, yakıyor Gavs'ım…

 Peygamberimizin hâlis torunu/Döktün sofîlerin günâh kirini;
 Gel kardeş düşünme, dünü-yarını/Kâfirler korkuyla, bakıyor Gavs'ım…

 Dergâhında dalga-dalga rahmet var/Allahü teâlâ, olmuş Sana yâr;
 Himmet et bizlerle, uğramasın nâr/Dört bahçesine, nûr ekiyor Gavs'ım…

 Çekilen “vird” nefse, korkular salar/Şeytanî lâinin, aklını alır;
  Sofi korktuğundan, hep emîn kalır/Bâtıl oku Hakk'tan, sekiyor Gavs'ım…”
 “Sevda Pınarı/3” adlı eserinin 36 ve 37. sayfalarında okuduğumuz bu güzel şiirlerinden başka O'nun “Gözlerim” , “Hasretler”,  “Hasretim”, “Öyle Git” başlıklı, “redif güzellikleri” ile dolu şiirlerini de bulup okumanızı tavsiye eyliyor ve kızı “Kardelen”  ile oğlu “Bayram” için yazdığı “sevinç” dolu mısralardan sonra kendisi için kaleme aldığı “Kahretti Çocuk” ve “Hayat Bana Ne Verdi” adını taşıyan şiirlerinden de hayatı hakkında bâzı kesitleri öğreniyoruz:
 “Bir çocuk yaşardı, filân köyünde/Tam bulûğ çağında, kahretti çocuk;
 Anneden yetimken, akran oyunda/Bir çile ağında, kahretti çocuk…

 Müzmin bir ayrılık, düşürdü ağa/Sonra babasını koydu toprağa;
 Sırtını dayadı, vahşi bir dağa/Çakallar dağında, kahretti çocuk…

 Bu sinir harbinde, oldu “Şizofren”/Ailede yokken, böylesi bir gen;
 Henüz çocuk yaşta, kaçtı bu tren/Pişip dert yağında, kahretti çocuk…

 Götürdüler O'nu, cinci hocaya/Okudu-üfledi, tutmadı maya;
 Sağı çözemedi, soldaki riyâ/Tehlike bağında, kahretti çocuk…

 Elinde yatları, katları yoktu/Yaradan'a karşı, alnı hep aktı;
 Hayata kahretti, yılları yaktı/Katıksız öğünde, kahretti çocuk…

 İnsanlık gaflette, Durmuş zikirde/Hakk yolunu bulmuş, sâlih fikirde;
 Yalnız Allah'ına, boyun büker de/Şeytanlar düğünde, kahretti çocuk…”

 … “Dertli-kırılgan hâlim, isyan değildir hâşâ;
 Namussuz düzenine, ettiler beni maşa;
 Fâni âlemde adım, çıktı deli Durmuş'a;
 ...................……….., hayat bana ne verdi?”
 “Samsunlu Halk Şâiri Durmuş Tunacık”ın çile ve duygu yüklü bu mısralarından sonra O'nun “Yanıyor Mısır'ım” başlıklı şiirinden son bir dörtlük ile incelememizi noktalıyor ve kendisine hayırlı-uzun ömürler ile sonsuz başarılar diliyoruz:
  …. “Durmuş der Yahudi uşağı Sisi/İlâhî adalet, kaldırır sisi;
 Orada duyduğum, İslâm'ın sesi/Yaşasın zâlimler, için Cehennem!..”
 ----------------------------------------------------------------------
 (*): Bkz: Sevda Pınarı/3-Durmuş Tunacık; Cem Ofset Yy. Samsun-Nisan 2014, s. 5, 6, 7'den.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim