• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 2 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI

“TOHUM” BELLİ, “SOY” BELLİ/2

Ali Kayıkçı

*     “Nûn veya  Kalem, onunla yazılan yazılara and olsun ki..! (Kur’ân-ı Kerîm-Kalem Sûresi; âyet 1)
*     “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*     “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)
*     “Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              *    “Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.” Said Nursî  (r. aleyh)
*     “Müslüman Doğu’nun bilge düşünürü Muhammed İkbal, Pakistan-Avrupa yolculuklarında, uçağı Türkiye sınırlarına girdiğinde, ayağa kalkar ve uçağı sınırlarımızdan çıkıncaya kadar ayakta yolculuk edermiş. Onun bu hâlini gören uçak görevlisi sormuş: ‘Efendim, niçin Türkiye sınırlarına geldiğimizde ayağa kalkıyorsunuz ve çıkıncaya kadar ayakta duruyorsunuz?’ Allame İkbal şöyle cevap vermiş: ‘Nasıl ayağa kalkmayayım ki,  bu topraklar, Anadolu toprağı, nazargâh-ı ilâhidir, şehitler ve gaziler yurdudur, onun için saygı makamında ayağa kalkıyorum.’” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 5) 
*     “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*   “Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*     “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10) 
*     “-Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte…/-Bu kasıtlı ve planlı kıyım.../-Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliâm ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini…/-Hükümetin Kürt siyasi iradesinin (yani PKK’nın) taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını…/-Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini…” (1128 imzalı Akademisyenler Bildirisi) 
*     “1100 Akademisyene: Aydın Değil Karanlık Bunlar! Maaş aldıkları devleti ‘katil’ diye suçlayan bu aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık. Ülkesinin bütünlüğüne karşı tavır içinde olan kamu çalışanı olamaz.” (R. Tayyip Erdoğan-Cumhurbaşkanı; Basın, 13.01.2016) “Bunlar, çeyrek porsiyon aydın bile değil. Akademisyene, ciğeri beş para etmez terör örgütünün maşalığını yapmak yakışır mı?” (R. Tayyip Erdoğan-Cumhurbaşkanı; 20.01.2016, Beştepe Külliyesi Muhtarlar Toplantısı)
*     “Bu ülkede PKK terörü yoktur, sadece devlet katliâmı vardır, diyebiliyorsanız; sâdece akademik dünyadan değil, insanlıktan da istifa edin!..” (Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu-Türkiye Gazetesi; 15.01.2016, s. 1, 10)
*     “Bugüne kadar öldürülen şehîdler ve bebekler için de dayanışma gösterdiniz mi? Bebekleri öldüren bir terör örgütü ile dayanışma gösteriyorsunuz ve bunu da ifade özgürlüğü olarak açıklıyorsunuz.” (Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu) 
*     “Terörün din, îmân, merhamet tanımayan karanlık yüzü, bir kere daha lânetlememizi hak ediyor. Bugün İslâm’ın cahil müntesiplerinin İslâm’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararları fersah fersah geçmiştir.” (Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez-Sultanahmet Camii; 15.01.2016)
*     “İsimlerinin başında birer unvan bulunan bu kişilerin, bu kazılan hendeklerden, altları patlayıcılarla donatılan cadde ve sokaklardan, yığın yığın s(ı)toklanan silâhlardan haberlerinin olmaması mümkün müdür? Peki, bu akademisyenler, bunları yapanların ‘maksat’ ve ‘hedef’lerini bilmiyorlar mı? Niçin onlar için tek ses yok? Bu, nasıl ‘akademisyenlik’tir,  söyler misiniz?” (M. Hâlistin Kukul-Denge Gazetesi; 15.01.2016, s. 11) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere; “Sözde aydın” denilen “1128 İmzacı Akademisyene” bir destek de “ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bas”  ile “İngiltere’de yaşayan Yazar Elif Şafak”tan ve de malûm siyasî parti “HDP”den, ardından da aralarında milletvekili, hukukçu, doktor, gazeteci, yazar, karikatürist, sendikacı ve işçilerin bulunduğu 324 kişinin imzaladığı “Akademisyenler Susturulamaz” başlıklı bir “Bildiri”yi daha imzalayan gruptan geldi. Sonrasında ise “İtalyan La Repubblica” gazetesine konuşan “Nobelli Yazar Orhan Pamuk” sökün etti. Önceki bildiride imzası bulunanlardan “Anadolu Üniversitesi Araştırma Görevlisi Vedat Toprak” isimli birisi de bu kadarıyla yetinmeyerek “sosyal medya hesabındaki Facebook” üzerinden “Özel harekât polisi, resmi üniformalı seri katildir. Evet, bütün üniformalı polisleri aynı kefeye koyuyorum. Evet, hepsi ölsün hatta gebersin istiyorum. Varsın iki yaşında çocuğu olsun, varsın nişanlı olsun…”   ifadelerini kullandığı görüldü.  
 27 Aralık 2015 günlü ve 15 Ocak 206 günlü köşe yazılarımızda belirttiğimiz ve üzerine basa basa anlatmaya çalıştığımız gibi; ülkemiz topraklarının içerisinde “çakır dikeni” gibi bulunan “pıtrakların tohumu” ve “nerelerden gelip nerelere çöreklendiklerine dair de soy”ları üç aşağı-beş yukarı bellidir… 
Ve dahi bunların “söz ve eylemleri ile görüntüleri” de, bağlı oldukları “soy ağacı” ve “tohum” bakımından “aidiyetlerine” uygundur…
Bu “haşaratlar”a karşı harekete geçen “Millî Akademisyenler”, 3 gün içerisinde “5 bin imzalı “Akademisyenler Teröre Karşı” başlıklı bir “Bildiri” hazırlayıp “Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Aksoy”un öncülüğünde “tepki” verdikleri gibi “TZOB, TESK, Türk-İş, Hak-İş, Memur-Sen, Kamu-Sen, TİSK ve TOBB” tarafından yayınlanan “STK Ortak Bildirisi”nde de terör olaylarından duyulan rahatsızlık dile getirildi ve “Elbette ki hiçbir devlet, kendi sokaklarında güvenlik güçleri haricinde silâhlı unsurların dolaşmasını kabullenemez. Devletin amacı, vatandaşların en temel haklarını korumaktır.  Türkiye olarak terörün her türlüsüne karşı ortak bir tavır göstermeli, birlikte mücadele etmeliyiz!..” denildi. 
Biz de dün olduğu gibi bugün de aynısını diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    = = = * = = =

“Barış için” derler, “kurşun” sıkarlar;
“Akademisyen”miş, malûm “Yamuklar”;
“Çakır Dikeni”dir, bir bir çıkarlar…
Aynı “Toprak”tandır, “Orhan Pamuk”lar;
“PKK” ağzına, aynen bakarlar…

“Seri katil” diyor, her bir “polis”e;
“KCK”ya ses yok, o kimden(!) ise;
“Yamuk” katılıyor, işte bu sese…
Aynı “Toprak”tandır, “Orhan Pamuk”lar;
Cami istemiyor, gelsin kilise!..

“Selçuklu Aksoy” bak; ne diyor, nasıl:
“Silâhla zorlama, baskı var asıl; 
İlçe-ilçe tehdit, sindirme-fasıl…”
“İçten-dıştan” hain, tüm “karamuklar”;
“Kardeş-kardeş” vursun, ister muttasıl…

“Barış-güven-birlik”, isteyen bizler;
“Nasıl oluyor da o, kardeşlik gizler?”
“Evde-aşta-işte”, huzuru özler…
Orda-burda öter, malûm “mahlûtlar”;
“Saray” düşsün diye, “Beştepe” gözler…

“8 STK”dan, “Ortak Bildiri”;
“Memur-Sen”, “Kamu-Sen”; daima diri;
“TOBB” ses vermiş ise, titretir yeri…
“Yazarlar Vakfı”ndan, “FETÖ-Mahutlar”;
Bir adım ileri, ikisi geri…

KAYIKÇ’Ali der ki, şaşkın ördekler;
“Kıçüstü” dalarmış, denizci bekler;
Yakındır susacak, toplar-tüfekler…
Çok “heykel” devrilir ve dahi “putlar”;
Eve döner baba, güler bebekler… 
------------------------------------
Özür: Önceki hafta yayınlanmak üzere Gazetemiz Yazı İşleri Servisi’ne verilen, ancak teknik bir hatâdan dolayı neşri bugüne kalan bu köşe yazısı için Sn. Ali Kayıkçı’dan ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımızdan özür dileriz… 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim