• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“TLF” İLE “TELEF” ETTİN ZAMANI!..

Ali Kayıkçı

*“Birbirinizi gıybet etmeyiniz! Sizden herhangi biriniz (gıybet etmek suretiyle) ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’tan korkun!..“ (Kur’ân-ı Kerîm, Hucurât Sûresi, âyet 12’den)    
*“Gıybetin ne olduğunu bilir misiniz?.. Gıybet; kardeşini, arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.”, “(Eğer söylenen şey onda varsa) bu gıybet olur. Eğer (onda) yoksa bühtân yâni iftirâ olur.”, “Gıybetten uzak durunuz. Çünkü gıybet zinâdan fenâdır. Zinânın tövbesi kabul edilir. Fakat gıybet edilen helâl etmedikçe, tövbesi kabul edilmez.”, “Kıyâmet günü bir kimsenin sevâb defteri açılır. Yâ Rabbî! Dünyâda şu ibâdetleri yapmıştım. Sahîfede bunlar yazılı değildir, der. Onlar defterlerinden silindi, gıybet ettiklerinin defterine yazıldı, denir.”    (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Gıybet, kanser gibidir; girdiği vücûd iflâh olmaz.”, “Gıybet edene, sus diyene, yüz şehîd sevâbı vardır.”   (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî “r. aleyh”)                                                                                                                     *“Gıybet): Bir kimsenin, yüzüne karşı söylendiği zaman hoşlanmayacağı veya kalbinin kırılacağı bir sözünü, hâlini veya hareketini, gıyâbında, yâni bulunmadığı yerde söylemek, hareketiyle göstermek veya îmâ etmek. Dedi-kodu”  (Türkiye Gzt.  Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s.142)
*“Teknolojiyle ilgilenmemenin, sosyal ağlarda olmamanın çağ dışılık, banallik olduğu, ille de buralarda boy göstermenin, her gittiğimiz yerin fotoğrafını çekip, yerini bildirmenin, prestij kazandıracağını dikte etmeye çalıştılar bize. Çok komik ama ben de düştüm bu tuzağa. Twitter ve Facebook, fotoğraf paylaşımlarının yapıldığı Foursquare gibi başka mecralara üye oldum. Gittiğim yerlerin güzellikleri, restoranları, yöresel kıyafetleri, güzel sözleri paylaşıyordum. Ama bir gün baktım ki, inanılmaz bir zaman kaybı bu. Beni kitap okumaktan, daha fazla ibadet etmekten alıkoyan bir tür bağımlılık hâline gelmişti. 4-5 dakikada bir elim telefona gidiyor, biri bir şey yazdı mı, paylaştı mı diye bakıyor olmuştum. Üstelik yalan yanlış lâflar, karalamalar, provokasyonlar, eski görüntüleri yeniymiş gibi kullanıp halkı yanıltmalar, oturduğu yerden klavyeşörlük yapıp, iftira atmalar…”  (İkbal Gürpınar-Elbet Bir Gün; İst. 2013, s. 85-86)    
*“Türkiye’de Facebook’un yaklaşık 35 milyon, Twitter’in ise 11 milyon kullanıcısı var.” (Abdullah Çiftçi-Sosyal Medya ve Bilgi Teknolojileri Strateji Derneği Başkanı; Türkiye Gazetesi-06.09.2015, s. 12)
*“Bugün öğrenci olsaydım, mümkün olduğunca bilgisayar, televizyon, akıllı telefon gibi cihazların kölesi değil, onları kendime köle yapmaya çalışırdım. Çünkü bu cihazların, düşünceyi dumura uğratıp; asosyal, çevreden kopuk, bencil bir toplum yetiştirdiği artık biliniyor.” (Prof. Dr. Muhittin Şimşek-Türkiye Gazetesi-08.03.2016, s. 14) 
*“Batı, televizyonu uyuşturucu gibi kullanıyor. Türkiye’de basın, Türk değildir, çünkü Türk basını Türkiye’nin çıkarlarını korumuyor. Türkiye’de özel kanallar, özgür değildir; çünkü özel kanallar, sermayenin kanalları olmuştur.” (Attila İlhan-Türkiye Gzt. 14.03.2016, s.9)
*“Türkiye, 4,5 G’ye geçti. Bu uygulamayla (…) ‘cep telefonunu en yaygın biçimde kullanan genç kesimin bağımlılığı 10 kat daha arttırıldı’ dersek çok daha doğru olacak. 4,5 G sayesinde akıllı cihazların veri indirme hızında gözle görülür bir artış yaşanıyor. 3 G’ye sahip bir cihazla oyun yüklemek ortalama 3 dakika sürerken, bu süre 4,5 G’de 25 saniyeye düşüyor. 3 G’li bir cihazda kullanıcılar ortalama 10 saniyede müzik indiriyor. 4,5 G bu süreyi 1 saniyeye düşürüyor. 3 G’de video yüklemek isteyen kullanıcılar otalama 20 saniye beklemek zorunda. 4,5 G’de ise bu süre 1 saniye. HD Video izlemek için gereken bekleme süresi 3 G’de 1,5 dakika. 4,5 G ise bu süreyi 30 saniyeye düşürüyor. Kopartılan gürültünün arkasında ne var gördünüz değil mi? Oyun yüklemek, müzik indirmek, video izlemek… Bu mudur, elektronik devrim dedikleri?.. Cep telefonu kullanmak, uyuşturucu kullanmakla eş değer hâle geldi!” (Necmettin Batırel-Türkiye Gzt. 05.04.2016, s. 7)
*“Söz gümüşse, sükût altındır.” (Türk Atasözü) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Türkiye Gazetesi”nin 18 Mayıs 2016 günlü nüshası 8’inci sayfasında “15 Dakikada Bir Telefona Bakıyoruz. Ölümüne Bağımlılık” başlığı altındaki haberde, “Akıllı telefon bağımlılığının en yüksek olduğu ülkelerden biri olan Türkiye’de, kullanıcılar yolda karşıdan karşıya geçerken ya da araç kullanırken hayatlarını riske atıyor” denilmekte ve sonrasında ise aynen şöyle devam edilmektedir:
“Akıllı telefon bağımlılığının en yüksek olduğu ülkelerden biri olan Türkiye de bu anlamda en riskli ülkeler arasında yer alıyor. 
Deloitte’in 30 ülkeden 49 bin katılımcıyla gerçekleştirdiği ‘Global Mobil Kullanıcı Araştırması’na göre Türkler, günde ortalama 70 defa cep telefonunu kontrol ediyor. Yani yaklaşık her 15 dakikada bir ekrana bakıyoruz. Bu oran Rusya, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin neredeyse iki katına denk geliyor. 
Kullanıcıların yaklaşık yüzde 20’si, karşıdan karşıya geçerken ve araç kullanırken akıllı telefonunu kullandığını belirtiyor.” 
Bu satırları okuyunca, 14 Nisan 2016 günlü “Dedim-Dedi, Bıdı-Bıdı, Çal Çene” başlıklı köşe yazımızda dile getirdiklerimizi hâtırlayıverdik. 
“Teknoloji Ömür Törpüsü Olmaya Başladı. Gençlik, Telefonun Esiri Oldu” denilen Boğaziçi, Kadir Has, Bilkent, Hacettepe, Orta Doğu Teknik, İstanbul Teknik ve Yıldız Üniversitelerinde öğrenciler arasında yapılan bir araştırmayı esas alan bir habere göre, “Gençlerin her gün zamanlarının 229 dakikasını cep telefonu kullanarak geçirdiği” ve bu gençlerin 24 saatlerinin 136 dakikasını başta “WhatsApp” olmak üzere Facebook, Instagram, Snapchat, Safari, Twetter, Game, Youtube, Spotify gibi akıllı telefon uygulamalarında harcadığı”, böylelikle de “Türk gençliğinin konuşmak veya sosyal medya kullanmak yoluyla günün 4 saatini telefonda geçirdiği” anlaşılmaktadır.    Açıklamada ayrıca, “Yılda WhatsApp üzerinden yılda 250-300 milyar mesaj atılıyor. 365 gün boyunca en çok indirilen uygulamalarda (Türkiye) hep ilk beşin içinde yer alıyor” denilmekte idi.  
Bunun üzerine biz de sözü şiirle açarken;  Dedim-dedi, bıdı-bıdı, çal çene/Orda-burda, konuş-konuş, hiç bitmez!.. Söz yerine, bir kez de sus, bak-dene: Şarjın uzar, kontör artar, boş’ gitmez/Verim artar, kıymet katar, ülkene… Diyerek ilgilileri hiciv yollu iğnelemiş, sonrasında ise sözü şöylece bağlamıştık:
Dedim-dedi, bıdı-bıdı,  iş değil/Bağır-çağır, kaba lâflar, hoş değil/KAYIKÇ’Ali, sükût asla, boş değil/Ne şarj ister, ne de kontör, fark etmez/Cevahirdir, bir yaramaz, taş değil!..

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Şimdi de bu yeni gelişmeler ve elde edilen bilgiler doğrultusunda diyoruz ki, bu meselenin çok daha değişik bir boyutu var ve o da şudur:
    = = = * = = =
“Tlf” ile “telef” ettin “zamanı”;
“5 vakit”in, “emri” şimdi nerdedir?..
“Resim” çektin, kaydettiğin bir anı”;
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Zarar” ile, “kapattın sen dükkânı!..”

“Hayır” yoksa, “o işinden zarar” var;
“Zarar-zarar”, “geçip gider zamanlar”;
“Günü gelir”, “hesabını sorarlar!..”
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Motor!..” derler, “filmi başa sararlar!..”

“Okumaya-ibâdete” zaman yok;
“Elden-ele”, “cepten-cebe” durma sok;
“Telefoncu”, “kârdan-kâra” yap stok!..
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
Bu “nasîhat”, “şeytânlara” kanlı ok!..

“Yüzlük-yüzlük”, “binlikleri” sayarsın;
“Gösteriş”te, “şeytânlara” ayarsın;
“Günlük 70”, “zamanına” kıyarsın!..
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Bostan” derler, “anla ki sen” hıyarsın!..

“Yolda-izde”, “arabada-araçta”;
“Bıdı-bıdı”, “dedim-dedi” revaçta;
“Akıl” derler, “görünmüyor o başta!..”
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Trafik”te, “el-ayağın telâşta!..”

“İngiliz’i-Alaman’ı”, katladık;
“Akıl yoktu(!)”, “tlf geldi” kutladık;
“Çağ üstüne”, “çağlar üstü” atladık!..
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Çar Putin”e, sorsan biz de patladık!..

KAYIKÇ’Ali, “Bu bir tlf zehiri;
‘Zaman çalmak’, ‘işte-güçte’ zahiri;
‘Kişi kul’dur, ‘var elbette âhiri!..”
Onca “isrâf”, “konuştuğun yerde”dir;
“Gıybet/Günâh”, “kelimeler nehiri!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim