• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

Tereciye tere satmadan

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bir süreden beri bu sütunlarda sizlerle “Türk Târihi” üzerinde sohbetlerimiz oldu; târihî bâzı olay ve şahsiyetler hakkında nesir-nazım karışımı ifâdelerde bulunduk.
“Türk”, “Türkler” ve “Türk Târihi” hakkında bâzı kaynaklardan derlediğimiz bilgiler ile “Tereciye tere satmadan”, “Türk"e, Türkçü nutuk atmadan”, "Osmanlı Devleti"nin Kuruluş Yıldönümü"nün kutlandığı bugünlerde,  şöylece bir beşerî âleme bakalım mı ne dersiniz?..
“Türk: Beyaz ırkın Alpli kolundan pek eski ve ileri kültürlü, yiğit, ağırbaşlı, yurtsever ve yüce gönüllü geniş bir kavim.” (Ansiklopedik Sözlük-Dil ve Genel Kültür Ansiklopedisi; Milliyet Gazetesi Yy. İstanbul 1967, C. 3, s.1766-1767)
“Türk: Bu kelimenin anlamı "kuvvetli" demektir. İlk zamanlarda "Türük" diye yazılıp söylenen kelime, Orhun Kitâbeleri çağında (6. Yy.da) bugünkü gibi söylenmeye başlanmıştır. 6. Yy.da Göktürk Hanedanı zamanında bütün Türklere, yani Türkçe konuşan kavimlere "Türk" deniliyordu. Daha önceleri Hun, Avar, Tabgaç, Kırgız, Karluk, Yagma, Çigil, Oğuz, Türkeş, Uygur, Hazar, Bulgar, Peçenek, Kıpçak gibi kabile ve kavim adları kullanılıyordu.  Bunların hangisi askerî ve siyasî kuvvet kazanmışsa, yani devlet kurmuşsa, Türk devleti onun adıyla anılmıştır.” (Hürriyet Gzt. 1973 Yıllığı, s. 423)
“Türk: Asıl olarak Asya Kıtasının kuzeybatı tarafında yayılmış büyük bir millet. Çeşitli târihlerde, cihangirlik etmişler ve ülkeler almışlardır. Oradan güneye ve batıya doğru yayılarak Avrupa"nın güneydoğu taraflarına sokulmuşlardır. Çeşitli kollara ayrılırlar. İslâmdan önce (Uygur), günümüzde (Çağatay) ve (Osmanlı) şûbeleri edebî dil sâhibidirler.” (Temel Türkçe Sözlük-Sâdeleştirilmiş ve Genişletilmiş Kâmûs-ı Turkî; Tercüman Gzt. Yy. İstanbul 1986, C. 3, s. 1397)
“Türkler: Dünyânın en eski, asîl, büyük devletler kurup, pek çok meşhûr şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerindendir. Nûh aleyhisselâmın oğullarından Yâfes"in Türk adlı oğlunun neslindendir.
Nûh aleyhisselâmın oğlu Yâfes, mü"min idi. Evlâdı çoğalınca, onlara reis olmuştu. Hepsi, dedelerinin gösterdiği yolda Allahü teâlâya ibâdet ediyordu. Yâfes, nehirden geçerken boğulunca, "Türk" ismindeki küçük oğlu, babasının yerini tuttu. Gittikçe artan nesli "Türk" adıyla anıldı.
Zamanla çoğalarak Asya"ya yayıldılar. Türklerin başlarına geçen bâzı zâlim hükümdarlar, semavî dîni bozarak, onları puta taptırmaya başladılar. Bugün Sibirya"da yaşayan "Yakutlar", bunlardan olup, hâlâ puta tapmaktadırlar.” (Tam İlmihâl-Seâdet-i Ebediye; İstanbul 2003, s. 431 ve Türk Sultanları-Türkiye Gzt.  Yy. İstanbul 2005, s. 5)
"Abdülkerim Satuk Bugra Hân", ilk Müslüman-Türk hükümdarıdır. Babası, bugün Doğu Türkistan sınırları dâhilinde bulunan Kaşgar şehri civârında hükümran olan "Karahanlı Devleti" hükümdar ailesinden Bezir Arslan Hân; onun da babası Bilge Mançur Kâdir Hân idi. Soyları "Afrasiyâb bin Beşen vâsıtasıyla Türk bin Yâfes bin Nûh aleyhisselâma" ulaşmaktadır.
829 (Hicrî 245) yılında bir Karahanlı şehzadesi olarak doğan Satuk Buğra Han, babası Bezir Hân"ın ölümü üzerine, amcası Oğulcuk Kâdir Hân"la evlenen annesinin himayesinde büyüdü. 12 yaşında iken Müslüman olmakla şereflenip "Abdülkerim" ismini aldı.
25 yaşında iken İslâm nîmetine kavuştuğunu da herkese ilân etti. 26 yaşında iken, putperest olan amcasını öldürüp Karahanlı tahtını ele geçirdi ve ilk "Müslüman-Türk Hükümdârı" oldu.
70 yıl hakanlık yaptı. Güzel idâresi, kavminden binlerce kimsenin Müslüman olmasına sebep oldu. 955-956 (Hicrî 344) senesinde, Kaşgar civârında bulunan Artuc kasabasında vefât edip oraya defnedildi.” (İslâm Târihi Ansiklopedisi-İhlâs Holding Yy. İstanbul ?, c.1, s.153)
“Türklerin Târihi: En eski ve oldukça zengindir. Batılı toplumlar, "devlet" kurmadan "topluluk hâlinde" yaşamışlardır ama Türkler, târihin ilk devirlerinden beri daima devletler kurarak bugünlere geldiler. Asya, Avrupa ve Afrika"da, aynı yıllarda, bir veya birkaç Türk devleti her zaman mevcut olmuştur.
Ancak, yeryüzündeki belgeler henüz tamamen derlenmediği için Türkler"in noksansız bir târihi daha yazılamamıştır. Mükemmel bir Türk Târihi, ileriki yıllarda büyük araştırmacılar eliyle yazılabilecektir.
Genellikle zannedildiği gibi Türkler, sâdece Osmanlı İmparatorluğu"nu kurmak ve yaşatmakla kalmamıştır. Daha önceleri de "İmparatorluk" adını alan büyüklükteki birçok devleti târih sahnesine çıkarmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu ise târihin en uzun ömürlü, en zengin imparatorluklarından biri olmuştur. Fransız târih bilgini Fernand Grénard, Osmanlı İmparatorluğu için, "İnsanlık târihinin en hayrete değer ve en büyük olaylarından biridir" demiştir.
İlk Türk Devleti: Asya"da, bugünkü Türkmenistan"da başkent Aşkabat civarında yapılan araştırma ve arkeolojik kazılar, ilk Türkler"in Milâttan Önce 6.000 yıllarında, Tanrı (Tiyen Şan) Dağları ile Altay Dağları arasındaki geniş ülkede, Doğu Türkistan"ın kuzeyindeki Çungarya"da yaşadıklarını gösteriyor.
"Türk" kelimesine, Çin kaynaklarında, zamanımızdan 3.800 yıl önce rastlanıyor. M.Ö. 220 yılına gelinceye kadar "Türk Devletleri" hakkında esaslı bilgimiz yoktur. Çin kaynakları gereken önemde ve genişlikte incelenmemiştir.
"Göktürk (Orhun) Kitâbeleri" ve "Divân-ı Lûgat-it Türk" gibi târihimizi aydınlatan iki büyük eser, bulunalı daha yüzyıl olmadığına göre, ileride yeni târih belgelerinin ele geçeceği muhakkak sayılmalıdır.” (A.g.e.: Hürriyet Yıllığı, s. 423"den)
Diyoruz ve sözü, çoğu zaman yaptığımız gibi nazm"a bırakarak bitiriyoruz Saygıdeğer Okuyucularımız: 

Rabbim yuca Türk"ü, yüceltmek için;
Yüz on iki devlet (*), kur dedi kurdum…
Kıralları hazır, bekletmek için;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 Zâlimleri dörtbir yâne savurdum…

15"in sorarsan, İmparatorluk
Çin duvar örse de, çekmedim zorluk
3"ü Hun, 4 Göktürk; içerden çorluk;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 Doğu-batı-güney; yöne savurdum…

Avar ile Hazar, Avrupa"larda
Büyük Selçuklular, hep havalarda
Harzemşahlar-Moğol, intifalarda;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 Babür ile vardım, Çin"e savurdum…

623, Osmanlı yılı
Tanır beni doğu, hem de batılı
Hakkı yaşatırken, yıktım bâtıl"ı;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 38 devlet, tane savurdum…

On beş asır devlet, içinde devlet
Hür yaşasın diye, hür doğan millet
Esir yaşamaksa, zillet mi zillet;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 34 Beylikte, cana savurdum…

4 Atabeylik var, 16 Hânlık
5 Cumhuriyetle, nice şâd"mânlık
 Doksan bire kadar, bu âsumanlık;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 Sovyetleri gördün, dine savurdum…

KAYIKÇI der yeni, 4 Cumhuriyet
Doğacaktır daha, nice hürriyet
Kıyâmet"e kadar, ey bu zürriyet;
 Devlet ebed için, vur dedi vurdum;
 Evlât için baba, ana savurdum…

Derebahçe/Samsun, 30.1.2006

----------------------------------------------------   
(*): Türklerin Altın Kitabı-Refik Özdek; Tercüman Gzt. Yy. İstanbul 1990, c.1"den

 


 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim