• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Göksu Türkdoğan’dan taraftara çağrı!
  • Ahmet Cebe: ‘Ders aldık’
  • Samsunspor'da Eskişehirspor mesaisi
  • Göksu Türkdoğan’dan taraftara çağrı!
  • Ahmet Cebe: ‘Ders aldık’
  • Samsunspor'da Eskişehirspor mesaisi

TEMELİNDE YATAN

Bayram Ocak

TEMELİNDE YATAN

1950'li yıllarda yayınlanmaya başlayan  çizgi film  ''ŞİRİNLER'' kapitalizm ile sosyalizmin çekiştiği dönem yapımı, yapımcısı komünizmi benimsemiş bir şahsiyettir . Şirinlerin İngilizcesi ''SMURF'' tur, "small men under red flag" anlamı  ''kızıl bayrak altında yaşayan küçük adamlar'' dır.  Kelimenin baş harflerinden smurf oluşur. Mavi renkli ortak yaşamı olan, para harcamayan toplumu anlatır. Şirin baba farklıdır, sakallı kırmızı bereyle Marks'ı tasvir eder. Düşmanları gargamel ise rahip elbisesi ile dini , şahsiyetiyle kapitalizmi, yıllarca beynimize komünizm propagandası bu şekilde sokuldu.

Peki ülkemizde ne yapıldı ?  Oluşturulan kahraman , Malkoçoğlu, Battalgazi, Battalgazinin torunu, bazen Fatihin fedaisi Kara Murat oldu yıllarca. Bizanslı kefere  sürüleri Türk köylerini tarumar eder, kadınların ırzına geçip, erkekleri kılıçtan geçirirken, kahramanımızın o köye giriş anında gururumuz kabarır, bu haksızlığın, acının intikamını mutlaka alacağını bilirdik. Hiçbir zaman bizi yanıltmadı.

İntikam için Bizans kalesine tek başına saldırdırıp; bir kılıç darbesi ile beş kişiyi debelediğinde, aynı anda on  kılıç ile  hamle yapıldığında hepsini püskürtüp bir ok ile  beş  Bizans neferini telef ettiğinde biz Türkün kuvvetiyle gururlanırdık .''Bir Türk dünyaya bedeldir'' sözü bunun için söylenmişti.

Kahramanımız  bize düşmanın sadece içeride olduğunu gösterdi. İstanbul dışına çıkmamamızı öğrettin oysa şimdi.

Kurtlar vadisi Irak, Kurtlar vadisi Filistin hayali filmleri ile Ortadoğu'ya el atıyorlar ya işte bu bizi kahrediyor. Bize ne Ortadoğu'dan, Kafkasya'dan, Balkanlar'dan, İsrail'den, petrolden, Müslüman'dan

Biz kendi  kılıcımızı, mızrağımızı yapardık sonra ,gelişen savaş teknolojisine ayak uydurmaya çalışıp kendi silahımızı üretmeye başladığımızda,silahı bize ucuza satıp, dışardan silah almayı öğrettiler. Bu sayede silah fabrikalarımız kapandı, bu avuntularla yıllarımızı geçirdik . Avrupalı bize tank sattı ve altına sözleşme şartı ekledi, bu silahı Güney Doğu'da kullanamazsın diye. Bu durum kimseyi rahatsız etmedi belli ki. Eğer bir rahatsızlık olsaydı, bizimde üniversitelerimiz , mühendisler yetiştiren hocalarımız vardı onlardan bir hareket beklenirdi.

Şimdi silah yapmaya, Ortadoğu'ya, Afrika'ya karışmaya , Kosova'ya, Bosna'ya ,Makedonya'ya, yardım etmeye, ülkemizde yüz binlerce mülteciyi misafir etmeye, uzaya uydumuzu göndermeye başladık içimizdeki Bizans'ta İstanbul'u zorlamaya başladı.

Ermeniler , Yahudiler Amerika'da lobiler kurup ülkemize baskı, kendi ülkelerine ise destek oluştururken, içimizden gidip orada ülke çıkarlarını koruyacak bir güç olan cemaat, onların kontrolüne girerek ülkemizi vurmak adına çalışma yaptı. Hiçbir cemaatçi kabullenmedi babasının hayrına Abd seni orada oturtmaz dendiğinde. Sen dünyanın bir çok yerinde okulların bağlı olduğu cemaat olacaksın, sana bağlı yayın kuruluşu, zorla verdiğin trajı milyon olan gazete elinde bulanacak, kendi topraklarında seni bulunduran güç bunları görmemezlikten gelecek. Senin kadroların ülkenin kilit noktalarına gelecek ve Abd bunu kullanmayacak.

Beynimize kazınan kahraman bize sadece milliyetçiliği mi öğrettin ? hayır hatalarında oldu . mesela üzerinde açıktan haç işareti olan insanların düşman olacağını milliyetçilik duygularımızı okşayarak göstermeseydi belkide biz bu oyunlara gelmeyecektik. Eğer bize haksızlığa uğrayanların mutlaka sonunda çalışmadan, bir kahramanın gelip onu kurtaracağını göstermeseydi.  Hepsinden kötüsü Türk dendimi Avrupanın titreyeceğini beynimize sokmasaydı, şimdi bir şeyler üretmenin, Avrupa ile yarışmanın  peşinde olurduk.

Bir Amerikan yenilgisi olan Vietnam'dan binlerce kahramanlık üzerine filmler üretirken sinema endüstrisi aslında bizlere Amerika'nın  nasıl devasa bir güç olup yenilmezliğinden bahsetmekteydi. O nedenle ülkemizde dış politika ile demokrasi adına ne zaman açılım yapılmak istense, onu durduran bilinç altına yerleşen kahramanlıklar ,eskiden uzaklaşmak istememe psikolojidir. Bizim düşmanımız sadece içimizde olmalıdır. Her zaman karşı olunan 12 Eylül'ün Anayasası kaldırılmak istendiğinde ilk itiraz ihtilale karşı olanlardan gelir

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim