• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

TELEFONLARIMIZI DİNLEYEN VE DİNLETENLERİN DİKKATİNE

Adnan Bahadır

TELEFONLARIMIZI  DİNLEYEN VE DİNLETENLERİN DİKKATİNE

 “Adalet  mülkün temelidir”  Atasözü  kimilerine göre  Hazreti Ali tarafından, kimilerine göre ise Atatürk tarafından söylenmiş bir söz olduğu söylenir. Kim söylerse söylesin çok doğru ve ders alınması gereken bir söz olduğu muhakkaktır. Yüce Efendimiz “Bir ülke küfür üzerine yönetilirse ayakta kalabilir ancak zulüm üzere yönetilirse ayakta kalamaz” Hadisi Şerifi de bu yönde bir Hadistir.

Devleti idare eden insanlar hangi şartlar altında olursa olsun adaletle hükmetmek zorundadırlar. Osmanlı Devleti'nin yıkılmasındaki en önemli faktörlerden birisi  Ulemanın (Alimlerin) Ümeranın (Yöneticilerin)  emrine girmesi ve o günkü adıyla kadı (Hakim) ların hüküm verirken Kitaba (Kuran'a ve Sünnete) göre değil de, yöneticilerin emirleri doğrultusunda kararlar vermeleriydi.  Kadıların verdiği taraflı kararlar fıkralara konu olacak kadar komik hale gelmiş bir ülkenin  yıkılması da mukadder olmuştu.  Bu nedenledir ki adaletin olmadığı bir ülkede yaşamaktansa ölmek çok daha hayırlıdır.

                İnandığımız mukaddes değerlerin  emrettiği hükümlerin dışına hiçbir zaman çıkmamaya özen göstererek hayatımızı idame ettirmeye çalışmamıza rağmen yaptıkları yanlış işleri görmezlikten gelmediğimiz için telefonlarımızı dinleten, ortam dinlettirmesi yapan, hatta bire bir gözetleme yapan insanlara acımanın dışında bir şey söylemek istemiyorum.

 Allah'a binlerce kez şükürler olsun ki ahret var da o büyük hesap gününde bu zulmü yapanlarla hesaplaşacağız. Kıçı kırık iki sahtekarı kullanarak bize operasyon yaptıran ve uyduruk isimlerle bizleri şikayet ettiren bu insanlar bizi bitirmek için bu kadar uğraş verinceye  kadar birazcık kendilerini düzeltseler her şey hallolmuş olacak. Ayrıca bizim her şeyimizi takip eden, bizi dinleyen arkadaşlar biraz olsun yazdıklarımızı da dikkate alarak görevlerini yapsalar ülkenin heba olan milyonlarını kimlerin heba ettiğini rahatlıkla öğrenmiş olacaklar.

                Bilmem hatırlar mısınız bizim Vezir Hazretleri  bundan üç veya dört ay önce kendisinin destek verdiği  ancak daha sonra kendisine  sorma gereği dahi duymadan sadece “Şu fiyata satıyoruz isterseniz alın” şeklinde haber gönderilen yerel TV kanalında bizi kast ederek “bu derenin suyu nereden geliyor, bu gazete nasıl ayakta duruyor, her gün kalkıp gazeteyi okuduğumuzda moralimiz bozuluyor.  İş yapamaz hale geliyoruz” diye haykırmıştı. Bu sözleri üzerine biz de ona bazı sorular sormuş ancak cevap alamamıştık. Şimdi bu yazıları okuyan yetkili mercileri iş başına çağırıyor ve yazacaklarımı teker  teker araştırmalarını istiyorum.

                Büyükşehir Belediyesine sürekli iş yapan Nevzat Yavuz isimli arkadaş bu güne kadar belediyeye kaç liralık iş yapmış? Nevzat Yavuz adlı iş adamının belediyeye iş  yapmadan önceki  mal varlığı ile bugünkü mal varlığını araştırırlarsa sonuçlarını biz de görmek isteriz. Ayrıca Kenan  Şara'nın yaptırdığı yazlığın müteahhitliğini bu arkadaşın yapıp yapmadığını bir sorgulamak gerekir. Şayet bu arkadaş yapmış ise Kenan Bey'le aralarında bir ilişkinin olup olmadığı da araştırılmalı. Bu çok önemli bir ayrıntı. Bazı şeyler vardır ki onları araştırma gereği dahi duymaksızın üç aşağı, beş yukarı ne olduğu ortaya çıkar. Örneğin bir devlet memurunun veya bir iş adamının geliri ile gideri bellidir. Kısa sürede ciddi anlamda mal varlığında değişiklik olmuş ise bunda mutlak surette bir sıkıntı vardır.

                Bir başka önemli ayrıntı ise  yine belediyeye sürekli iş yapan birkaç şirket var. Bu şirketlerden bir tanesinin sahibi Adıyamanlı bir arkadaş. Bu arkadaş gayri resmi bir Genel sekreter Yardımcısının oğlu ile ortak olduğu söyleniyor. Bu Genel Sekreter Yardımcısının oğlunun başka şirketlerle de gayri resmi ortak olduğu rivayet ediliyor. Bir Avukatın oğlu ile de gayri resmi ortak işler yaptığı ve bu işlerin tamamına yakınını belediyeden aldığı iddia edilmekte. Bu dediklerimi öğrenmek çok zor değil. Bizim tüm telefonlarımızı dinletenler hatta sadece bizim değil, çoluğumuzun çocuğumuzun, tüm aile bireylerimizin telefonlarını dinletenler bu insanları birazcık takip etseler her şey kabak gibi ortaya çıkar ama işlerine gelmediğinden yapamıyorlar..

                Sürekli olarak değindiğim bir başka önemli detayı da paylaştıktan sonra sözlerime son vermek istiyorum. Bazı yazılarımda bizimle ilgili araştırma yapanlar  biraz olsun Akın Özgün denen arkadaşı  da araştırsınlar. Ne demek istediğimi herkes bilir ve anlar. Akın Özgün görünürde kabzımal ancak arka planda çok farklı ilişkiler yumağı olan bir kişi olduğunu çok iyi biliyorum. Akın Özgün ilk eşinden ayrılmış, geçtiğimiz hafta ikinci evliliğini yapmış, düğününü Yunan adalarında gerçekleştirmiş. Düğüne belediyenin tüm ağaları katılmış, beş gün beş gece düğün devam etmiş. Hatta düğüne, aldığı ikinci eşinin ilk eşinden olan çocuklarının dahi katıldığı söylenmekte. Arkadaşımız krallara layık bir düğün yapmış, peki paralar nereden derseniz onu da bizi dinleyen ve dinlettirenler bulsun. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 11
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim