• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 12 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

Tarihin Tekerrürü

Prof Dr.Osman Köse

Tarihin Tekerrürü

            Son on gündür Türkiye’nin içine tekrar düştüğü ateş girdabı ve ihanetler çemberi içinde “yoluna nasıl devam ettiği” ile ilgili birkaç kelam serdetmeden önce, tarihten kısa bir not düşmek istiyorum.

***

            Keçecizade Fuat Paşa, 19. asrın önemli devlet adamlarındandır biridir. Osmanlı devletinde “Tanzimat’ın” uygulanması ve hayata geçirilmesi için gayret gösteren önemli devlet adamlarındandır. Hariciye Nezareti ve Sadrazamlık ( Başbakanlık) görevlerinde bulunmuştur.

            Hazır cevap oluşu ve nüktedanlığı ile maruftur. Osmanlı devletinin Kırım, Girit, Balkanlar ve Mısır meselesi, gibi en önemli konularının dünya siyasetinin önemli gündem maddelerini oluşturduğu dönemlerde, diplomatik görüşmelerdeki söylemleri ve etkili tavırları ile bilinmektedir.

            1767 yılında Padişah Sultan Abdülaziz’in “Paris seyahatinde” Keçecizade Fuat Paşa’da bulunmaktadır. Padişah, Napolyon ile görüşmeler yaparken o da Fransız yöneticilerle Osmanlı devleti ve dünya meselelerini konuşmaktadır.

            Bu sıralarda Paris görüşmelerinde dile getirilen konulardan birisi ”Girit sorunu” ve diğeri de de “Süveyş kanalının açılması” meselesidir. Fransız başbakanının ona, gücünüz yok, zaaf içindesiniz, direnmeyin, dediklerimizi kabul edin, neyinize güveniyorsunuz mealindeki sözlerine karşı verdiği cevap, günümüzde de geçerliliğini koruması açısından dikkate şayandır. Fransız başbakanının söylediklerine karşı Fuat Paşa şu tarihi cevabı vermiştir:

            “Devlet-i aliyeyiüç yüz senedir siz dışardan biz de içeriden yıkmaya çalıştığımız halde bir türlü yerinden sarsamadık..

            Keçecizade Fuat Paşa, Fransa hayranıydı, hayatını da Fransa da noktaladı fakat bu gün bu vasıfta ve liyakatte devlet adamları maalesef yoktur.

           

***

           

            İki devlet adamı arasındaki bu konuşmadan sonra 150 yıl kadar bir zaman geçti. Fakat Türkiye’yi içerden ve dışardan “zaafa uğratma” ve gerekirse “yıkma” gayretleri aynı şekilde ve hızla devam etmektedir.

            Türkiye’nin son 30 – 40 yılına bakıldığında Türkiye’nin ne derece bir ihanet sarmalı içinde olduğu çok daha rahat görülür.

            1960’lardan sonra ilk önce yavaş yavaş ve daha sonra ülkeyi ateşe veren “sağ – sol” kavgaları. Bu dönemi hatırlayanlar, hayatın tamamen durduğunu ve ülkenin belirsizliğe doğru gittiğini gayet iyi hatırlayacaklardır…

            Faili meçhul cinayetler dönemi ve D-HKP/C gibi terör örgütlerinin istikrarı bozan eylemleri…

            Belirli çevrelerle uzun yıllar devam eden ilerici- gerici, laiklik elden gidiyor vs. tarzı istikrarsızlık yaratmaya yönelik tartışmalar..

            28 Şubat ve benzeri tarzda müdahalelerle toplum mühendisliği yapma ve toplumu kamplara bölme, kalkınmayı durdurma gayretleri…

            17 – 25 Aralık 2014’te düğmeye basılan ve dış bağlantılı Paralel örgüt veya örgütlerin Türkiye’yi içerden çökertme faaliyetleri…

            30 yıldır ülkeyi kan gölüne çeviren ve hala devam eden PKK terör örgütünün kanlı eylemleri ve terör faaliyetleri..

            Devlet kurumlarına, şehir merkezlerine ve içimize kadar sızmış kişilerin, alenen terör örgütü veya örgütlerine lojistik ve fiili destekleri…

            Daha bir çok örgütün ve grupların ülkede yaratmaya çalıştıkları kargaşa ve belirsizlik ortamı oluşturma faaliyetleri…

            Keçecizade Fuat Paşa’nın söyledikleri gibi “dış müdahale ve oyunlar” bakımından 2015 yılı Türkiye’si de 1867 yılı Osmanlı’sından farksızdır…

            En samimi dost ülkelerin bile içimizdeki kanlı örgütlere yardım ve destekleri zaman zaman basına sızmaktadır…

            Yani Türkiye içerden ve dışardan yoğun bir savaşın ortasındadır. Bu süreçte şehirlerimizde askerlerimizi, polisimizi ve masum insanları öldüren, evleri, iş yerlerini, iş makinelerini yakan ve yolları, barajları engelleyen içerdeki ihanet, dışardan çok daha tehlikelidir…

            Keçecizade Fuat Paşa bu sözü söylediğinde “300 yıldır” diye başlayan bir savaş ve zorlamadan bahsetmiştir. Bu sözden sonra da epey bir zaman geçtiğine göre, Türkiye neredeyse 400 yıldır bir şiddet ve ihanet sarmalının içinde bocalamaktadır.

            Bunca iç-dış zorlama ve engellemelere rağmen Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı “gelişme ve kalınma trendi” son 400 yıllık tarihinde de ilk defa görülmektedir. Yani ayağa kalkmaya çalışan bir Türkiye vardır artık.

            Türkiye’nin “güç ve kudretini tekrar toplama” bakımından”tarihin tekerrürü” bu sefer de bizim temennimiz olsun….

           

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

            

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim