• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 20 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“TANZİMAT”TAN BU YANA, “HİZMET” EL GÂVURUNA!..

Ali Kayıkçı

*     “Nûn veya  Kalem, onunla yazılan yazılara and olsun ki..! (Kur’ân-ı Kerîm-Kalem Sûresi; âyet 1)
*     “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır”, “Melekten gelen ilhâm, İslâmiyet’e uygundur.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*     “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)
*     “Müslüman Doğu’nun bilge düşünürü Muhammed İkbal, Pakistan-Avrupa yolculuklarında, uçağı Türkiye sınırlarına girdiğinde, ayağa kalkar ve uçağı sınırlarımızdan çıkıncaya kadar ayakta yolculuk edermiş. Onun bu hâlini gören uçak görevlisi sormuş: ‘Efendim, niçin Türkiye sınırlarına geldiğimizde ayağa kalkıyorsunuz ve çıkıncaya kadar ayakta duruyorsunuz?’ Allame İkbal şöyle cevap vermiş: ‘Nasıl ayağa kalkmayayım ki,  bu topraklar, Anadolu toprağı, nazargâh-ı ilâhidir, şehitler ve gaziler yurdudur, onun için saygı makamında ayağa kalkıyorum.’” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 5) 
*     “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*“Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*     “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10)  
*     “1100 Akademisyene: Aydın Değil Karanlık Bunlar! Maaş aldıkları devleti ‘katil’ diye suçlayan bu aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık. Ülkesinin bütünlüğüne karşı tavır içinde olan kamu çalışanı olamaz.” (R. Tayyip Erdoğan-Cumhurbaşkanı; Basın, 13.01.2016) 
*     “Bu ülkede PKK terörü yoktur, sadece devlet katliâmı vardır, diyebiliyorsanız; sâdece akademik dünyadan değil, insanlıktan da istifa edin!..” (Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu-Türkiye Gazetesi; 15.01.2016, s. 1, 10)
*     “Bugüne kadar öldürülen şehîdler ve bebekler için de dayanışma gösterdiniz mi? Bebekleri öldüren bir terör örgütü ile dayanışma gösteriyorsunuz ve bunu da ifade özgürlüğü olarak açıklıyorsunuz.” (Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu) 
*     “Terörün din, îmân, merhamet tanımayan karanlık yüzü, bir kere daha lânetlememizi hak ediyor. Bugün İslâm’ın cahil müntesiplerinin İslâm’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararları fersah fersah geçmiştir.” (Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez-Sultanahmet Camii; 15.01.2016)
*     “İsimlerinin başında birer unvan bulunan bu kişilerin, bu kazılan hendeklerden, altları patlayıcılarla donatılan cadde ve sokaklardan, yığın yığın s(ı)toklanan silâhlardan haberlerinin olmaması mümkün müdür? Peki, bu akademisyenler, bunları yapanların ‘maksat’ ve ‘hedef’lerini bilmiyorlar mı? Niçin onlar için tek ses yok? Bu, nasıl ‘akademisyenlik’tir,  söyler misiniz?” (M. Hâlistin Kukul-Denge Gazetesi; 15.01.2016, s. 11)
*     “Demirtaş, Hendekten Taviz Vermeyecekmiş. HDP lideri, ‘Cici Çocuk’ Demirtaş, ‘Geri adım yok’ diyerek hendek siyasetini sürdüreceğini açıkladı.” (Türkiye Gazetesi-18.01.2016, s. 1)
 *     “5 Bin İmzalı Karşı Bildiri. Millî Akademisyenler. Devleti suçlayıp, PKK’ya arka çıkan akademisyenlere cevap meslektaşlarından geldi. İnternette yayınlanan ‘Akademisyenler Teröre Karşı’ bildirisine 3 günde 5 bin destek geldi.” (Basın-18.01.2016 )

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere, devleti suçlayıp terör örgütü PKK-KCK’nın ve dolayısıyla da HDP’nin yanında yer alma talihsizliğini gösteren malûm akademisyenlere karşı ülke çapındaki infialler çığ gibi büyürken bir taraftan da onlara arka çıkmaya çalışan isimler de bir bir zuhur eyliyor. 
Bakıyoruz bu yeni isimler arasında çoğu “CHP”li zât-ı muhteremler(!) yanında bazı milletvekili, hukukçu, doktor, gazeteci, yazar, karikatürist, sendikacı ve işçilerin de bulunduğu bir grup da var. 
“Akademisyenler Susturulamaz” başlıklı bir “Destek imza kampanyası” başlatan 324 imzalı bu paçavrada,  maalesef Ankara Üniversitesi’nin “emekli hocaları”nın adını da görmek mümkün.  Böylece “âhir ömürleri”nde, tabutlarının başında toplanacak kişilere de gerçek kimliklerini açığa vurmuş ve “Nasıl bilirsiniz?” sorusuna cevap bakımından “ipucu” vermiş oluyorlar…
Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
    = = = * = = = 
“Unvan” desen maşâllah(!); Doktor, Doçent, “Pifisir”;
“Din-ü devlet” hayrına, “mülk-ü millet” uğruna; 
Ara bir şey bulaman, sıfır var elde sıfır…
“Tanzimat”tan bu yana, hizmet el gâvuruna;
 “İttihatçı” zihniyet, olmuş sanki bir nasır…

“İmzacılar” yetmedi, şimdi “destekçi” çıktı;
“Atatürkçü CHP”(!), yağdı-gürledi-çaktı;
“HDP” malûm cenâh; el verdi, dünden aktı…
“Tanzimat”tan bu yana, hizmet el gâvuruna;
 “Siyon” oldu dört köşe; güldü, sinsice baktı…

“İmzacılar” yetmedi, “kara basın” allıyor;
“Demirtaş”tan salvolar, ordan-burdan sallıyor;
“Cumhuriyet” ve “Zaman”, hece-hece ballıyor…
“Tanzimat”tan bu yana, hizmet el gâvuruna;
Kimi “aşikâr” yiyor, kimin “gizli” yalıyor…

“İmzacılar” yetmedi, “TV-TV” destek var;
“Elçi” var “alkış” tutar, “özgürlük” der yuvarlar;
Sısa sizde ses verin, meyhaneler ve barlar!..
“Tanzimat”tan bu yana, hizmet el gâvuruna;
“İnsan hakkı-demokrat”, lâflarını kurarlar…

“Bildiriye Bildiri”, “5 bin”i aşmış imza;
Elde kâğıt kalem var, “akademik” bir nizâ;
“YÖK Disiplin Maddesi”, “ihraç” der ağır ceza…
“Cumhurbaşı” konuşur, elbet “cumhur” uğruna;
O’nun doğru sözüne, alkış yükselir keza…

KAYIKÇ’Ali ahvâl bu, her akşam “şehîd” gelir;
Ocaklar yangın yeri, feryâd-figân yükselir;
Bir ona bak bir buna, vicdânın varsa delir!..
“Tanzimat”tan bu yana, hizmet el gâvuruna;
“Mânevî-milliyetçi”, asırlar var ezilir…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim