• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 15 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

TAM “240 MERMİ”, VAR “FETÖ” İÇİN SAKLI!..

Ali Kayıkçı

(Darbeciler tarafından İstanbul Bayrampaşa’da, otomobilinin içinde iken tankla ezilen Alaçamlı Hemşehrimiz M. Ali Aksu ve diğer 239 şehîdin aziz hâtırasına...)
*“Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 105’den)
*“Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
*“…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
*“Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve  amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 104)
*“İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
*“Çünkü biz size yakın bir azâbı ihtar ettik. O gün, kişi… kâfir ise diyecek ki: ‘Âh, ne olurdu, keşke ben bir toprak olsaydım!’” (Kur’ân-ı Kerîm; Nebe Sûresi, âyet 40’dan)
*“Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Hiçbir mü’min (…) mü’mine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”,  “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              
*“Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.”, “Risale-i Nur şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmaması bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara her şeye bedel, kâfi geliyor.”  Said Nursî  (r. aleyh)
*“İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”  (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*“Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de  açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)  
*“Kerâmet: Velîlerden âdet dışı yani fizik, kimya ve fizyoloji kanunları dışında meydana gelen şeyler, hâdiseler, üstünlükler. Allahü teâlâ, sevdiği kullarına kerâmetler ihsân eder. Kerâmet haktır.” (A.g.e.: c. 1,  s. 288)
*“IŞİD adlı organize İsrail-Anglo Sakson çetesi saldırıyor; onların güdümündeki uluslar arası medya, PKK, HDP, Cemaat, Doğan Medyası hep bir ağızdan ‘Türkiye yaptırdı yaygarası’ koparıyor.” (Fuat Uğur-Türkiye Gazetesi)
*“MHP’li (Tarihçi) Halacoğlu’na göre; PKK’lıların yüzde 80’i Ermeni. PKK terör örgütlerinde; Ermenileri ve Süryanileri kullanırlar. Özgür Gündem Gazetesinin; dağdaki 300 eşkıya arasında yaptığı ankette, ‘dinî önder’ olarak yüzde 34’ünün Zerdüşt, yüzde 34’ünün İsâ, yüzde 11’inin Mani, yüzde 10’unun Muhammed, yüzde 7’sinin Mûsâ ve yüzde 4’ünün İbrahim dedikleri ortaya çıkmıştır. Bundan da anlaşıldığı gibi, eşkıyanın ancak yüzde 10’u Müslüman’dır.” (Salih Parlak-Denge Gazetesi; 09.11.2015, s. 9) 
*“Hak uğruna vermez bir mangır, hiç uğruna gider tangır tungur (Hayırlı işlere para vermeyenin, yatırım yapmayanın parası öyle bir gün gelir ki işe yaramayan yollarda çarçur olur, boşu boşuna harcanır gider).”  (Gemerek’ten atasözleri-Erciyes Dergisi; Şubat 2015, s. 31’den)
*“…Özing asgı bolma budun asgı bol/Budun asgı içre özing asgı bol!..”,  “…(Kendi çıkarını kollama, halkın çıkarını gözet/Kendi çıkarını, milletin çıkarı içinde gör!”  (Kutadgu Bilig-Yusuf Hâs Hâcib’den)    
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Sizleri bilmeyiz ama bu son “Askerî-Adlî –İdarî Darbe Girişimi” bize;  17’inci Yy.ın ilk çeyreğinde Osmanlı-İran Savaşları içinde yaşanan bir hadiseyi, “Bağdat’taki yerli asker ile Azapların kumandanı durumundaki Bekir Subaşı”nı hatırlattı.
Oldukça haris bir adam olan ve sahip olduğu askerî güç ve zenginlikle Vali Yusuf Paşa’yı iş yapamaz hâle getiren bu “zat-ı muhterem(!)”, “Vali Yusuf Paşa’yı ve Azaplar Yüzbaşısı Mehmet Ağa’yı öldürterek bütün hâkimiyeti ele geçirmiş ve dahası, sahte bir tayin emriyle de kendisini Beylerbeyi ilân ettirmişti. 
Hâdise İstanbul’a aksedince, Diyarbakır Beylerbeyi Hâfız Ahmet Paşa, Serdârlık tevcihi) rütbesi ile Bağdat’a gönderildi. Önce Hükûmet kuvvetlerine karşı başarı kazanan, bilâhare yenilen Bekir Subaşı, şehre kapanarak müdafaa durumuna geçti. Bir taraftan da Şah Abbas’a elçi göndererek, kendisine yardım olunduğu takdirde Bağdat’ı İran’a teslim edebileceğini bildirdi. 
Fırsatı ganimet addeden İran Şahı, Karçıkay Han’ın emrine 30 bin kişilik bir kuvvet vererek yola çıkarmış, böylece iki büyük devleti harbe sürükleyecek gelişmelere zemin hazırlamıştı. Ancak, Bekir Subaşı; çift taraflı bir siyaset takip ediyor, valilik makamında tutulursa, İranlıları kovacağını söylüyordu. Neticede, paşa rütbesi ile Bağdat Beylerbeyi yapılan Bekir Subaşı, kaleye gelen 300 İranlıyı hakaretlerle geri gönderdi. 
Mesele kapanmış gibi gözüküyordu. Lâkin 1623 Temmuz’unda, Şah Abbas birdenbire Bağdat’ı kuşattı.  O sırada, Hâfız Ahmet Paşa, Musul’da bulunuyordu. Musul Valisi Y. Hüseyin Paşa, bir miktar kuvvetle yardıma gelmesine rağmen, İran ordusunun tuzağına düşüp şehîd oldu. Bu arada İranlılar, gizlice temas kurdukları Bekir Paşa’nın oğlu Derviş Mehmed, Bağdat hâkimliğinin kendisine verileceğine dair Şah Abbas’tan vaad alınca, bir kapıyı açtırarak düşman askerini içeri soktu. 
Şah Abbas, şehri ele geçirince Bekir Subaşı’yı, bir kayığın içine bağlatıp, üzerine neft (ham petrol) döktürerek nehirde yaktırdı. Bağdat’ın Sünnî halkını katlettirdi. Valilik hayal eden oğlu Derviş Mehmed’i de Horasan’a sürdürdü.” (Bkz: Tercüman Gazetesi Türk ve İslâm Ansiklopedisi, İstanbul-1982, C. 5, s. 650)
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bu son “Askerî-Adlî-İdarî Darbe Girişimi” neticesinde yakalanıp muhakeme edilen suçluların; bilindiği gibi “AB”ye verilen sözler çerçevesinde “TCK”ndan çıkartılan “idam cezası” ile cezalandırılamayacakları aşikâr iken bizim bu târihi vakıayı hatırlatmamızın elbette ki bir mânâsı kalmıyor... 
Bir başka dikkatlerinize sunmak istediğimiz husus da “15 Temmuz” tarihinin, bundan tam 917 yıl önce “Haçlılar” tarafından gerçekleştirilen “Kudüs Katliâmı”nda  “70 bin Müslüman’ın kılıçtan geçirildiğinin yıldönümü” olmasıdır. Bu tarihin de “Darbeciler” ve onları yönlendiren “Üst Akıl” tarafından bilerek ve isteyerek mi tespit ve tayin edildiği de ayrı bir muammadır…
Her ne ise bu hainlerin ve bu cânilerin en ağır bir şekilde cezalandırılmasını, milyonların sağduyusu gibi elbette ki bizim gönlümüz de arzuluyor…
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız (biraz da fantastik) bir şiirimizi Siz Saygıdeğer Okuyucularımız ile paylaşalım istiyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
Tam “240 mermi”,  var “FETÖ” için saklı;
Önce “kitap”larını, şöyle bir-bir yutacak!..
Sonra da “başındayken”, o malûm “İblis” aklı;
“Darağacı” altına, şöyle bi oturacak;
“Rütbeliler” geçecek, “defne dalları” taklı!..
O her bir “parmağına”, ve o her bir “damara”;
Bir  “mermi” var girecek, çeksin bunu “kamera!..”
“Gözleri hep tavanda, ölümü çabuk ara!..”
“Rütbeliler” geçecek, “defne dalları” taklı;
“150 milyar dolar”, şimdi Sen bir “fukara!..”
“FETÖ”den sonra sıra, gelir “Öztürk(!) Paşa’ya”;
“Aynı tarife” uyar, bu “zevk-u temaşaya”;
“Kumpas” gibi inkâr var, bu “Seçilmiş Maşaya!..”
“Rütbelerin” geçecek, “defne dalları” taklı;
“Zaman”ın manşetleri, düşmüş şimdi “aşa…ya!..”
“Cumhur… a” ihanet var, “Akar Paşa’ya” terör;
“Bir sapık”a  hizmetin, “ödül”ünü  Sen de gör!..
 Şu “Gölbaşı Vahşeti”, bu Millete elbet kor!..
 “Rütbelerin” geçecek, “defne dalları” taklı;
Bundan gerü “yaşamak”, Seninçün “ölmekten” zor!..
Dün bir “General” idin, bugün sözde “Amiral”;
“Ordumuzun” içinde, sanki gizli “spiral”;
Ne “Güneş-Ay” görmüşler, ne de malûm bir “Hilâl!..”
“Rütbelerin” geçecek, “defne dalları” taklı;
 “Yemiş-içmiş” seneler, arama bir gün “helâl!..” 
“Meclis”ime “bombalar”, yağdıranlar bu kafa;
“Kaldır o kuş beynini, bak şöyle bu tarafa!..”
“Nâr-ı Cehîm”de yeri, râzılar hep “Araf’a!..”
“Rütbelerin” geçecek, “defne dalları” taklı;
Rabbim akıllar vermiş, kaldırdın Sen hep rafa!..
KAYIKÇ’Ali der imdi: “Asker-sivil iyi bak; 
Ne diyor yüce ‘Kur’ân’, ne diyor ‘Rabbim/El-Hakk?..’
‘Üst akıl’da neymiş ki, değilsen eğer salak!..”
“Rütbeliler” geçecek, “defne dalları” taklı;
 “Hepsi  de ‘ insan’  için, gel olma Sen bir  ‘malak’!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim