• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI
  • YENİ TRANSFERLER SAMİMİ AÇIKLAMALAR
  • PFDK'DAN ADANADEMİRSPOR’A BÜYÜK ŞOK !
  • BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ’TAN SAMSUNSPOR’A TAZİYE MESAJI

Suriye’nin Kuzeyinde Neler Oluyor

Prof Dr.Osman Köse

Suriye’nin Kuzeyinde Neler Oluyor

Suriye’de Esad rejimine karşı başlayan ve gittikçe farklı karakter gösteren iç savaşın kıvılcımı 2011 yılı başlarında ateşlendi. İlk zamanlar, en fazla bir yıl içinde Esad rejiminin çökeceği hesapları yapılmaktaydı fakat zaman içinde durumun hiç de böyle olmadığı görüldü. Savaş, Suriye’de rejime karşı oluyordu fakat buradaki “iç savaşı” koordine eden, hesaplar yapan ve yön tayin eden sadece burada çarpışan gruplar değildi. Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin ve İran gibi bölgede hesabı olan devletler savaşın gidişatı ve nasıl bir sonuca varması gerektiği üzerine mühendislikler yaptılar ve hala da yapmaktalar.

Ateş düştüğü yeri yakar misali savaştan en çok etkilenenler elbette bomba ve mermilerin üzerlerinde patladığı Suriye halkıdır. Esad rejiminin acımasız saldırıları, zaman içinde bölgede türeyen IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin katliamları Suriye’de hayatı cehenneme çevirdi. İç savaşın başlangıcından beri ölen sivillerin sayısı 300 binden fazla. Bu zamana kadar 9 milyona yakın insan yerlerinden göç ederek farklı bölgelere ve Türkiye başta olmak üzere komşu dış ülkelere göç etmiş bulunuyor.

Kısacası bir ülke 5 yılda her yönüyle mahvolmuş durumda.

Suriye’deki iç savaşta son aylarda yaşanan bir gelişme ise PKK’nın desteklediği ve hatta PKK’nın yan kolu olarak bilinen PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde IŞİD kontrolündeki bölgeleri alması ve buraya yerleşmesidir. PYD’nin işgal ettiği bölgelerin özelliği, Türkmenlerin yaşadığı yerler olması ve Türkiye sınırında bulunmasıdır.

Aslında Mayıs ayı sonlarından itibaren Amerika, IŞİD işgali altında olan Tel-Abyad ve çevresindeki mevzileri bombalamaktaydı. Son iki hafta içinde de PYD, kolay bir şekilde Tel-Abyad’ı alarak Halep’e kadar olan geniş bir alanı kontrol altına aldı. PKK destekli PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde Derik ve Haseka’dan Tel-Abyad ve Kobani ( aynel-arab)’ye, oradan da Haleb’e kadar uzanan Türkiye sınırındaki geniş alanı kontrol altına alması bölgede fiili bir durum yarattı.

            Amerika ve bölgedeki diğer yabancı güçlerin desteği ile kurulan ve Irak’ı da içine alan geniş bir alana yayılan ISİD’in elinde bulundurduğu Tel-Abyad ve çevresini neredeyse hiç direnmeden PYD’ye teslim etmesi dikkat çekici bir gelişmedir.

            Diğer önemli bir husus ise Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinde Ak Parti’nin güç kaybetmesi ve koalisyonlu bir yapının ortaya çıkması ile bölgedeki gelişmelerin aynı günlere denk gelmesi de ayrıca dikkat çekicidir.

            PYD, 2003 yılında kurulan ve terör örgütü PKK ile iç içe ve onun yan kolu olan bir kuruluştur. PYD’nin bölgede aktif hale gelmesi 2013 yılı başlarına dayanmaktadır. Türkiye’de çözüm sürecindeki rahatlıktan da yararlanarak serbestçe dolaşan PKK’nın her yönüyle PYD’ye yardım ettiği bilinmektedir. PKK’nın ve Amerika başta olmak üzere bölgede istikrarsız bir durum yaratmaya çalışan ülkelerin desteğini alan PYD’nin hedefi Halep’e kadar uzattığı koridoru daha aşağılara kadar çekip Akdeniz’e bir çıkış kapısı oluşturmaktır.

            Tüm bu gelişmelerin hedefi acaba Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye’ye sınır bir “Kürt devleti” mi kurmaktır?

            Bölgedeki siyasi ortama ve gelişmelere bakıldığında rotanın buraya doğru gittiği görülmektedir.

            Her şeyden önce bahsedilen bölgede PKK, Amerika ve diğer ülkelerin desteğiyle kurulacak bir Kürt devleti herkesten önce Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Bölgedeki gelişmelere kafa tutmak için güçlü bir siyasi iktidara ihtiyaç vardır. Fakat 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan siyasi tablo bölgede istikrarsız bir durum yaratmak isteyenlerin işlerini kolaylaştırmıştır. Türkiye bu yöndeki gelişmelere ileriki günlerde ses çıkartabilecektir fakat ortaya çıkan siyasi tablo gereği bu ses etkin ve güçlü olamayacaktır.

            Suriye’nin kuzeyindeki bölgeyi kontrol altına alan PYD, 30 yıldır Türkiye’yi kan gölüne çeviren PKK’nın yan koludur. Gerek çözüm süreci ve gerekse bu örgütün siyasi uzantısı olarak görülen HDP’nin güçlü bir şekilde TBMM’ye girmesi PKK’nın faal bir şekilde PYD’ye yardım etmesine ve onun hedeflediği noktaya kadar uzanmasına yardım edecektir. Kobani ( Aynel Arab) olayında nasıl ki güneydoğu illeri yakılıp yıkılmışsa, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki PYD terörünü engellemeye yönelik gayretlerinde de benzer görüntüler olacaktır. Hatta meclise kadar uzanan bu uzantılar uluslararası arenada Türkiye’yi zora sokabilecektir.

            PYD’nin işgal ettiği bölgelerdeki Türkmenler ve Araplar zor günler yaşamaktadırlar. PKK destekli PYD, bölgede yaşayan Türk ve Arap nüfusu zorla göçe zorlayarak, bölgenin demografik yapısını muhtemel bir Kürt devleti lehine değiştirmeye çalışmaktadır. Kısacası Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler Türkiye için pek hayra alamet değildir. Bölgedeki dengelerin değişmesi göç ve perişanlık demektir. Bu faturayı ödeyen ise Türkiye ve Türk halkıdır.

            Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan fiili durumun arkasındaki güçlü bir aktör Amerika’dır. Türkiye’nin doğal müttefiki olarak bilinen Amerika’nın bölgede ortaya koyduğu siyaset ve eylemleri Türkiye’nin aleyhine bir durum teşkil etmektedir.       Tüm Ortadoğu’nun bir asır sonra dünün sömürgeci ülkeleri tarafından tekrar dizayn edildiği bir dönemde Türkiye’nin mevcut siyasi tablo içine düşmesi hiç de iyi bir durum değildir.

            Bu nedenle PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu yeni kanton önümüzdeki günlerde çok konuşulacaktır.

Fakat Türkiye kamuoyunda en çok da bu çerçevede “çözüm süreci”nin konuşulacağı muhtemeldir.

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim