• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 20 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

SÛRETÂ “İNSAN” AMMA, ÇAYIR-ÇİMEN OTLUYOR!..

Ali Kayıkçı

    SÛRETÂ “İNSAN” AMMA, ÇAYIR-ÇİMEN OTLUYOR!..        
            *  “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyası ile bağlarını koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.
                                               Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.  Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”    (İsmet İnönü-Hatıralar, C. 2, s. 223)
                                                *   “40 yıldır ‘Osmanlıca’ ile meşgulüm. Bunun 30 yılı üniversitelerde ‘Osmanlıca’ okutmakla geçti. Gel gör ki hâlâ cahilim, hâlâ Millî Kütüphanede önüme getirilen her yazma eseri okuyup anlayamıyorum.”   (Ahmet Sevgi-Yeniçağ Gazetesi; 27.12.2014, s. 13)
                                                *   “Osmanlı’da din ve devlet birliği vardı. Devlet ile din kavgalı değildi. Devlet; dine hizmet etmekle, dini yüceltmekle yükümlü idi. (…) Fütühat-ı İslâmiyye müellifi Mekke Şafiî Reisüluleması Ahmed Zeynî Dahlan, ‘Hülefa-i Râşidînden sonra Kitap ve Sünnete en yakın devlet, Osmanlı devleti idi’ diye yazıyor.” (M. Şevket Eygi-Millî Gazete; 04.04.2015, s. 3)
                                                *  “Paranoya: Aşırı şüphe ile belli olan ve daha çok akıl yürütmeyi bozan müzmin rûh hastalığı.”-Sözlük

    S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere; “2-6 Aralık 2014 tarihlerinde Antalya’da 19. Milli Eğitim Şûrası”  toplandı ve bu toplantıda “Sosyal Bilimler Liseleri”ne mecburi/zorunlu, diğer liselere ise isteğe bağlı/tercihli olmak üzere “Osmanlıca” dersi konulması kararlaştırıldı. Bu karar üzerine de malûm cenahtan bir “salvo atışı”dır başlatıldı. 
                      Bu “yaylım ateşlere” karşı duran ve “Osmanlıca”nın millî ve mânevî eğitimimizdeki, târihî ve beşerî hayatımızdaki önemini dile getiren yazılardan biri de “Kayseri”de 38 yıldan beri çıkan ve 447. sayıya ulaşan “Erciyes Dergisi”dir ki, bu derginin “Mart 2015” tarihli nüshası, 17. sayfasında “Size Osmanlıcadan Diyeceklerim Var” başlığı altında yazan, “Tarih Öğretmeni Ahmet Çiçek”in makâlesidir.    
                       Sayın Ahmet Çiçek Bey bu makâlesinde, Şura karanını desteklediğini, bu adımın 87 yıllık büyük bir hatânın telâfisi olduğunu belirttikten sonra şöyle devam etmektedir:    
                       “Cumhuriyeti kurarken bir türlü kurtulamadığımız Osmanlı paranoyası, bedeli çok ağır hatalar yapmamıza sebep oldu. Ne gibi hatalar yaptık, bir kaçını sayalım: Meselâ ‘Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ ile eğitimimizi Osmanlı birikimlerinden arındırdık, meselâ ‘Harf Devrimi’ ile Osmanlıcayı ve Osmanlıca yayınlarını yasakladık, meselâ ‘Dilde millîlik’ diye dilimize mâlederek millîleştirdiğimiz kelimeleri hafızamızdan sildik, meselâ ‘Arşiv belgeleri’mizi çarçur ettik, atık kâğıt yaptık, sattık, mahzenlere tıktık…”  
                        = = = * = = =
“Anne Türkler geliyor!..”, diyen Batı insanı;
“Bitsin Osmanlı!..” diyen, “sözde Türk” insanları;
“Târih” yazdı bunları, her birin iyi tanı!..
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
Sorsan çok seviyorlar, herkesten çok vatanı…

“Tevhid-i tedrisat”tı, “Harf” ve “Dil Devrimleri”;
“Arşiv-târih satma”lar, “Allahsız yeminleri”;
Bir “inkâr fırtınası”, “kavurdu beyinleri”…
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
“Tanzimat” mikrobuyla, bozulmuş çok “genleri”…

“Harf” ve “Dil Devrimleri”, “din” ve “târih”e hasım;
Sorsan “yeni bir nesil”, “Âkif”te adı “Âsım”;
“Necip Fâzıl” ağlıyor, sürüyor benim yasım…
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
Ellerinde “mezura”, ölçüldü kafatasım…

“Harf” ve “Dil Devrimleri”, kesti “gönül bağı”mı; 
Dikti “Türk Dünyâsı”na, “Ağrı-Süphan Dağı”mı; 
“30’lu-40’lı yıllar”, yedi “gençlik çağı”mı…
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
“Mânevî” deprem oldu, diyemem “süt sağımı”…

“Harf” ve “Dil Devrimleri”, “Agop-Ataç” çağları; 
“Tekin Alp” dedikleri, “Moiz Kohen” ağları; 
“Kâfir-şeytân” üçlüsü, pekiştirdi bağları…
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
İşte “yağcı bir şâir”: Behçet Kemal Çağlar’ı…

“Harf” ve “Dil Devrimleri”, “İnönü” özetliyor; 
“Siyon” işin başında, “üçgen”ce gözetliyor;
KAYIKÇ’Ali “din-îmân”, cümlesini setliyor…
“Paranoyak bir hasta, Osmanlı düşmanları”;
Sûretâ insan amma, çayır-çimen otluyor…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim