• BIST 110.179
  • Altın 155,916
  • Dolar 3,8576
  • Euro 4,5431
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 8 °C
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE

ŞU “TEMİZ TOPRAKLAR”IN, “ÇAKIR DİKENİ” BUNLAR!..

Ali Kayıkçı

*     “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*     “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın!.. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!..” (Şeyh Edebali’nin Orhan Gâzi’ye Vâsiyetinden)
*     “Müslüman Doğu’nun bilge düşünürü Muhammed İkbal, Pakistan-Avrupa yolculuklarında, uçağı Türkiye sınırlarına girdiğinde, ayağa kalkar ve uçağı sınırlarımızdan çıkıncaya kadar ayakta yolculuk edermiş. Onun bu hâlini gören uçak görevlisi sormuş: ‘Efendim, niçin Türkiye sınırlarına geldiğimizde ayağa kalkıyorsunuz ve çıkıncaya kadar ayakta duruyorsunuz?’ Allame İkbal şöyle cevap vermiş: ‘Nasıl ayağa kalkmayayım, ki bu topraklar, Anadolu toprağı, nazargâh-ı ilâhidir, şehitler ve gaziler yurdudur, onun için saygı makamında ayağa kalkıyorum.’” (Prof. Dr. Mustafa Keskin-Erciyes Dergisi; Aralık 2015, S. 456, s. 5) 
*     “Elele verin, birbirinize sımsıkı sarılın. Allah yolunda dünyâda bir tek esir Türk kalsa, O’nu kurtarmak sizin gâyeniz olsun. İnsanlar fanidir. Ben ebedî âleme göçmek üzereyim. Cenâb-ı Hakk, Türkiye’mizi ve Türk-İslâm âlemini dünya durdukça muhafaza etsin. Doğu Türkistan hürriyete kavuşmadığı için gözlerim açık gidiyorum. İnşâ’Allah, sizin gözleriniz açık gitmez. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve unutmayın; birlikten kuvvet doğar.” (İsa Yusuf Alptekin-Eski Doğu Türkistan Cumhuriyeti Genel Sekreteri)  
*     “Dinini, dilini ve millî-mânevî değerlerini kaybeden milletler, tarihten silinmeye mahkûmdurlar.” (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk-Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı; 24.03.1993) 
*     “Milletler, aynı dili konuşan değil, aynı kültürü paylaşan topluluklardır.” (Gürbüz Azak-Türkiye Gazetesi, 12.12.1997, s. 2)
*     “Anadolu’da on bir bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet, târihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkûmdur… Dînimize, dilimize, mazimize, örf ve âdetlerimize sahip olmaya mecbûruz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolu’nun 31. Medeniyeti de yok olur… Şu güzel milleti, târih çöplüğüne gömerler.” (M. Necati Özfatura-Türkiye Gzt. 24.05.2002, s. 10)    

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere; ülkemiz topraklarının yüzde 3’ü “Rûmeli/Trakya”da ve yüzde 97’si de “Anadolu”dadır. Ve yine malûmları olduğu gibi; bu memleketin tarihi 11 bin yıl öncesine dayanmakta, birçok yerleşime beşik, çok sayıda tarîhî hadiseye ve medeniyete de sahne olmuş bir memlekettir. Ve de “Dünyâda tarıma dayalı üretim yapılan en eski yerleşim yeri”dir. Bu coğrafyada Hattiler’den bu yana Hititler, Asurlular, Urartular, Frikyalılar, Lidyalılar, Medler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar gibi onlarca devletin kurulduğunu ve beşerî yönden âdeta bir “insanlar ve kavimler bahçesi/tarlası” olduğunu görürüz. Ve bu bahçede/tarlada, bu devirlerden kalma “eserler” yanında “nesiller”in de bulunması akla ve mantığa uygun bir neticedir, diyoruz.  
 Bunu söylerken de yazımız başlığını neden o şekilde atma ihtiyacını da duyduğumuzu belirtmek istiyoruz.
Efendim; “Türkiye Gazetesi”nin 16 Aralık 2015 günlü nüshası 1. sayfasında yer alan ve 11. sayfada da detaylı bilgisi verilen “Osman Sağırlı” imzalı bir araştırma-habere göre; “Kimi milletvekili, kimi gazeteci, kimi bilim adamı. Meslekleri farklı ama görevleri aynı: Türkiye’yi karalamak” olan “İçimizdeki İrlandalılar! Yerli ama millî” olmayan-olamayan, “Her fırsatta Türkiye’yi AB, ABD, BM ve NATO’ya şikâyet eden muhalifler, karalama kampanyasında birbirleriyle yarışıyorlar.”
Bunlardan “Zaman Gazetesi Yazarı Şahin Alpay”, “Ak Parti Hükümetinin elektrik üretilecek ‘nükleer santral’de atom bombası yapacağı”nı iddia etmesi;  
“CHP Milletvekilleri Faruk Loğoğlu ile Aylin Nazlıaka’nın ABD Dışişleri Bakanı Kerry’ye bir mektup göndererek Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün olmadığı” şeklinde isnatta bulunması;
Bir başka “Gazeteci Ekrem Dumanlı’nın bütün dünya liderlerine mektup yazarak Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığını, gazetecilerin suçsuz yere cezaevlerine gönderildiği”ni söyleyip “uluslararası kamuoyunu Türkiye’ye karşı göreve dâvet” eylemesi; 
“HDP Eş Başkanı Demirtaş’ın Figen Yüksekdağ ile birlikte ‘Yargısız infazlar yapıldığı’ iddiasıyla Türkiye’yi BM’ye şikâyet”te bulunması;  
“ABD’nin başşehri Washington’da gerçekleştirilen bir panele katılan Koray Çalışkan, Baskın Oran ve Abdülhamit Bilici’nin Türkiye’yi yerden yere vurarak, Türkiye’de sınırlı demokrasinin bile olmadığını, terör örgütlerine destek veren ülkelerden biri olduğu” şeklinde iddialar ortaya atması; 
“Hürriyet Gazetesi Washington Temsilcisi Tolga Tanış’ın ‘Fransa’ya saldıran teröristlerin Türkiye’de kollandığını, Türkiye’deki bir DAEŞ davasında kafa kesenlerin korunduğu’nu” yazması; 
“İsveç parlamentosunda oylanan ‘Sözde Soykırım Tasarısı’na, Türkiye kökenli 4 milletvekilinden 3’ü (İbrahim Baylan, Yılmaz Kerimo, Gülan Avcı) ‘kabul’ oyu vermesi, değeri (Mehmet Kaplan)nin ‘çekimser’  oyu” kullanması;
“Türk Tabipleri Birliği’nin ‘Güneydoğu’daki terör operasyonları’  ile ilgili Dünya Tabipler Birliği’ne ‘Teröristlere ulaşamıyoruz’ diyerek” şikâyetçi olması; 
“Today’s Zaman Gazetesi’nin Türkiye’yi NATO’ya şikâyet ederek ‘muhafazakâr Erdoğan’ın Türkiye’yi yeniden şekillendireceği’ni belirtip O’nu durdurun” imasında bulunması; 
“İngiltere’nin başkenti Londra’da PKK propagandası yapan HDP’lilerin Türkiye karşıtı gösterilerde ellerindeki megafonlarla ‘Kürtlere katliâm yapıldığı’nı” savunması;
“Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde görev yaparak devletten maaş alan 100 akademisyenin Almanya Şansölyesi A. Merkel’e, Türkiye ziyareti öncesinde bir mektup yayınlamak suretiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şikâyet edip ‘Ziyaretiniz AB’nin en önemli değerlerlini çiğneyen siyasetçilere destek olarak görülecek’,  şimdilik gelmeyin” denmesi; 
“İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Yeşildere’nin Başkanı olduğu Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği tarafından Japonya Waseda Üniversitesi’ne bir çağrıda bulunularak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilecek ‘Fahri Doktor’ unvanının verilmemesi”ni istemesi; 
“Dağcı Nasuh Mahruki’nin sınır ihlâli yapan Rusya uçağının düşürülmesinden Türk halkının hedef alınmaması, bunu AKP’ye ödetin diye Putin’den rica”da bulunması; 
“Bir başka CHP Milletvekili Eren Erdem’in Rus televizyonuna bağlanarak ülkesi hakkında karalama kampanyası” başlatması ve “Türkiye DAEŞ’e öldürücü sârin gazı sattı” diye iftira atması… 
Diyoruz ve bu gelişmeler karşısındaki his ve düşüncelerimizi mısralaştırdığımız bir destan-şiirimiz ile de Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbi sevgi ve saygılarımızla…  
         
    = = = * = = = 

Şu “temiz topraklar”ın, “çakır dikeni” bunlar;
Atsanız atılmıyor, satsanız satılmıyor;
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”…
Yeseniz yenilmiyor, “çöpe” de atılmıyor;
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”…

Şu “temiz topraklar”ın, “ayrık otları” gibi; 
“Orda-burda” bitiyor, sökülmüyor hiç dibi;
Mevsim “yaz ortası”yken, sanki “Domuz Gribi”…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
Bu bir “salgın hastalık”, sarmış koca “Mağribi”…

Şu “temiz topraklar”ın, “eşek dikeni” sanki;
Ne “ot” ne de “çiçek”tir, ne lâzımsa o ân ki;
Bu ülkeye “yabancı”, sanırsın malûm “Yanki”…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
“Lenin-Stalin” göçtü, sanırsın o zamanki…

Şu “temiz topraklar”ın, “haşarat nesli” nerden?
“Soy”dan mı “sokak”tan mı, “zehir” alırlar ferden;
Kimi “mikrop” kapıyor, malûm “öğretmenler”den…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
“Nasîhat”lar sonuçsuz, kalır “NATO mermer”den…

Şu “temiz topraklar”ın, “kırk katlı yabancı”sı; 
“Harâm lokma” yiyorlar, ondandır bu “sancı”sı;
İşte “basın” yazıyor, “sansür” de “yalancı”sı…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
Bunlara “dikta” lâzım, “despot el”in kamçısı…

Şu “temiz topraklar”ın, “kötü örnek-eksi”si;
“İttihat” artıkları, “Komünizm’in etki”si;
“Para” var “şan-şöhret” var, “hazımsızlık tepki”si…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
“Sahibinin sesi”dir, “podyumların seksi”si…

KAYIKÇ’Ali şaşırma, “Tanzimat diken ekti”;
“İttihat ve Terakki”, ikiletti-berkitti;
“CeHaPe devri” geçti, “mâneviyat terk etti”…
Bir şeye benzemiyor, “Ebûcehil kavunlar”;
“Çarkçı Kemal” dün dedi, bugün tuttu “çark etti”…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim