• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Samsun 26 °C
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

Siyaset Hareketleniyor

Prof Dr.Osman Köse

Siyaset Hareketleniyor

7 Haziran seçim sonuçları açıklandıktan sonra siyaset yelpazesinde yaşanan birkaç günlük ateşli demeçler, sevinçler ve meydan okumalardan sonra nispeten sakin bir birkaç gün geçirdik. Biz seçim sonuçlarının getirdiği “yeni durum” ile meşgul olurken güneydoğu sınırımızda Türkiye için hayati gelişmeler oldu ve PKK’nın Suriye’deki yan kolu PYD sınırımızda boydan boya hâkimiyet sağladı.  

Bu süre zarfında iç siyasette koalisyon senaryoları konuşuldu ve hatta bazı basın organlarında “muhtemel bakanların” adları bile yazıldı ve çizildi.

Nihayet YSK düğmeye bastı ve Salı gün yapılan yemin töreninden sonra süreç başladı. Bundan sonra olacaklar belli. İlkönce TBMM başkanı seçilecek ve sonra da Cumhurbaşkanı en fazla oyu alan siyasi parti liderini hükümeti kurma görevini tevdi etmek üzere “saraya” davet ederektir.

Yani koalisyon turları başlayacak.

Türkiye, koalisyonlara yabancı bir ülke değil. İlk koalisyon tecrübesi 1961 yılında CHP çatısı altında ve AP Milletvekillerinin desteğiyle yaşandı. 1970 – 80 arası koalisyon hükümetleri dönemidir. Yine 1991 – 2002 arası da Türkiye’de koalisyonlar devridir.     

            Koalisyon deyince bu dönemlerden aklımızda kalanlar devalüasyon, borçlanma, pahalılık, yokluk, istikrarsızlık, kaos ve dış dünyada itibarsızlıktır. Belki bazıları Avrupa ülkelerinden bir kısmını “koalisyonların güzelce gittiği” devletler olarak örnek gösterebilirler. Fakat burası Türkiye; şartlarımız kendimize özgü ve ortakçılık maalesef yürümüyor.

            Türkiye 13 yıldır yaşadığı tek parti hükümetinin sonucu olan istikrar ve kalkınma modundan koalisyonlu döneme gelmiş oldu. Çaremiz yok ve bu süreci yaşamak zorundayız.

            Milletvekilleri TBMM’de yemin ettiklerine göre ilk durak, meclis başkanının seçimidir.

            Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM başkanı seçilmeden parti liderlerini saraya davet etmeyeceğini beyan etti. Buna göre meclis başkanı seçiminden sonra hükümeti kurma görevi muhtemelen en büyük siyasi parti olan Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davudoğlu’na verilecektir.

            Fakat partiler gayr-ı resmi olarak koalisyon için görüşmelerini gerçekleştiriyorlar. Basına yansıdığı şekliyle Ak Parti – MHP arasında yapılan görüşmeler bir noktaya gelmiş durumda.

            Meclis başkanının seçimi bu açıdan muhtemel koalisyonun rengini ve şeklini anlamak için bir gösterge olacaktır. Meclis başkanlığı koltuğu da koalisyon ortakları arasında pazarlık ve vaat konusu olacağı için “başkanlık” muhtemel ortaktan birine verilecektir.

            Peki Ak Parti – MHP koalisyonu olur mu?

            Tek başına hiçbir parti hükümet olamayacağına göre, mevcut yelpaze içinde en makul çözüm bu iki partinin hükümeti kurmasıdır. İki partinin hem teşkilat ve hem de seçmen tabanında beklenti bu şekildedir. İki partinin de kırmızı çizgileri mutlaka vardır. Bu kırmızı çizgiler üzerinde karşılıklı konuşularak bir mutabakat sağlanması muhtemeldir.

            CHP – MHP ve HDP’li bir koalisyon en olmayacak bir modeldir. Bu model kurtla kuzunun bir çuval içine girmesine benzemektedir. Bir kısım çevrenin arzu ettiği koalisyon şeklidir fakat MHP tabanı tamamen ve CHP tabanı ve teşkilatı da kısmen HDP’li tablo içinde görünmek istemeyeceklerdir.

            Bu anlamda HDP de kararlarını kendi özgür iradesiyle verebilecek bir parti olmadığını son zamanlardaki tavırlarıyla göstermiştir. Sürekli “Kandilden ayar alan” bir parti ile yola çıkmak diğer partilere zaten güven vermez. Bunun farkında olan HDP, rahat tavırlar sergileyerek ilk günlerde meclis başkan adaylarını açıkladı bile. Ayrıca TBMM’de yemin töreninde istiklal marşını okumayarak saygısızlık gösteren bir parti ile ne MHP ve ne de diğer partiler aynı çatı altına gelmeyeceklerdir.

Bu nedenle CHP – MHP – HDP koalisyon hesaplarının tutması  “olmayacak” senaryo olarak görünmektedir.

            Bu haliyle meclisten koalisyon çıkabilecek diğer formül Ak Parti – CHP koalisyon hükümetidir.

            Ak Parti - CHP koalisyonu, partilerin seçmen tabanlarının ve teşkilatların pek sıcak bakmadığı bir formüldür. Fakat eğer bu formül hayat geçirilirse var olan siyasi kutuplaşmanın yumuşamasına vesile teşkil edebilir. Fakat bu hükümet formülünü zayıf bir ihtimal olarak buluyorum.

            Her ne olursa olsun mevcut tablodan bir koalisyon hükümetinin çıkacağı kanaatindeyim. Olmazları görmeden bir erken seçime gitmek hiçbir partiye yarar sağlamayacaktır. Yeni seçilen vekillerin de beklentileri bu yöndedir. Çünkü bir daha listeye girememe veya seçilememe durumları vardır.

            Şayet bu tablodan bir hükümet çıkmazsa olacak olan bellidir. En yakın tarihte normal bir seçim yapmaktır.

            Koalisyon hükümeti kurulsa da yolun “bir noktasında”           Türkiye tekrar seçime gidecektir.

           

           

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

           

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim