• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 6 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 13 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

Sindirim Sistemi İçin Hareket Edin!

Sindirim Sistemi İçin Hareket Edin!
Sindirim sistemi vücudumuzun ikinci beyni olarak adlandırılır. Bu beyni korumak için bol su içmeli, liften zengin beslenmeli ve en önemlisi de egzersiz yapmalısınız

Sindirim sistemi, milyonlarca sinir hücresinin bir araya gelerek oluşturduğu nöron ağlarından meydana gelir. Bu sistem, ruh halimiz ve duygu durumumuz başta olmak üzere yaşamsal fonksiyonlarımızın büyük kısmını direkt olarak etkiler.
Bilim adamları, duygu ve davranış dünyamızı bu denli etkileyen nöron ağlarının bağırsakta yoğunlaşması sebebiyle bağırsağı, 'ikinci beyin' olarak isimlendiriyor. Gastrointestinal sistemi kontrol eden sinir sistemine enterik sinir sistemi adı verilir.
Enterik sinir sistemi, bağırsakların yönetim merkezini oluşturan gastrointestinal sistemdeki nöronlar topluluğudur ve merkezi sinir sisteminden bağımsız hareket ederler. Bu sinir ağı, ağızdan anal bölgeye kadar tüm organları kaplayan bir tüp gibidir.
Yaklaşık 9 metre uzunluğundaki bu güzergahta 100 milyondan fazla nöron bulunur. Teknik olarak bu rakam, beynimizde taşıdıklarımıza eşit ya da fazladır.
HİSSETMEMİZİ SAĞLIYOR
Milyonlarca nöronun bir araya gelmesiyle oluşan enterik sistem, gastrointestal sistemde olup bitenleri hissetmemize olanak sağlar. Mesela yemek borumuzda takılıp kalan ilacı, midemizde serinlik hissi uyandıran soğuk suyu ya da bağırsakta biriken dışkıyı bu sistem sayesinde hissederiz.
Enterik sistem, vazifesini yerine getirmek için beyinden gelen sinyallere ihtiyaç duymaz. Üzerine düşenleri, tamamen kendine özgü işleyen sistemin gereği olarak yerine getirir. Bu devasa sinir ağı, tıpkı beynimizdekine benzer bir sistemle çalışır ve kendi içinde görevli 30 farklı sinir taşıyıcısı bulunur. Yapılan araştırmalara göre, mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin adlı hormonun yüzde 90'ı bağırsaklarda bulunuyor.
Bu sebeple seçilmiş serotonin inhibitörü sayılan antidepresan ilaç kullanan kişilerin bir kısmında, belirgin bağırsak problemleri -yan- etkisiyle karşılaşılıyor. Günümüzde birçok kişi, irritabl (huzursuz) bağırsak sendromu hastalığına yakalanıyor.
Huzursuz bağırsak sendromu; kişide kabızlık, ishal, şiddetli gaz gibi şikayetlere sebep olur. Yapılan araştırmalar, huzursuz bağırsak sendromunun bağırsaklarda aşırı serotonin bulunmasından kaynaklandığını gösteriyor.
Bu hastalığın en önemli sebeplerinden biri de stres. Yapılan araştırmalar; aniden üzülen, sıkılan ya da depresyona giren kişilerin sıklıkla huzursuz bağırsak sendromu teşhisi aldıklarını gösteriyor. Bu veriler sebebiyle, bilim dünyasının bir kısmı huzursuz bağırsak sendromuna, mental ikinci beyin hastalığı ismini veriyor.
İSHAL HASTALIK DEĞİL!
Bağırsakta görülen hastalıklar söz konusu olduğunda akla gelenlerin başınsa ishal bulunur. İshal, aslında bir hastalık değil, semptomdur. Sık tuvalete çıkma, ishal teşhisi için yeterli değildir. Dünya Sağlık Örgütü, günde üç defadan fazla, 250 gr'dan çok ve en az yüzde 70'i sıvı halde dışkılamanın, ishal teşhisi için uygun olduğunu belirtti.
Tabii bu oranların yetişkinler için belirlendiğini unutmamak gerekir. İshal, bakterilerin sebep olduğu bir durumdur. Bu özelliği sebebiyle alınan gıdaların temizliğine dikkat etmek; korunmak için yapılacaklar arasında ilk sırada yer alır.
İshale sebep olan bakteri, virüs ya da parazitler; iyi yıkanmamış sebze-meyveler, bozulmuş gıdalar ve kirli su ile vücudumuza girerler. İshal; akut ve kronik olmak üzere iki ana başlık altında gruplanabilir. Akut ishal, aniden başlayıp biten ve yaklaşık iki hafta süreyle görülen ishaldir.
Kronik ishal ise 15 günden fazla süreyle görülür. Sindirim sistemi, gün boyu çalışır ve zamanının büyük kısmını yediğiniz sağlıksız besinleri işlemek için harcar. Sağlıklı bir sindirim sistemi için yapmanız gereken ilk şey, bağırsaklarınızı susuz bırakmamaktır.
Şişkinlik ve kabızlığın sebeplerinden biri de bağırsakların yavaş hareket etmesidir. Hareketi hızlandırmak için su içmek, yapılacakların başında gelir. Sağlıklı bir sindirim sistemi için yapılması gereken bir diğer şey ise fiziksel aktivitedir.
Egzersiz yapmak, bağırsaklardaki kan akış oranını artırarak sindirimi hızlandırır. Uzmanlar, günde 10 bin adım atmanın hem genel vücut sağlığınız, hem de bağırsak sisteminiz için son derece faydalı olduğunu vurguluyor.
Haftada en az dört gün 30'ar dakika egzersiz yapmak da aynı etkiyi gösteriyor. Yürümekten hoşlanmayanlardansanız, yüzme ve benzer aktiviteleri tercih edebilirsiniz.
GÜNDE 30 GRAM LİF ALMALISINIZ
Tuvaleten çıktıktan sonra ellerinizi yıkıyor ve böylece bulaşan mikroplardan arınıyorsunuz, değil mi? Peki bağırsaklarınızı neden 'yıkamıyorsunuz'? Bağırsaklarınızda biriken faydasız artıklardan kurtulmanın yolu, lif ağırlıklı beslenmekten geçer.
Lif sistemde adeta su vazifesi görerek, bağırsaklarınızın olması gerektiği şekilde boşalmasına yardımcı olur. Liften zengin beslenmek, sindirim siteminizin sağlığı için altın değerindedir. Tam tahıllı gıdalar, lif zengini meyve sebzeler; günlük diyetinize mutlaka eklemeniz gerekenler arasında yer alıyor.
Normal beslenen bir kişi, günde ortalama 15 gr. lif tüketebiliyor. Oysa uzmanlar, günlük lif tüketimimizin 30 gr. olması gerektiğini söylüyor. Aradaki bu farkı kapatmak için lif zengini gıdaları tercih etmek gerekiyor ki bunların başında elma geliyor! Lif, ayrıca dışkıda su tutulmasını da sağlar. Böylece kabızlık problemi ortadan kalkar.
TUVALETE SIK GİTMENİN SEBEBİ HAREKETLİ BAĞIRSAK
Vücuda giren mikroorganizmalar bağırsağa ulaştıklarında, bağırsak duvarında iltihaplanmaya sebep olarak, hareketi artırırlar. Sisteme girmeleriyle beraber, bir kısmı su ve iltihaplı hücrelerin geçişini kolaylaştırırken bir kısmı da salgıladığı zehirli toksinler sebebiyle su ve tuz geçişini artırırlar. Böylece sıvı dışkı oluşur ve hareketlenen bağırsak, kişinin sıklıkla tuvalete gitmesine sebep olur.
EN FAYDALI PROBİYOTİK: YOĞURT
Probiyotikler, insan bağırsağında doğal olarak bulunan faydalı mikroorganizmalardır. Faydalı bakteri olarak da tanımlayabileceğimiz probiyotikler; kötü beslenme, antibiyotik kullanımı ve zararlı bakterilerin etkilerine karşı vücudu korumakla görevlidirler.
Bağırsaklarda bulunan faydalı diğer bakterileri de kontrol eden probiyotikler, günlük diyetinize mutlaka eklemeniz gereken bir kaynaktır. Peki en doğru probiyotik kaynağı nedir? Tabii ki yoğurt! Yoğurdun mucizevi faydaları hakkında yazdığım yazıya arşivden ulaşarak bu mucize gıdanın diğer faydaları hakkında da bilgi alabilirsiniz.  Sabah

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • GÖZLÜK VE LENSTEN KURTULABİLİRSİNİZ02 Kasım 2017 Perşembe 13:48
  • STRESTEN UZAK DURUN26 Ekim 2017 Perşembe 11:40
  • SAĞLIĞINA KAVUŞTU25 Ekim 2017 Çarşamba 12:27
  • BÜYÜK ANADOLU MUHTARLARI UNUTMADI22 Ekim 2017 Pazar 13:24
  • Sağlık Bakanı Demircan Samsun'da 21 Ekim 2017 Cumartesi 13:09
  • MÜSİAD'LA KURUMSAL SAĞLIK ANLAŞMASI21 Ekim 2017 Cumartesi 11:58
  • DÜNYA ANESTEZİ GÜNÜ18 Ekim 2017 Çarşamba 12:46
  • ROMATİZMAL HASTALIKLARA DİKKAT17 Ekim 2017 Salı 12:56
  • 20. YILINDA BÜYÜYEN GELİŞEN HASTANE16 Ekim 2017 Pazartesi 12:34
  • KANSERE KARŞI FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ15 Ekim 2017 Pazar 13:10
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim