• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 23 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

“ŞİİR”DE “NAZÎRE” ÜSTÜNE BİR “EDEBÎ SOHBET”

Ali Kayıkçı

*   “Oku! Seni yaratan Rabbinin adıyla.  Oku!.. O, keremine nihayet olmayan Rabbindir; kalem ile yazı yazmayı öğreten de O’dur. O, insana bilmediği şeyleri öğretti. Sakın okumazlık etme; çünkü insan, kendini nasîhate ihtiyacı yokmuş görmekle muhakkak azgınlık eder!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Alak Sûresi, âyet 1-7’den)
*   “Bazı şiirler, elbette apaçık bir hikmettir…”, “Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa, hemen alır.”,  
*   “Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır...”, “Şâir Hassan’ın sözleri, düşmana ok yarasından daha tesirlidir…”,  “Şiir, bir söz ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir...” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)        
*   “Bizce şiir, mutlak hakikati arama işidir… Mutlak hakikat Allah’tır…”,  “Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolundan arama işidir… Şiir, türlü tecelli yoluyla Allah’tan gelir; ve bütün bu perdeleri devirerek Allah’a yol açmaya doğru gider…”,  “Şâir odur ki; renk, çizgi, ses, ahenk, hacim, pırıltı, ışık, buud, hareket, eda, mânâ, her tecelliyi şiir, şiiri de Allah için bilir…”, “Renk renk hâtıralarım,  oda oda silindi/Anne kokan bir Türkçem vardı, o da silindi.”  (Necip Fâzıl Kısakürek-Çile)
*   “Şiir, nesirden bambaşka bir hüviyettedir. Şiir duygusunu lisan hâline getirinceye kadar yoğurmak, onu çok toplu bir madde hâline sokmak, o kadar ki, mısra güyâ hissin ta kendisi imiş gibi okuyucuya samîmî bir vehim vermek”tir.        (Yahya Kemâl Beyatlı)

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                      Bilindiği üzere; eskiden gazetelerin başyazarları, haftanın belli günlerinde gündemin dışına çıkarak farklı konularda, çoğunlukla da “edebî sohbetler” yaparlar ve bâzen de kalem veya halk şâirlerini köşelerine taşırlar ve okuyucularına tanıtırlardı. 
Bugün biz de dilerseniz böyle bir konuyu sütunlarımıza taşıyalım ve “günün hay-huyundan”, “sen zot-ben zot tarzı siyasî çekişmelerinden” ve de giderek “ayağa düşmekte olan söz söyleme adabından”  şöylece bir uzaklaşalım, diyoruz…
      Samsun’umuzun olduğu kadar ülkemizin de şöhreti sınır aşan isimlerinden “Eğitimci-Şâir, Nâşir ve Yazar (Prof. Dr.) Hayrettin İvgin”in “Sahibi” bulunduğu “Kültür Çağlayanı” isimli derginin Temmuz-Ağustos 2012 tarihli 15. sayısı 46. sayfasında; bundan yaklaşık 20 yıl önce “Üstâd Şâir Halil Soyuer” tarafından kaleme alınan bir şiir var. Oldukça dikkat çeken ve Sayın Hayrettin İvgin’e ithafen yazılmış bulunan “Gönlüm” başlıklı bu şiirde aynen şöyle denilmektedir:

    “Gelin şu gönlüme dostlar bir bakın
    Nesi var nesi yok, sayın içinde
    Konuşun, doğru mu söyledikleri?
    Bir görün, şu gönlüm, neyin içinde.

    Onu hiçbir umut, eğlemez bazen, 
    Kendini günlere bağlamaz bazen
    Çok acı çekse de ağlamaz bazen
    Bazen şeker olur, çayın içinde.

    Hiç yoktan kendine bazen kızar da
    Olmayan şeyleri arar pazarda
    Bazen bir tek sözle aklı bozar da
    Oyun oynar durur, oyun içinde.

    Haydi derim bazen işin rastgele
    Bülbül olsa, dönüp bakmaz her güle
    Bilmem ne yapsam ki ben bu gönüle
    Küçük balık arar, suyun içinde.

    Bal için aylarca bekler arayı
    Her tavuk önüne atmaz darıyı
    Kurt olsa, bir yerde görse sürüyü
    Kuzu arar onca,  koyun içinde.

    Neyi ister Halil, şu gönlün neyi?
    Ne derdi bıraktı ne de sevmeyi
    Sevgi dense, gözü görmez bir şeyi
    Sevgiye yıl sorar, ayın içinde.”
            * - * - * - * - * - 
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
4 Ocak 1921 tarihinde Balıkesir Havran’da dünyâya gelip 17 Ocak 2004 gününde de rahmet-i Rahmân’a kavuşan ve geride tam 18 şiir kitabı ile “Anılarla Şairler Albümü”, “Şair Dostlarım”, “Ankara Kabadayıları” gibi örnek hâtıra ve araştırma eserleri de bırakan “Soyuer” üstâdı yâd etmek için O’nun bu güzel şiirine biz de bir nazîre kaleme aldık. 
Bilindiği üzere “Nazîre”; bir söze, bir davranışa karşılık olarak ve ona benzer biçimde söylenen söz veya yapılan davranış demektir. Edebiyatta ise; bir şiire biçim ve muhteva/içerik bakımından benzetilerek yazılmış şiirler, bu başlık altında toplanmışlardır. 
Biz de “Üstâd”ın yukarıdaki şiirine şöylece bir “nazîre” yapalım dedik. Beğeneceğiniz ümidiyle… 
    
“Gelin şu gönlüme, dostlar bir bakın!”
Kâhı ok kesilmiş, yayın içinde…
“Konuşun, doğru mu söyledikleri?”
İnternet-Twıtır, çağın içinde…

“Onu hiçbir umut, eğlemez bazen”
    Tevazu ehlidir, yeğlemez bazen; 
    Çıkana râzıdır, sağlamaz bazen; 
    Demez altun vardır, dağın içinde…

    “Hiç yoktan kendine, bazen kızar da”
    Ayna karşısında, kendin süzer de; 
    Bazen yanlış işi, baştan sezer de; 
    Demez solcu vardır, sağın içinde…

    “Haydi derim bazen, işin rastgele”
    Ekin rahmet göre, harmanın yele; 
    Yola çıktığında, arkadaş gele; 
    Her bağ bozumuna, bağın içinde…

    “Bal için aylarca, bekler arıyı”
    Lâcivert görünce, özler sarıyı; 
    Nani’ye verilen, onca parayı; 
    Onca takdir-tebrik, yağın içinde…

    “Neyi ister (Ali), şu gönlün neyi?”
    Hamsiköy yaylâsı, çobanı-beyi; 
    Ar’lı söz-duâlı, güzel Türkçeyi; 
    Sittin sene içre, ayın içinde…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim