• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 21 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

“ŞEYTÂN”IN ÖNÜNDE, “DİLLE EĞİLMİŞ!..”

Ali Kayıkçı

*   “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın      yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak  ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”  (İsmet İnönü- Hatıralar, c. 2. S. 223)
 *   “Artık 1935’teyiz. On iki senelik bir müddet zarfında, yeni Türk, kendine yeni bir ruh, yeni bir ahlâk, yeni     bir tarih, hattâ, Allah’ı artık Tanrı diye andığı için, diyebilirim ki yeni bir Allah yaratmıştır.”  (Kemalizm-Tekin Alp; Prof. Dr. M. Fuad Köprülü’nün önsözü ile Cumhuriyet Gazete ve Matbaası-İstanbul 1936, s. 171.    
 *  “Kamalizm, bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dinidir.” (CHP Edirne Milletvekili Şeref Aykut)
*   “1930’lar milliyetçiliğinin ırkçılığa yaklaştığı, ilmî temellerden uzaklaştığı iddia edilebilir. Ancak daha ağır hata, din unsurunu bertaraf eden bir milliyetçilik anlayışıdır ki, bu Türk milliyetçiliğinde mümkün değildir. Zira İslâm olmaksızın Türk milliyeti düşünülemez.”     (Yılmaz Öztuna-Türkiye Gazetesi, 23.10.1994)
*   “Türkçeye mâlolmuş, milletimiz tarafından anlaşılan ve kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri atarken, asıl hedefleri, Türk insanının dinî inancı ile olan bağlarını koparmaktı.” (Prof. Dr. İsmet Miroğlu-Türkiye Gazetesi, 27.11.1995
  *    “İsrail, 1948’de kurulurken 5 bin yıl evvel kullanılan İbraniceyi resmi alfabe olarak kabul etti.  Kaybolup giden bir dil, yeniden hayat buldu. (…) Tek parti zihniyetinin Osmanlı muhalefeti, İslâm düşmanlığından ileri gelmektedir. İslâm’a düşman olanlar; imâna da, ezâna da, namâza da, camiye de, elifbaya da düşmandır.”   (Rahim Er-Türkiye Gazetesi; 11.12.2014, s. 3)
*      “Kemalizm, seri ve verimli bir hain üretme makinesiydi… Kendini bir ulusun kurtuluşu için yegane yol olarak gören bir ideoloji üstü bir inançtı… Türkiye’de doğmuş her bireyin istese de istemese de hüküm giydiği yegane kurtuluş reçetesiydi. Tek çareydi, tek kimlikti, tek yoldu. Bir seçim değildi, bir görüş de     değildi. O yüzden ona muhalefet de farklı veya karşı görüş kategorisinde değildi, ihanetti. Dolayısıyla muhalifleri yoktu, hainler vardı.”    (Ceren Kenar-Türkiye Gazetesi)
*   “Türkçeye mâlolmuş, milletimiz tarafından anlaşılan ve kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri atarken, asıl hedefleri, Türk insanının dinî inancı ile olan bağlarını koparmaktı.” (Prof. Dr. İsmet Miroğlu-Türkiye Gazetesi, 27.11.1995 *     ”CHP’nin politikaları belirsiz ve halktan kopuk bir muhalefet anlayışı var. Bu partinin iktidar hedefi     ve umudu yok.” 
(Emine Ülker Tarhan-CHP eski Grup Bşk. Vekili)

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                       Bir dönem “İstanbul Milletvekili” olarak parlamentoda da hizmet vermiş bulunan, “Türkiye Gazetesi Köşe Yazarı Sayın Fuat Bol” 25 Kasım 2013 günlü yazısının bir yerinde, aynen şöyle demekte idi:
    “CHP’nin milliyetçiliği; Türk milliyetçilerini tabutluklarda işkencelere tabi tutmak; vatana sığınan Ahıska Türklerini Sovyet Rusya’ya verip kurşuna dizilmelerine seyirci kalmak…”    
Bunu şimdi niçin hatırlayıp gündeme taşıdınız diye soracak olan okuyucularımıza, aynı gazetenin 27 Şubat 2016 tarihli nüshası 1 ve 16’ncı sayfalarında yayımlanan bir haberde, bu defa mahut partinin “Bu kadarına da pes!” dedirten bir vekili (Hilmi Yarayıcı)nın, “Memlekette dört kişiden biri sosyal demokrat yapıya sahip diyebileceğimiz, içinde liberali, soldan sağdan Alevisi, Sünnisi, soldan sağdan ilericisi, sol sosyalisti oluştururken; diğer üç tanesi yobaz ve bağnaz!” demesi ve de bunu İngiltere’de “CHP Birleşik Krallık Birliği”nin tertiplediği bir yemekte söylemesi… 
Hatay’dan “Milletvekili” olmuş, fakat adam olamamış bu “birey” için şâirimiz acaba ne demiş, neyi nasıl söylemiş?..
Diyoruz ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı “Âşık Derebahçeli” ile başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = =
“Resmi”ne baktım da, dedim “Bu adam!..”;
“Konuştu” anladım, meğer “değil”miş;
Bir de “vekil” derler, “asıl”dan “cüdam!..”
“Şeytân”ın önünde, “dille eğilmiş”;
“Teşhis”te yanıldım, bu büyük hatâm!..

Bana “bağnaz” demiş, üstelik “yobaz”;
İkimiz de yanlış,  ben deyim biraz:
“İnönü”den kalmış, bu lâflar miras!..
“Şeytân”ın önünde, “dille eğilmiş”;
“PKK”ya doğru, kalmış son “viraj!..”

Bana “bağnaz” demiş, “6 okçu” bey;
Başka bir “fikir” yok, ona bu “her şey”;
“Beyni uyuşmuş”un, “sözcükleri mey…”
“Şeytân”ın önünde, “dille eğilmiş”;
Çoktan “çukur” olmuş, görünür “dikey!..”

Bana “yobaz” demiş, “Londra ağzı”yla;
“İngiliz âşığı, Hatay sazı”yla;
Kimi “tetik” çeker, kimi “sözü”yle…
“Şeytân”ın önünde, “dille eğilmiş”;
Hizmeti “Kandil”e, “Haçlı özü”yle…

Ey “DEREBAHÇELİ”, “ibretlik” bunlar;
“Ebû Cehil” tipli, “şalak kavun”lar;
“Birleşik Krallık”, duysun “sunumlar!..”
“Şeytân”ın önünde, “dille eğilmiş”;
“Cife diyarı”nda, doysun burunlar!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim