• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 17 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

SEYFİ GÜNAÇTI ve “GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE” -2-

Ali Kayıkçı

(Bir Edebiyat Sohbeti)
== 2 ==
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Eğitimci Yazar Seyfi Günaçtı”yı bilip tanıyanlar, mutlaka onun “Terme Bilgi Gazetesi”nde yazdığı dikkat çekici köşe yazılarından bir veya birkaçını mutlaka hâtırlıyacaklardır.
Çünkü O, rahmetli  “Eyüp Şentürk”ün dâveti üzerine Mayıs 2006’dan beri bu haftalık gazetede yazı yazmayı sürdürdüğü gibi  köşe yazılarından ilk 75 tanesini “Bakış Açısı” adı altında Mayıs 2011’de kitaplaştırmış, ardından da bir yıl sonra  79 köşe yazısını ise yukarıdaki başlıkta adı geçen eseri ile okurları ve öğrencilerinin karşısına bir defa daha çıkarak takdirlerini kazanmasını bilmiştir…
Diyerek kendisinden kısaca bahsettiğimiz  Günaçtı’nın, Eğitimci Şâir ve Yazar Ahmet Sezgin’in tavsiyesine uyarak bize imzalayıp göndermek lütfunda bulunduğu “Geçmişten Günümüze”sini yayına hazırlayan “Samsun Erol Ofset Matbaacılık Yayıncılık Ambalaj San ve Tic. Ltd Şti”,  arka kapakta yazarını şu şekilde tanıtmaktadır, diyerek de dünkü yazımızda hayat hikâyesini verdiğimiz kıymetli hemşehrimizle ilgili tanıtmaya bugün de devam eyliyoruz:
Örnek  Fikirler, Kıymetli Tavsiyeler:
Eğitimci Yazar Seyfi Günaçtı’nın bu son eserinde yer alan köşe yazılarından birinde,  “Opera ve Bale” konusunda oldukça dikkat çekici örnek fikir ve tavsiyeleri ile karşılaştık. “Bayburt Bayburt Olalı” başlıklı bu makâlesinin bir yerinde Sayın Günaçtı,  (sayfa: 80-81’de) aynen şöyle demektedir:
“(…) Bir kere balenin figürleri, oyuncuların kılık ve kıyafetleri bize, bizim değerlerimize, örf ve adetlerimize ne kadar uyar? Bu elbise bize göre değildir. Bize göre dikilmemiş ki şu kadar zamandır ülkede var olmasına rağmen bu millet onu alıp üzerine giymemiş. Opera ve bale Türkiye’de dar bir alanın dışına çıkamamış. Devlet destekli olmasına rağmen halkla bütünleşememiş.  
Devlet Opera ve Balesi ne iş yapar? Kimlere hizmet verir? Bu ülkeye ve bu ülke insanına bir faydası var mıdır? Bir yılda kaç biletli seyirci gösterilerini izlemiştir? Sanatçısı, çalışanı, kirası, suyu, elektriği… gibi giderleri de dahil olmak üzere, devlet bütçesinden yılda ne kadar para çıkmaktadır?
Şu günlerde pek çok devlet kurumunu özelleştirme gayreti içindeyiz. Madem bu kadar faydalı, bu kadar gerekli(!), neden devlet Opera ve Balesi’ni de özelleştirmiyoruz?
Herkes kendi inançları üzere yaşayabilir. Herkes istediği mesleği seçebilir. İstediği müziği icra edebilir. Bu herkesin en tabii hakkıdır. Ancak milletin parasıyla bir şeyler yapılacaksa, millete rağmen değil, milletin değerleri ve istekleri göz önüne alınarak yapılmalıdır.”
Biri “adet” kelimesindeki “imlâ/yazılım” hatâsı ile biri de “izlemek” kelimesindeki “yanlış kullanım” yeri şeklindeki noksanlıkları görmez isek bu fikirlerin altına değil ki “imza”mızı, hani derler ya, “kalıbımızı” dahi basmamak ne mümkün!.. Sayın Günaçtı’yı can-ı gönülden tebrik eyliyor ve bu ve benzeri gayretlerinin âhıret sermayesi olmasını da Cenâb-ı Allah’tan diliyoruz…
Eserdeki “İmlâ/Dizgi” Yanlışlı Kelimeler:
Yukarıda “adet kelimesindeki imlâ/yazılım hatâsı”ndan bahsettik.  Eserin 133, 134 ve 159. sayfalarında da maalesef aynı hatâyı görüyor ve “sayı, baş, miktar” belirlemek için kullanılan “adet” kelimesi ile “örf ve âdet” ile “hanımların muayyen günleri” için kullanılan “âdet”  kelimesi/sıfatının burada mutlaka (^) işareti ile yazılması gerektiğini hâtırlatmak istiyoruz.
Diğer  taraftan; “sebze-meyve pazar yeri” olan “hal” ile “durum/vaziyet” bildiren “hâl” (s.: 16, 21, 38, 50, 52, 57, 66, 68, 69, 92, 101, 104, 113, 130, 131, 132, 148, 153, 159, 160, 174, 179, 180, 181, 182, 195, 217 ve 218) arasındaki fark, o inceltme işaretinin konulması ile sağlanmaktadır ki, yukarıdaki sayfalarda maalesef bunlar konulmamıştır.
Aynı şekilde; amcanın kız kardeşi olan “hala” ile “durum/vaziyet ve devamlılık bildiren” hâlâ (s.: 42, 54, 95, 99, 101, 126,. 185 ve 206) arasındaki fark da aynı işaret olmadığı için hatâlı yazılmıştır.
Bir başka önemli husus da “söylendiği gibi yazılan ve yazıldığı gibi okunan” ve bu hâliyle de örnek bir lisan olan Türkçemizdeki  aşağıdaki kelimeleri  mutlaka (^) işaretli yazmak lâzım gelirken maalesef bu kurala riayet edilmediği görülmüştür:
Layık (s.: 12), ahlak (s.: 16, 175), İslam (s.: 30, 43, 103, 123, 125, 126, 144, 145, 160 ve  219), mana (s.: 32, 160, 172, 183, 219 ve 220), salat (s.: 39), selam (s: 39, 63, 140, 152, 160 ve 183), helal (s.: 49 ve 139), tilavet (s.: 68), şelale (s.: 83), plan (s.: 83, 91, 94, 95, 98 ve 99), imkan (s.: 85, 87, 92, 93, 95, 108, 139, 144, 149, 165, 187, 201 ve 222), lakin (s.: 92), hayal (s.: 94 ve 164), filan (s.: 97), lamba (s.: 101), rüzgar (s.: 110, 177 ve 218), mübarek (s.: 114, 119 ve 220), teala (s.: 115 ve  203), günah (s. 115 ve 125), şikayet (s.: 117 ve 177), hilal (s.: 122, 123 ve 124), ihya (s.: 126), felaket (s.: 127), laf (s.: 128 ve 160), ilaç (s.: 129 ve 148), ilave (s.: 133, 167), mesela (s.: 133), milli (s.: 134), zekat (s.: 136 ve 137), zeval (s.: 147 ve  149), ziyaret (s.: 152, 165 ve 215),  ilahi (s.: 157), Kabe (s.: 157 ve 161), mücadele (s.: 161), cenabı (s.: 164, ezan (s.: 173), hikaye (s.: 183, 185 ve 187), telaş (s.: 184), silah (s.: 186), aşık (s.: 203), ceylan (s.: 218), evlat (s.: 220) ve plan (s.: 222).
Bir başka husus da söyleyişleri aynı olan, fakat (g) harfinden sonra araya bir (u) harfi konulup konulmaması ile farklı yerlerde kullanılan bir kelimemiz var ki o da gurup/grup’tur. Güneşin doğuş ve batış ânını anlatmak için yazılan “gurup” ile sayı, baş gibi nitelikleri belirtmek için yazılan “grup” gibi. Eserde bu ikinci şekilde ifâde edilmek istenmesine rağmen (u) harfi ilâvesiyle yanlış yazılan bir kelime olarak “gurup” şu sayfalarda karşımıza çıkmıştır:  9, 10, 83, 90, 107, 117, 130, 148, 152, 154, 156, 157, 190, 202 ve 207.
Buna benzer bir hatâyı da “film” kelimesinde görüyoruz ki o da (filim) şeklinde yazılmış (s.: 134).
Bunların “yeni bir baskı”da mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.(*)(Devam edecek)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim