• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN SESİ OLABİLMEK

Adnan Bahadır

            AK Parti iktidara gelirken sessiz çoğunlukların sesi olmak adına piyasaya çıktı. Gerek ekonomik açıdan, gerek inanç bakımından, gerekse siyasal anlamda ezilen sessiz çoğunluğun sesi olacağını vaat ederek iktidar olmayı başardı. İktidarının ilk yıllarında bu dediklerinin büyük bir bölümünde başarılı olunca da halkın teveccühünü alarak, yeniden iktidar olmayı başardı, ancak daha önce diğer iktidar partilerinden nemalanan menfaat grupları maalesef Ak Partiye girmeyi de başarmışlardır. İşte bu yüzden partinin ömrü kısalma sürecine girmiştir. Doğrusunu ararsanız bu ülkenin bir dönem daha Ak Parti iktidarına ihtiyacı olduğunu düşünmekteyim.

            Merhum Turgut Özal yıllarca bürokraside çalıştıktan sonra, Devletin işleyişini iyice öğrendi, daha sonra siyasete girerek, edindiği tecrübelerini ülke yönetiminde faydalı olmak adına kullandı. O yüzden de siyasette çok başarılı olmuştur. Bir meslekte başarılı olmanın en önemli sırlarından birisi o mesleğin en ince detaylarını bire bir yaşayıp bilmektir. Gerek iş hayatımda, gerek siyasi hayatımda, hayatı bire bir yaşama imkanı bulduğumdan, insanların neye tepkili olduklarını, neyi tasvip ettiklerini biraz bilirim. Tarihin her döneminde sessiz çoğunluklar, sesli azınlıklar tarafından yönetilmeye mahkum olmuş, ama sonuç itibarı ile sessiz çoğunluklar  yaşadıkları sıkıntıların bedelini hem dünyada, hem ahrette kazanmışlardır. Firavun"un, Nemrut"un, Ebu Cehilin yaptıkları hem dünya hayatlarını, hem de ahret hayatlarının perişan olmasına neden olmuştur. Günümüzde belki Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller, Ebu Lehebler yok, ama onları aratmayacak onlardan daha zalim, daha münafık, daha riyakar insanların var olduğunu hepimiz biliriz. Bu insanların bir kısmı namaz kılar, sadece ve sadece insanlara dürüst görünmek için, camiye giderler kullar görsün diye, ama kalpleri mühürlenmiş, fitne ve fesat yapıp, insanlara zulmetmekten başka bir iş yapmazlar. Fakir, gariban birisinin bir derdi olsa onunla ilgilenmezler, kelli felli birisi gelip, bir talepte bulununca derhal hazır ol vaziyeti alırlar, ekonomisi bozuk gariban insanlara yardım etmek yerine onları kötü emellerine alet etmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Bunu yaparken de insanların bunu fark etmediğini zannederler, halbuki toplumumuzun her şeyin farkında olduğunu, en ufak ayrıntıları dahi göz ardı etmediğini unuturlar.

            Ömrümün her döneminde içten içe isyan edip, elimden bir şey gelmeyen bazı olaylarla ilgili yıllarca gece yatağımda yattığımda bu işlerle ilgili ne yapabileceğimi, bu işlerin nasıl düzeltileceğini, bu konuda elimden ne gelebileceğini düşünmekten uyku uyuyamadığım geceler olmuştur. Suç işleyen birilerinin kendi ceremelerini başkalarına çektirmek için neden sürekli tezgah peşinde olduklarını düşünür dururdum. Daha sonra olayları bizzat yaşamaya başladığımda gördüm ki, bu tür insanların hayat kaynağı yanlış işler ve insanlara yaptıkları zulümler olmuştur, ama Yüce Rabbime sonsuz şükürler olsun ki bu şehirde kimin ne yaptığını yazma fırsatını bana verdi. Emin olunuz ki, o tür yanlış insanları yazdıkça içimin yağları eriyor, o gece yatağımda o kadar rahat uyuyorum ki anlatamam. Yazmış olduğum yazılara gelen yorumları okuyacak olursanız insanların neleri bilip konuşamadıklarını, kimilerinin düzenlerinin bozulacağından korktuğunu, kimilerinin ekonomik sıkıntıları, kimilerinin ise ifade eksikliği sessiz kalmalarına neden olmuştur. Ancak bu şehirde bir halk oylaması yapılıp, karanlık işlerle uğraşan insanların isimlerinin yazılması istense toplumun yüzde doksanının aynı isimleri yazacağından endişem yok, ama bu karanlık dünyanın insanları ekonomik bakımdan güçlü olduklarından onların sesi çıkıyor, sessiz çoğunluğun sesi çıkmıyor. Ancak biz bu topluma daha önce verdiğimiz sözü tutmaya devam edip, onların sesi olmaya devam edeceğimizi bilmelerini isteriz ve bu yaptıklarımızdan da mutlu oluruz. Kimseciklerin seyretmediği kanalın seyredilmesi için yaptıkları tezgahı temcit pilavı gibi 24 saat gösteren arkadaşlara teklifim şudur, arkadaşlar o numaralarınız bayatladı, şimdi yeni numaralar bulun. Şu bir araya gelip, tezgah hazırladığınız kol bacak çetesinin size hazırlattığı komploları bu toplum yemedi, yanıma gelin, ben size yardımcı olurum, ancak önce sizin gazetemize olan borçlarınız var hem de ufak tefek borçlar değil, o borçlarınızı adam gibi bir ödeyin, ondan sonra konuşma hakkını elde edersiniz. Yoksa öyle mafya usulü racon kesmeye kalkmalarla bizim bu işleri yediğimizi sanmayın. Değil biz,  bu toplum bu tür hataları hiç affetmez. Şayet adam gibi bir iş yapacaksanız bizim gibi elinizde delil niteliği taşıyan evraklarla konuşun. Öyle uydurma, doldurma, montaj kasetlere herkesin karnı tok haberiniz olsun. Bu arkadaşlarımıza, gazetemize olan borçlarını ödedikleri zaman ben kendilerine reyting yapmaları için yardımcı olacağıma söz veriyorum. Her zaman söylüyorum öyle 25 kuruşa şoför mahalli yok. Kalın sağlıcakla 

  • Yorumlar 11
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim