Nasıl Olacak?

Sedat Yılmaz

Öncelikle terör ve teröristin tarifini yapmakla başlayalım, ne dersiniz? Terör nedir, terörist kime denir?

Terör nedir?

Terör; genellikle siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylemdir.

Terörist kimlere denir?

Terörist; siyasal davasını kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak davranışlarda bulunan, eylemler yapan kimseye denir.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanuna göre;

Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bugüne kadar ve hatta kuruluş aşamasında dahi bir çok dış güçlerin desteğini alan hurafe ve şantajcılar ile çetecilerin ayaklanmalarına karşı zor şartlar altında kurulan ATATÜRK ilke ve inkılapları ile cumhuriyetini red eden zihniyete karşı o günden bu güne mücadele etmek zorunda bırakılmıştır.

İçerde ve dışarda Türkiye türklere bırakılmayacak kadar değerli bir toprak parçasıdır, zihniyeti dün olduğu gibi bugünde kin ve nefretlerini kusmaktan hiç geri durmadıkları gibi gerek maddi manevi gerekse devletini ve milletinin bekasını tartışmaya açacak kadar can alıcı eylem ve söylevlere girmekten hiç çekinmemişlerdir.

Bugün ki yaşadığımız terör ve terörist saldırılar gerek siyasi gerekse eylemlerle kendilerini ifade etmektedir.  

Yakın zaman tarihinde 80 öncesi iki kutuplu dünyanın emperyal  amerikancı sistemin koruyup kollamak uğruna sağcı solcu ayrıştırımı yaparak bir neslin yok olmasına sebep olan zihniyetin,80 sonrası üç beş çabulcu diye hafife alındığı ancak  yine emperyal  amerikancı kafa yapısının bu seferde türk kürt ayrıştırımı yaparak siyasi zemin hazırlamak suretiyle silahlı terör örgütü oluşturmasına sebep olacak ırak savaşı ilede kendilerine zemin hazırlayarak silahını ve her türlü lojistik desteği hazırlayan sözde müttefikimiz, sitolojik ortağımız her zaman yanında olduğumuz, verilen görevleri siyaseten harfiyen yaptığımız NATO , Avrupa ve Amerikası ile iş birliği içinde olan sözde siyaset yaptığını polimik söylevler içinde bulunarak Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş aşamasından bugüne kadar devletin kurumlarını itibarsızlaştırarak, milletinde kafa karışıklığı yaparak  kimi zaman silahlı, kimi zaman ise sözlü tartışmalarla terör gruplarına destek verirdiği apaçık belli değil mi?

Terörle mücadele yapması gereken kurum ve kuruluşlar siyasetende sorumluluk alan yetkililerden bu yüce türk milleti, her terör saldırısı sonrası basın açıklaması yapmak değil sorumluluğu ve görev bilincinde olması bu milletin vergileriyle mevki ve makamlarında bulunan her türlü ihtiyaçları toplum tarafından karşılanan yasalardan aldığı yetki ile terör yuvalamalarının, eylem ve saldırı yapamaz hale getirmelerinin bilinci,öncelik görevi olduğunun bilincine varılmalıdır diye düşündüğümden o sorumlulukla görevlerini yapmalıdırlar.

Her seferinde milletten istenen birlik ve beraberlik olma sözü saten var olan milletin bütünlüğünü sarsılması, devleti yönetmekle mükellef kurumlarının görev ihmalliği her terörist saldırıdan sonra apaçık görünmektedir.

Bu millet terör ve teröristi yıllardır lanetlemekten bıktı, yoruldu. Asıl iş devlet kurum ve kuruluşları ile siyasetin görevi alanında, sorumluluğunda Türkiye Cumhuriyetinin bekası devletin ve milletinin bölünmez bütünlüğünü koruyup kollamakla mükellef olanlarındır diye düşünüyorum.

Öncelikle Türkiye Cumhuriyetinin bekası devletin, milletin bölünmez bütünlüğünün huzur ve refahının tartışmaya açmamak için bu zamana kadar olan ayrıştırıcı siyasi ve polimik söylevlerden vazgeçip milli mutabakat ile atalarımızın emaneti dünyaca tanınan ve kabul edilen Lozan Antlaşması ile sınırları belirlenen önce yurt içinde karşılıklı güven ile aklı ve bilimi ön plana çıkartmamız gerektiği tarihden alınan sonuçların sonucu kuruluş aşamasında belirlendiğimiz Atatürk ilke ve inkılaplarına sımsıkı sarılmamız, bilim ve ilim ilede dünyaya açılmamız gerektiğine inanıyorum.

Bir kez daha tüm terör örgütlerini lanetliyoruz, saygılar sevgiler benden en güzel yarınlarda bunca olumsuzlukları aşabilen siz değerli okuyucularımızın olsun.