MUHARREM GÖKSEL’E YARDIMCI OLMA ZAMANI

Adnan Bahadır

   Reisicumhur’un talimatı doğrultusunda Ak Parti’nin yenilenme sürecine girdiği şu günlerde Samsun teşkilatında da hareketlenmeler oldu. Biz bu hareketlenmenin olacağını daha önce de yazmıştık ama süreç ancak işlemeye başladı. Muharrem Göksel Samsun’da istifaların söz konusu olmadığını açıkladı ama onun söylediklerinin gerçekleri ne kadar yansıttığını bir kez daha görmüş olduk. Keşke Samsun’la ilgili şimdilik bir şey yok deseydi de bu duruma düşmeseydi. Yapılan temayül yoklamasında sorulan tek soru il Yönetimi ve İl Başkanı konusuydu. Geçtiğimiz pazartesi günü yapılan bu yoklamadan sonra ne olacak derseniz, bana göre olması gereken Muharrem Göksel’in İl Başkanlığı’ndan ayrılıp yerini daha liyakatli insanlara bırakmasıdır. Diyeceksiniz ki Muharrem Göksel liyakatsiz mi, evet, bana göre liyakatsiz. Zira liyakatli olan biri O’nun yaptıklarını yapar mı? İl Başkanı olduğu dönemde vekillerle teşkilat arasında en ufak bir sorun yoktu, şimdi vekillerin büyük bir kısmı bir yana, il teşkilatı bir yana. Belediyelerin bir kısmı bir yana, il teşkilatı bir yana. İlçelerin bir kısmı bir yana teşkilat bir yana. Kafasına göre belediyelerin bir kısmıyla ilgili basında çıkan haberlere anında cevap veriyor, bir kısmını ise duymazlıktan geliyor. Bu yapılanlar kendisinin ne kadar liyakatli ne kadar liyakatsiz olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

      Şehrin en büyük ilçesinin belediye başkanı ile AK Parti kurulduğu günden beri emek veren, tek teşkilatçı vekilini itham eden ulusal bir gazetenin haberini duymazlıktan gelen Muharrem Göksel, Vezir Hazretleri ile ilgili en ufak bir haberde anında çıkıp yalanlama yapmaktan geri kalmıyor. Teşkilata aldığı bazı eski CHP’lilerin hastanelerde yaptıklarını duymazlıktan gelmesi bir yana onlara her türlü desteği verip arkalarında durması da olayın başka bir boyutu. Bir kamu hastanesinde yöneticilik yapan vatandaşın bayanlarla ilgili yaptıklarını kendisine anlatan il yöneticilerine inanmayıp yüzleşmek isteyen Göksel, yapılan yüzleşmeye rağmen hâlâ daha o yöneticinin arkasında durması da sadece ve sadece kendisine mahsus bir durum. Ben kendisine asla düşman değilim. Daha önce de belirttiğim gibi bugüne dek gelmiş geçmiş AK Parti il başkanları içerisinde en samimi olduğum il başkanı Muharrem Göksel’di. Ama adam konuşurken dersiniz ki Allah’ın veli bir kulu, yaptıklarına bakınca da dersiniz ki bundan daha kötü bir adam olamaz.

     Peki bu kadar izahattan sonra ne olması gerekiyor veya ne olacak derseniz, AK Parti Genel Merkezi’nin pazartesi yaptırdığı temayül yoklamasında belediye başkanlarının pek çoğu ve ilçe başkanlarının çoğu Muharrem Göksel’in gitmesi yönünde fikir beyan etmişler. Muharrem Göksel bu işi anlayınca en büyük destekçileri olan Çiğdem Hanım’la Çağatay Kılıç’ı arayıp ne yapması gerektiğini sormuş, onlar da Kadın Kolları Başkanı’nla Gençlik Kolları Başkanı’nı da al gel bir girişimde bulunalım bakalım ne yapabiliriz demişler. Bunun üzerine önceki akşam Muharrem Göksel Kadın Kolları Başkanı ile Gençlik Kolları Başkanı’nı da yanına alarak tutmuş Engere’nin yolunu. Aldığım duyumlara göre Hasan Basri Kurt da Muharrem’i destekleme konusunda kararsızmış; bir yanı desteklemekten yana, bir yanı da karşısında olmaktan yanaymış, bakalım hangi yanı ağır basacak. Ancak burada onların tavrından çok Bakan Demircan’ın tavrı önemli. Bakan Demircan yanlış adamın arkasında durmaz, O’nun için önemli olan kişinin doğru, düzgün, yalan konuşmayan, ilkeli kişi olmasıdır. Muharrem Göksel’in bu kriterlere ne kadar uyduğunu herkes gibi O’nun da az çok bileceği kanaatindeyim. Burada önemli olan benim veya başkalarının dediği değil partinin ve şehrin yararına olan ne ise onun yapılmasıdır.

  Yazı başlığımda “Muharrem Göksel’e Yardımcı Olma Zamanı dedim”, neden bunu dedim diye sorarsanız, Allah Resulü bir hadisi şeriflerinde “ Müslüman zalime de mazluma da yardım eden insandır” buyurmuş, bunun üzerine sahabei kiram “ Ya Resülellah Müslümanın mazluma yardım etmesini anladık da zalime nasıl yardımcı olacak?” diye sormuşlar. Bunun üzerine Efendimiz, “Onun da zulmünü ortadan kaldırarak” buyurmuşlar. Muharrem Göksel yaklaşık iki yıldan fazla bir zamandır AK Parti İl Başkanlığı koltuğunda oturmaktadır. Bu süre içerisinde ne yaptı derseniz, benim gördüğüm, müspet bir çalışması yok. O’nun döneminde hizipçilik arttı, basınla olan ilişkiler en alt seviyeye ildi. Vezir Hazretleri ile kendi hemşehrilerinden başka kimsenin işine yarayan bir icraatı olmadı. Kadın Kolları ve Gençlik Kolları istenilen seviyenin çok altında çalıştılar. Hatta Kadın Kolları Başkanı kendi içinde halletmesi gereken sorunları karakollara taşıyıp partide onca emek veren insanları karakol yollarına gönderdi. Gençlik Kolları Başkanı koskoca Üniversite’nin Genel Sekreteri’ne amiriymiş gibi talimatlar verip “Bunu Reis istiyor” diyecek kadar kendi söylediklerini Reis’in söylemleriymiş gibi insanlara talimatlar yağdırdı. Bu dediklerimle ilgili itirazı olan varsa biz buradayız, gelinler istedikleri yerde açıkça konuşalım; bu toplum da neyin ne oluğunu görsün. İşte bu arz ettiğim nedenlerden ötürü Muharrem Göksel’e yardım etme zamanımızın geldiğini düşünüyorum. Umarım matlup hasıl oldu. Kalın sağlıcakla.