MERHAMET

Dursen Özalemdar

Günümüz insanının zaaflarından birinin MERHAMET’tir. Merhamet iyi bir haslet olmasına rağmen, yanlış hallerde kullanılması FELAKET getirir. Konumuz sabah ve namazıdır. Hayatı Allah’ın emirlerine göre tanzim edemediğimizde, yerine başkalarının emirleri öne çıkmaktadır. İnsan kendisine FAYDALI veya ZARARLI olabilecek şeyleri bilerek hareket ettiğinde, bu konudaki tavrı açıkça görülür.

 

Namaz vakitlerin değişkenliği ve zamanları konusunda meseleye baktığımızda, Camilerde ispatı vücut eden Müminlerin Sabah, öglen, ikindi, akşam ve yatsı namazlarına iştirakleri ile, Cuma, Bayram namazlarına iştirakleri arasındaki farklı görüntüler ilginçtir.

 

Bin kişilik bir camide, Sabah namazına ancak bir saf, iki saf 40-50 kişi

İştirak ettiği görülürken, öglen, ikindi namazlarındaki iştiraklerin farklılığı camilere göre değişkenlik göstermektedir. Ancak en büyük farklılığın, Sabah namazında görülmesi, GAFLET uykusunun insanlara ağır bastığı göstergesi olmaktadır.

 

Şeytanın Hileleri bahsindeki namaz ile ilgili bölümdeki şu konu ilgimizi çekmektedir. Şeytan ; “ Namazı an be an tehir edene gelince, o nu da anlatayım. O her ne zaman ki namaza kalkmak ister, TUTARIM. O na vesvese veririm .Derim ki, henüz vakit var, sen de meşgul sun, hele şimdilik işine bak sonra kılarsın… Böylece o vaktinin dışında namazı kılar ve bu sebepten kıldığı namaz yüzüne atılır. Şayet o kimse beni mağlup ederse, Ona insan şeytanlarından birini yollarım. Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alı koyar. O bunda da beni mağlup ederese, Bu sefer onun hesabını namazda görmeye bakarım. O namazın içinde iken, sağa bak, sola bak, derim. O da bakar. O ki böyle yaptı, yüzünü okşar ALNINDAN ÖPERİM.

 

 Bundan sonra ona, sen ebedi yaramaz bir iş yaptın derim ve böylece onun huzurunu bozarım. Sen de bilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda sağa, sola bakarsa, Allah onun namazını kabul etmez. Bunda da mağlup olursam. Yalnız başına namaz kıldığı zaman yanına giderim ve ona ÇABUK NAMAZ kılmasını emrederim. O da başlar namazı çabuk kılmaya, TIPKI HOROZUN GAGASI İLE YERDEN BİR ŞEYLER TOPLADIĞI GİBİ. Bu işi ona yaptırmakta da başarı kazanamazsam. Bu sefer cemaatle namaz kılarken, onun yanına varırım. Orada onun başına bir gem takarım. BAŞINI İMAMDAN EVVEL. Secde’den ve Ruku’dan kaldırırım. İmam dan evvel de Secde ve Ruku yaptırırım. İşte böyle yaptığı için, Kıyamet günü Allah onun başını EŞŞEK BAŞINA çevirir.

 

 O kimse bunda da beni yenerse. Bu defa ona namazda, PARMAKLARINI ÇITLATMASINI emrederim. Böylece o beni teşbih (benzetme) edenlerden olur. Ama bu işi ona namaz içinde yaptırmaya muvaffak olursam. Bunda da mağlup  olursam. Bu sefer ona tekrar giderim. Namaz içinde iken, BURNUNA ÜFLERİM, ben üfleyince o esnemeye başlar, şayet o esneme esnasında, eline ağzına kapamazsa onun içine küçük bir şeytan girer. Dünya hırsını ve dünyevi bağlarını çoğaltır. İşte bundan sonra o kimse hep bize itaat eder

 

 Sen ümmetinin hangi saadetinden ferah duyarsın ki, ben onlara ne tuzaklar kurarım ne tuzaklar. Miskinlerine ve çaresizlerine ve zavallılarına giderim. Namazı bırakmalarını emrederim ve onlara derim ki, Namaz size göre değil. . . O Allah’ın afiyet ihsan ettiği ve bolluk verdiği kimseler içindir. Sonra da, Hastalara giderim, Namaz kılmayı bırak derim. Çünkü Allah’u Teala” Hastalara zorluk yok. . .(24/61) buyurmuştur. İyi olduğun zaman çokça kılarsın ve böylece o namazını bırakır, hatta KÜFRE de gidebilir. Şayet o hastalandığında, namazını terk ederek ölüp giderse, Allah’ın huzuruna çıkarken, Allah’u Teala’yı öfkeli bulur.”

Şeytan’ın HİLELERİ olarak bilinen bu hallerin yanında MERHAMET’ en, evladım uyusun, rahatı bozulmasın diye, Allah’a İbadet saati olan SABAH vaktinde, Hazır olmayan Anne, Baba, kendine dahi MERHAMET etmezken  evlatlarını  da ATEŞE HAZIRLAMAKTADIR.

Osmanlı sultanı 3. MURAD ‘ın şu şiiri;

“Uyan ey gözlerim gafletten uyan,             Uyan uykusu çok gözlerim uyan.                  Azrail’in kastı canadır inan                           Uyan ey gözlerim gafletten uyan. 

Uyan uykusu çok gözlerim uyan,                Seherde uyanır cümle kuşlar,                         Dill-u dillerince tespihe başlar,                       Tevhid eder, dağlar taşlar ağaçlar, 

Seherde kalkana hulle biçerler                        Uyan ey gözlerim gafletten uyan.                 Uyan uykusu çok gözlerim uyan.                      Bu dünya fanidir sakın aldanma.