İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARINA GELİNCE

Adnan Bahadır

  Son iki yazımızda İl Başkanı ve Vezir Hazretleri’ni değerlendirmiştik. Bu arada basından, Muharrem Göksel’in AK Parti İl Başkanlığı’na aday olan Teyyare’yi disiplin kuruluna verdiğini öğrendik. Keşke bu yola hiç başvurmasaydı, zira Teyyare’nin adaylığı sembolik bir adaylıktır. Bana göre yönetim kurulunu dolduracak kadar isim bulması bile zor. Bu kadar zayıf bir rakibi disiplin kuruluna vererek önünü kesmek fevkalade yanlış bir durum. Göksel’in siyaseti bilmediği bir kez daha ortaya çıktı. Bana sorsaydı, ben O’na, “Teyyare’ye arka planda destek ol ki karşında aday varmış gibi gözüksün, en azından muhaliflerine “bakın karşımda aday var, bizde demokrasi çalışıyor” dersin”, derdim. Göksel bu işi bilmiyor ama etrafında da siyaseti bilen kimse kalmamış olduğu da bu hareketinden ortaya çıktı. Teyyare’nin il başkanlığı yapabilecek bir arkadaş olamadığını, siyasetten az çok anlayan insanlar bilirler. İnsan olarak kötü bir insan değil ama siyaset çok farklı bir şey. Hele hele iktidar partisinin Samsun İl Başkanlığı’nı yapmak çok zor bir iş… Bu Teyyre’nin işi değil ama adamcağız heves etmiş, aday olmuş, O’na hiçbir şey demeden kendi haline bırakmak lazım.

     Gelelim asıl konumuza. Geçtiğimiz iki yazıda Vezir Hazretleri ve Göksel hakkındaki düşüncelerimi yazmıştım; şimdi ilçe belediye başkanları ile ilgili düşüncelerimi beyan etmek istiyorum. Dilerseniz batı yakasından başlayarak değerlendirmemize girelim. Şehrimizin en batısındaki Yakakent ilçesinde belediye başkanlığı yapan arkadaşımızı şahsen hiç tanımam. İl Özel İdaresi’nde çalışmakta iken aday olup seçimi kazanmış bir arkadaşımız. Bu arkadaşımızla ilgili bana gelen bilgi, Samsun’da görevden alınması muhtemel beş başkandan biri olduğu yönünde. Nedenine gelince, ben şahsen bu konuda malumat sahibi değilim ama arkadaşın geçmişte Cemaat’le ilişkisi olduğu iddia edilmekte. Ama doğru ama yalan ben orasını bilemem… Benim Ankara kulislerinden edindiğim bilgi bu. Alaçam ilçesine gelince, orada belediye başkanı olan Hadi. Uyar'la ilgili çok fazla birşey söyleyemem, kendisini biraz tanırım. Hizmet noktasında ne yapıyor derseniz, yakında Alaçam’a gitmediğimden çok fazla bir şey söylemek istemiyorum.

    Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin’e gelince, Zihni Şahin insan olarak çok naif, mütevazı bir kişiliğe sahip. Başkanlıkta ikinci dönemi. Bafra gibi sıkıntılı bir ilçede kırmadan, dökmeden işi götürmeye çalışan bir arkadaş. Çalışmaları da göz doldurmakta. Ben şahsen bu kadar başarılı olabileceğini düşünmemiştim.  Bir yandan Belediyedeki iç çekişmeler, bir yandan siyasetteki vekil ilçe başkanı çekişmesi, bir yandan halkın talepleri, O’nu zora sokacağını düşünmüştüm ama maşallah hepsini güzelce idare edip gidiyor. Kanaatimce üçüncü dönem adaylığı en garanti olan başkanların başında Zihni Şahin gelir. Ondokuzmayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu’na gelince, Topaloğlu sosyal yönden aktif bir arkadaş ama ilçesinde çok fazla bir hareketlilik yok. Her şey eskisi gibi devam ediyor. Bunu AK Parti Genel Merkezi de anlamış olmalı ki önümüzdeki dönem aday koymayacağı isimlerden birisi olarak Osman Topaloğlu’nu düşündüğünü az çok bilmekteyim.

     Atakum, İlkadım ve Canik ilçelerini tek bir yazıda ele almayı düşündüğümden Tekkeköy’e geçiyorum. Hasan Togar Tekkeköy’de birşeyler yapmak için uğraş veren belediye başkanlarından birisi. Ancak Tekkeköy çok zor bir yer Lazı var, Muhaciri var, Çerkezi var, yerlisi var… Sizin anlayacağınız her çeşit insanın olduğu bir ilçe. Bu ilçede insanları memnun etmek kadar zor bir şey yok. Yerel seçimlerde en çok aday adayı çıkan ilçelerin başında Tekkeköy gelir. Bu nedenle de aday adayı olup da aday olamayanların parti içi muhalefet yaptıkları en yoğun ilçe Tekkeköy ilçesidir. Tekkeköy’de akrabaçılığın da en üst düzeyde olduğunu göz önüne alırsak Hasan Togar’a Allah kolaylık versin diyerek geçiyorum. Vee Çarşamba ilçesine geliyorum. Çarşamba Belediye Başkanı bu dönem Üçüncü dönemini tamamlamış bir arkadaşımız. Bu arkadaşımızla ilgili FETÖ ile yakın bağları olduğu iddia edilse de ben kendisini aile boyu tanırım, FETÖ ile ilgisinin olmadığını da biliyorum. Ancak ilçede FETÖ’cü iş adamlarının ne kadar çok olduğu u göz önüne alırsak onların bir kısmı ile iş yaptığı muhakkak ama bu onun FETÖ’cü olduğu anlamına gelmez. Kanaatimce Hüseyin Dündar bu dönem son dönemini tamamladıktan sonra Rıdvan Paşa Camii karşısındaki Avukatlık bürosuna döner, biz de eskisi gibi gider çayını içeriz. Salıpazarı Belediye Başkanı Halil Akgül şahsen sevdiğim, değer verdiğim bir insan ancak her ne hikmetse Cemaat’le ilgisi olduğundan görevden alınması muhtemel isimler arasında geçiyor. Aslında Halil Akgül hem beşeri münasebetleri, hem çalışkanlığı itibari ile takdir toplayan bir isim ama şu kahrolası Cemaat işi O’na da zarar verirse üzülürüm doğrusu.

      Son olarak Terme ilçesini de değerlendirip yazımızı bitirelim. Şenol Kul daha önce seçildiği beldede güzel işler yapmış bir arkadaşımız ancak Termede Ahmet Yirmibeşoğlu’ndan sonra çok büyük beklentiler vardı, o beklentilere cevap veremedi maalesef. Keşke azıcık icraat yapsaydı da bir dönem daha orada kalsaydı. Ama toplum büyük tepki duymakta kendisine. Hangi Termeliyle konuştuysam ateş püskürüyor. Terme’den geçerken şöyle içerisine bir girip bakayım dedim, Büyükşehir’in yaptığı hizmetlerin dışında en ufak bir icraat yok. Kanaatimce Şenol Kul bu dönemden sonra eski işi olan öğretim üyeliğine döner. Şehrin batısı ile doğusunu değerlendirdik, merkez ve güney kısmı kaldı; nasip olursa onları da bir sonraki yazıda değerlendiririz. Hoşça kalınız.