HAVUZ KAÇA DOLUYOR?

Yusuf Demircioğlu

Belediye Başkanının görevleri nelerdir? Yol yapar. Kaldırım yapar. Temizlik yapar. Becerebildiği kadar iş kapısı açar. Kar yağdığında, kapalı yolları açar. Kültür sanat etkinliklerine destek olur.

Bu kadar mı? Belki bu kadar değil ama halk olarak biz bu kadarına razıyız. Kurban oluruz… Normal belediye başkanı iseniz, amacınız halkın rızasını kazanmak olur.

Ya normal bir belediye başkanı değilseniz? Sorumlu olduğunuz bölgede ucube yollar yapılırken sesiniz çıkmaz. Başkalarının yaptığı üniversite ile kendi yatırımınız gibi reklam yapar, sonrasında aynı üniversiteyi tu kaka ilan edersiniz.

Alışveriş merkezini gururla açarsınız ama aynı alışveriş merkezini sel bastığında ‘’kim koydu la bunu buraya’’ havasında takılırsınız.

Sahi 4 Temmuz 2012 günü, selde vefat eden vatandaşlarımız öldüğü ile kaldı, değil mi? Alışveriş merkezini yanlış yere yapanlardan, yaptıranlardan kimse hesap sormadı. Ama sanmasınlar, hesaptan kurtuldular. Hesabı bugün kul sormazsa yarın Allah sorar…

Bu ara bazı başkanlarda yeni moda başladı. Aşık olmuşlar. Başkanlık sistemine kara sevdayla tutulmuşlar. Başkanlık sevdası uğruna Canik Dağları’nı delmeleri yakındır. Gözleri o kadar kararmış ki; başkanlık sevdası peşinde koşmaktan belediye başkanlığı yapamıyorlar.

Ezberlemişler, bilindik lafları… Her ortamda tekrar ediyorlar.’’ Parlementer sistem ömrünü doldurdu. Başkanlık gelmeli.’’ diyorlar. Sorun bakalım… Başkanlık sisteminde yapılabilen ama parlementer sistemde yapılamayan nedir?

Ya da boş verin sormayın. Cevap alma ihtimaliniz düşük. Ezberlenmiş cümlelerde bu sorunun cevabı yok. Sıkıştırmayalım, başkanlık sevdasında olan belediye başkanlarını.

Aslında sevdalarını kendi içlerinde yaşasalar mesele yok. Ama Savcı SAYAN gibi ne zaman, kime ağlayacağı belli olmayan birini büyük gazeteci pozuyla bu sevdaya ortak etmek neyin nesi? Üstelik, kısa zamanda iki sefer.

Cem KÜÇÜK gibi ne ara gazeteci olduğu belli olmayan birini ‘’bilirkişi’’ havasına sokmak neyin nesi? Adamı kendi yandaşları bile tetikçi olarak tanımlıyor. Bazıları el üstünde tutuyor.

Turgay GÜLER gibi hemen her haberi tekzip yiyen, yalan haber yapmayı marifet sayan birini 28 Şubat için konuşturmak neyin nesi? Hangi ahlakı ile Samsun halkına 28 Şubat ahlaksızlığını anlatacak?

Başkan kafaya takmış. Bütün havuzu Samsun’da misafir edecek. Kendi tercihidir. Havuzu misafir eder, havuz kesmez ise kendisi için bir deniz yapar. Onları misafir eder. Ama küçük bir sıkıntı var. Havuz bedava dolmaz. Musluğu açacaksın… Gelecek su parasına razı olacaksın.

Gelelim asıl soruya Sayın Başkan. Konuşmacı olarak gelen büyük!!!gazeteciler, konuşmalarını hayrına mı yapıyor? Samsun halkını başkanlık konusunda bilgilendirelim. Biraz sevap kazanalım mı diyorlar?

Yoksa, bu konuşmalar bölge halkının parasının banka hesaplarına yatması karşılığında mı oluyor?

Cevabınız ikinci şık ise Sayın Başkan? Büyük !!! gazetecilerin anlattıkları masallar Canik halkına kaç paraya mal oluyor ?

Sadece merak, Sayın Başkan. Bir musluk, bir havuzu iki saatte dolduruyorsa… Canik halkına ne kadar su parası gelir?