GELECEK KAYGISI

Bayram Ocak

Gelecek endişesi yaşamak istemiyoruz ama sanırım bu ülke bu korku ile yaşamaktan başkada çaremiz yok. 
Düşünceler,fikirler değişik olsa da vatan konusunda mutlak suretle bir noktada birleşmenin sağlanması gerekirken dinlediklerinizden veya şahit olduklarınızdan dolayı hayret içinde kalıyorsunuz. 68 ‘li yıllarda ülkenin en iyi üniversitesinden mezun olup,bu döneme kadar tüm siyasi gelişmeleri yaşayan bir insanın doğal olarak ülke meselelerine  yaklaşımının farklı olacağını düşünürken ,terör konusunda ki yaklaşımı iktidarların oy kazanmak adına bunu kullandığını söylemesi üzerine “Amerika'nın bölge üzerinde etkisinin olup olmadığını sordum'' ,”Amerika büyük bir devlettir gelip bizimle uğraşmaz dedi. 
“Suriye'de bir devlet hazırlığı yapılıyor, en basiti Amerika buraya yardım ediyor” dediğimde, “Adamları amaçları doğrultusunda kullanıyor silahı PYD'ye veriyor “ dedi. O amaçlarda bizim zararımıza olacak hiç bir gelişme yok belli ki. Bu kadar rahat düşünen insanları gördükten sonra ister istemez gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz. Umarım bu kadar teslimiyetçi bir zihniyet iktidar olmaz diye. 
Ya muhalif olan bir yazar ülkenin üretip ,yıllarca kör dövüşü yaptığı terörle mücadelede etkin kullanılan silahlı insansız hava araçları için “İdam cezası olmayan ülkenin yeni idam mangasıdır”söylemine ne denmelidir. 
Milletvekilinin yıllarca terörle mücadelede devletin etkisiz olduğunu ,şehitlerin geldiğini söyleyip bunun durdurulmasının gerektiğini savunurken, aynı insanız silahlı hava araçlarının kullanılmasına karşı olmasını  gördüğünüzde gelecek kaygınızında bitmeyeceğini farkediyorsunuz. Çünkü iktidara aday bir partilinin bu düşüncesi sizi kaygıya sevk etmektedir. 
İsrail Dışişleri bakanının Kuzey Irak'ta kurulacak bir devletin yararlarına olacağını söylemesi üzerine de gelecek ile ilgili kaygılarınızın doğru olduğunu düşünüyorsunuz. Çünkü burada yapılmakta olan devlet kurma çalışmalarının bölgeye kandan başka bir şey getirmeyeceği aşikardır. 
Bölge üzerinde ki gelişmelerin gösterdiği bu topraklar üzerinde emperyalizmin planları son bulmadıkça bizim gelecek korkumuz devam edecektir. 
Ülkemizde birlik ve beraberlik seferberliği başlatalım derken ,onların planlarına yardım etmek çin bilinçsiz bir ayrıştırıcı kutuplaşma kendini göstermektedir. 
Her ne kadar Amerika işimize karışmaz dense de ,o ve yandaşlarının ülkemiz üzerinde destekledikleri terörü bitirmek adına insanız hava araçlarını geliştirip daha etkin kullanarak mücadelemize devam edeceğiz. Biz bu mücadeleyi yaparken terör örgütünün siyasi kanadı ülke içerisinde muhalif bir ses çıkarsa da kimsenin oyununa gelmeden terör ve destekçileri ile mücadele bitmeyecek derken, bu siyasi partinin bir vekilinin annesinin vefatı üzerine  cenaze töreninin de  provokasyon girişimi başlıyor. 
Cenaze merasimi devam ederken “Şehitler ölmez vatan bölünmez” diye sloganlar atan bir grup mezarlığa gelir ve o cenazenin orada defnedilmesini engeller. 
Bu saçma sapan olayın kime ne faydası var? İnsanlık adına,ülke adına nasıl bir kazanım sağlamış oldu? Bu ülkede dağda öldürülen teröristin cenazesi ailelerine teslim edilirken neden sesiniz çıkmazdı ? Vefat eden insanın suçu ne idi? 
Peki o insanı oraya değilde getirip Tunceli’de defnettiler. Tunceli Kuzey Irak'ta mı? Neden durduramadınız bunu? 
Kuzey Irak'ta bir devlet kurulması menfaatimizedir diyen ve bölgede ki her olayın tetikçisi bir devletin ekmeğine yağ  sürdüğünüzü farketmiyormusunuz? Ya vatanımızı arkadan hançerlediğinizi görebildiğimiz mi? 
Tüm bunları gördükten onda bu ülkede gelecek kaygısı olmadan yaşamı mümkün müdür?