BEYAZ YAMYAMLAR

Dursen Özalemdar

Batılı devletlerin yaptıkları işleri incelediğimizde, bizleri nasıl uyuttukları, nice uydurmalarla insanlığı oyaladıklarını görüyoruz.

 

Afrika’da masum insanların kanlarını akıtıp, çeşitli vahşet işlenirken, bizi de Tarzan filmleri ile uyutuyorlardı. Kıta yerlilerini vahşi, insan eti yiyen, yam-yam’lar olarak tanıtırlarken, Misyonerleri ile, İsa Mesih asası ile girdikleri ormanlarda, işledikleri cinayetlerin haddi hesabı yapılamıyordu.

 

KONGO’da cereyan eden şu olay, beyaz adam vahşetinin ne boyutta işlendiğinin bir utanç vesikası olacak niteliktedir.

 

Kongo’nun, yer altı ve yer üstü zenginliklerine göz diken, Avrupa’nın en sessiz gözüken devleti Belçika’nın,  diğer Avrupa ülkeleri gibi, Afrika’yı sömürülecek bir hedef olarak görüp, SÖMÜRGE’ olarak seçmesi, Köle ticaretinden sonra, zengin Bakır-Elmas-Uranyum- Kalay- Çinko madenlerinin yoğun olduğu Katanga bölgesinde yoğunluk gösterir. 19 y.y.başında Araba sanayinin aldığı yol ile birlikte, Lastik yapımında ana madde olan,  Kauçuk’un değer kazanması, Kongo’nun bu zenginliğini de batılılar nezdinde iştah kabartıcı oluyordu.

 

Teknolojik üstünlükleri ile, işgal ettikleri Kongo’da yerli halk bireylerini, KÖLE denilen varlık olarak görmek isteyen işgalciler, Bu siyahi insanların, insani zafiyetlerinden rahatsız olurlar.

 

Köle efendisinin emirlerine,  itiraz etmeden uymalıydı.

Canı yansa’da efendisinin emirlerine harfiyen uymalıydı.

Köle efendisine karşı, korkak ve pısırık olmalıydı.

Hakaret edildiğinde tepki vermemeliydi.

 

Eş ve çocuklarına sahiplik etmemeliydi.

 

Beyaz yam-yamlar,  ideal köle tipini ortaya çıkartmak, Kölelik ruhu genlerine kadar işlenmiş tipleri oluşturmak için;

 

VAHŞETİN BÖYLESİ GÖRÜLMEMİŞTİ!

 

O tarihte, Kongo’da, tek  tek hamile kadınlar tespit edildi. Değişik aylarla hamile olan bu kadınlar büyük bir meydana zorla getirilir. Binleri aşkın bu genç anne adayları içinden dokuz aylık hamile bir kadın seçilir. Doğumuna birkaç gün kalmış bu kadın, yere zorla eğilerek mancılık haline getirilen ağaca bağlanır. Etrafında ise binlerce siyahî hamile genç anne adaylarının bakışları arasında, mancılığa bağlanmış bulunan kadın, ağaç serbest bırakılarak havaya fırlatılışı ve yere düşüp parçalanışına şahit edilirler.

 

Şahit oldukları bu vahşeti günlerce üzerlerinden atamayan bu hamile anneler. Beyaz adamı nerde görseler korku ve endişe ile, hürmet göstermek mecburiyeti gösterirken, karnındaki çocuğuna da aynı his ve duyguları aktarıyorlardı. Bu halde iken bir ay sonra, yeniden meydana toplanma. Mancılığı yine bir hamile kadının bağlanışı, havaya fırlatılışı, havada ve yerde düşerek parçalanış sahnelerinin, her ay yeniden yaşatılarak doğum yapan annelerin çocuklarının genlerine kadar işleyen korku ve Beyaz Yamyamlara itaat etme duygusu, İdeal köle tipini elde etme vahşetleri. Kongo’nun ak kâğıtlardaki tarihine,  Beyaz Adamın Kara lekesi olarak yazılıyordu.

 

Böylece,  1600 lı yıllardan, 1960 kadar süren SÖMÜRGE tarihinde, gasp edilen mal varlıklarının yanı sıra 10 milyon Kongolu’nun, bu beyaz YAM-YAM’lar tarafından katledilişi, insanlık tarihi ve Batılı’lar için bir yüz karası olarak ortada durmaktadır.

 

     Fas, Czayir,Libya,Mısır, Tunus ,          Moritanya,Mali, NİJER, Cad, Sudan, Etiyopya,  Somali,Senegal,Gambiya, Liberya, Fildişi sahili, Kamerun, Zaire, Angola, Tarzanya, Mamibya, Zambiya, Güney Afrika Cumhuriyeti,  Mozambik,   Malawi ve Madagaskar’da beyaz adamın  (BEYAZ YAMYAMLARIN) İspanyol- Portekiz-İngiliz-Fransız-Alman-İtalyan’ların  işledikleri cinayetlerin,  kanını hiçbir şeyin  silemeyeceğidir.

 

AB. Avrupa birliği altında toplanan dünün vahşileri, bugün İNSAN HAKLARI Mahkemeleri kurarak kime ne hak dağıtabilecek vasıftadır.

Kendi insani borçlarını ödemeden, kendilerini yargılamadan, hak dağıtmanın ikna edici olamayacağıdır.

 

Türk Milletinin Kıtanın altın boynuzu SOMALİ ‘den bugün giriş yaptığı, İnsani yardım hareketinin, bütün kıt’a üzerinde”Bizim elimizde TOPUZ YOK, NUR var) diyen, zamanın aliminin sözleri doğrultusunda,  bir ışık dalgası gibi yayılarak, Türk-İslam ve Afrika ülkeleri kardeşlik ateşini yakacağı kaçınılmazdır. Hayırlara vesile olması dileğiyle.