• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi

Sandıktan Çıkan Sonuç

Prof Dr.Osman Köse

Sandıktan Çıkan Sonuç

Aylardır merakla beklenen genel seçimler 7 Haziran’da yapıldı ve sonuçlar gece yarılarına doğru netleşmeye başladı. Seçmen hür iradesini sandıkta ortaya koydu. Ortaya çıkan sonuçlar beklenen tarzdaydı fakat bu kadar da siyasi yelpazeyi alt üst edeceği yönünde değildi. Bu topraklar çok seçimler ve iktidar değişimleri gördü; bu seçim de bu kabilden bir seçim olarak tarihte yerini alacaktır.

Gelecek günlerde seçimleri partiler düzeyinde ele alan detaylı analizlerim olacaktır fakat bu gün genel olarak seçimin ortaya çıkardığı manzarayı gözden geçirmek istiyorum.

            _________

 

            2015 genel seçimleri ile 13 yıldır tek başına iktidarda olan Ak Parti dönemi artık sona ermiştir. Seçim sisteminin bir gereği olarak % 41 civarında oy almasına rağmen tek başına iktidar olamamıştır. 2002 Genel seçimlerinde Ak parti % 34 oy ile 363 Milletvekili çıkarırken, 2015 genel seçimlerinde  % 41 oy oranı ile bu imkânı yakalayamamıştır.

            Seçimlerde en yüksek oyu almasına rağmen bu seçimin kaybedenlerinden birisi Ak Parti’dir.

 2011 Genel seçimlerinde yakaladığı % 49’luk oy oranı, hedef olarak koyduğu anayasayı değiştirecek oranda Milletvekili sayısı ve ortaya koyduğu Çözüm süreci gibi hayati projelere rağmen Ak Parti hem ciddi oranda oy ve hem de iktidarı kaybetmiştir. Ak Parti cephesinde son günlerde yapılan değerlendirmelerde bir oy kaybı beklenmekteydi ama bu kadar aşağılarda bir oran tahmin edilmiyordu.

            Hiçbir güç baki değildir. Fakat adil ve hakkaniyet ölçülerine riayet edildiği sürece gücün uzun süre muhafaza edilmesi doğaldır. Bu zaviyeden bakıldığında Ak Parti’nin de elbette bir sonu vardır. Fakat millet ve devlet bakidir. Bu açıdan seçmen tarafından kaybedenler hanesine çekilen Ak Parti ile ilgili görüşlerimi bir kaç satır ile dile getirmek istiyorum:

. Son birkaç yıldır Ak Parti karşıtı muhalefetin her argümanı kullanarak ortaya koyduğu yıpratma politikası. Bu anlamda muhalif çevreler HDP’yi Ak Partiden oy transfer edebilecek bir parti görerek, HDP’nin yıldızını parlatmaya çalışmışlar ve Ak Parti’yi karalama kampanyaları yapmışlardır. Bu çerçevede CHP, MHP dahil diğer sol siyasi partiler ve illegal yapılardan ciddi bir oy kitlesi HDP’ye gitmiştir. Bu durum barajı çok rahatlıkla geçen HDP’nin Ak Parti hanesinden çok sayıda milletvekilini kendi tarafına transferine yol aşmıştır.

. 13 yıldır iktidarda bulunan Ak Parti’nin doğal yıpranması.

. Ak Parti’nin seçmen karşısına çıkardığı Milletvekili listelerinin, çoğu yerlerde seçmen tarafından pek kabul görmemesi. Bu konuda Ak Parti her seçimde olduğu gibi çok rahat hareket etmiştir. Hiç alakasız ve tabanı olmayan ve hatta sevilmeyen kişileri aday olarak halkın önüne çıkarmıştır. Bu hoşnutsuzluğa bir kısım seçmen tepki duyarken bir kısmı kerhen destek vermiştir. Ak Parti’nin batıda olduğu gibi Güneydoğu illerindeki oy kaybının bundan kaynaklandığı görüşündeyim.

. Uzun süre iktidarda bulunan partinin gerek milletvekili ve gerekse bürokrat kesimi, zaman içinde “aristokratlaşarak” yanına yaklaşılmaz hale gelmiştir. Bu duruma sıkça rastlayan seçmenler kırgınlığın ifadesi olarak tepkisini bu şekilde ortaya koymuştur.

Ak Parti’nin çözüm süreci ve getirdiği hizmetler ile büyük bir değişim ve rahatlama gösteren Hakkari’den Diyarbakır’a kadarki Güneydoğu illerinin seçimlerde neredeyse Ak Parti’yi bölgeden tamamen silecek ölçüde gösterdikleri tepki de dikkate değerdir.

. Ak Parti içerde ve dışarıdan destekli büyük bir algı operasyonu ile karşı karşıya kalmıştır ve bu operasyon karşısında kaybeden taraf olmuştur.

. Sonuçlar iyi değerlendirildiğinde Ak Parti ilk genel seçimlerde kaybettiği puanları rahatlıkla yakalayabilecek düzeydedir. Yoksa, bu düşüşün başlangıcı olacaktır.

……..

 

Bu seçimlerin ikinci kaybeden partisi CHP’dir. 2011 genel seçimlerinde 25.98 oy oranı ile 135 Milletvekili çıkaran CHP, 2015 genel seçimlerinde % 25 oy oranı ile 132 Milletvekili ancak çıkarabilmiştir. Uzun yıllar muhalefette kalan bir partinin hem oy oranını ve hem de Milletvekili sayısını düşürmesinden sonra, parti yöneticilerinin zafer edası ile pervasızca dolaşmaları ancak Türkiye’ye mahsus bir gelişmedir.

CHP, Türkiye’nin en köklü siyasi partisidir. Cumhuriyetin tarihi ile yaşıt bir partinin son seçimlerde de ortaya koyduğu gibi projeleriyle seçmen karşısına çıkma yerine iktidarı yıpratmak uğruna legal-illegal her kesim ile iş birliği yapması yadırgayıcıdır. Bu açıdan çok sayıda seçmen HDP’ye oy vererek bu partiden uzaklaşmıştır.

Seçimlerde proje üretememesi ve günlük politikalarla uğraşması seçmeni bu partiden uzaklaştıran sebepler olarak zikredilebilir.

…..

 

Seçimin galiplerinde birisi MHP’dir. MHP, 2011 genel seçimlerinde % 13.01 oy ile 53 Milletvekili çıkarırken, 2015 genel seçimlerinde % 16.03 oy oranı ile 80 Milletvekili çıkarmıştır.

MHP, diğer partilerden farklı olarak daha makul politika izlemiştir. Devlet Bahçeli’nin düşük performansı ve projeler üretememesine rağmen seçmen tarafından “gidilebilen” bir siyasi parti olmuştur.

Fakat Osmanlı devletinin başkenti İstanbul’da HDP’den daha az sayıda oy ve milletvekili çıkarması parti içinde eleştirilere sebep olmuştur.

MHP, daha ziyade Ak Parti listelerine tepki duyan seçmenlerin oylarını almıştır.

…..

 

Seçimin asıl galibi HDP’dir. HDP, daha önce bağımsız adaylar ile seçime girmiş ve % 6.57 oy oranı ile 35 Milletvekili ile mecliste temsil edilmişti. 2015 genel seçimlerinde ise % 13.1 oy oranı ile 80 Milletvekili çıkarmayı başardı.

HDP’ye içerde ve dışarıda çok sayıda çevre destek vermiştir. CHP, diğer sol partiler ve gruplardan ciddi oranda oy bu partiye gelmiştir. Algı operasyonunun bir parçası olarak sadece bu kesimlerden değil Güneydoğuda da kitlesel olarak oylarını katlamıştır.

HDP, bu seçimlerde kendine verilen iç ve dış desteği iyi değerlendirerek batıda barışçı mesajlar verirken, doğuda farklı bir görünüm sergilemiştir. Doğuda seçimler PKK’nın oy vermeyen seçmenleri tehditleri altında yapılmıştır.

HDP, doğuda Ak Parti seçmen kitlesinden oy almıştır. Bu bölgede seçmenin, çözüm sürecini nihayetlendirmeyi hedefleyen Ak Parti yerine, süreci baltalama emareleri gösteren HDP’yi tercih etmesi ilerde çok konuşulacağa benzemektedir.  

Diğer bir deyişle HDP’nin barajı geçmesi ve aldığı oy oranı iç ve dış algı operasyonu çerçevesinde bir projenin sonucudur.

İyi bir seviye yakalayan HDP yöneticilerine bu saatten sonra makul adımlar atma noktasında büyük sorumluluklar düşmektedir.

……

 

Seçimlerin diğer merak edilenleri olarak “Milli İttifak” ve bağımsız olarak seçime giren “17 – 25 Aralık darbe girişimlerinin” zanlıları dikkate değer bir oy alamamışlardır.

 

 

Bu sonuçlara göre koalisyonlu iktidar kaçınılmazdır. Koalisyonlardan geçmişte canı yanan bir ülke olarak çok da iyi şeyler hatırlamıyoruz. 13 yıldır iyi bir kalkınma trendi yakalayan Türkiye’nin durağan bir sürece girdiği kaçınılmazdır. Çözüm süreci başta olmak üzere imza atılan hayati projelerin geleceğini ileriki günlerde hep beraber takip edeceğiz.

Elbette milletin kararına saygı duymak gerekir.

Seçim sonuçlarının belli olmaya başladığı ilk dakikalarda duymaya başladığımız “erken seçim” sözünü her geçen gün çok daha sık duymaya başlayacağız.

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

Polis Akademisi / Ankara

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim