• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“ŞÂİR ve YAZARLARIMIZ”IN DİKKATİNE

Ali Kayıkçı

     
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Dünden Bugüne Samsunlu Şâirler ve Yazarlar Ansiklopedisi” isimli eserimizin her bir baskısı öncesi çalışmamız sırasında, incelediğimiz yüzlerce eserde, pek çok genç kalem sâhibinin ve şartlandırılmış bâzı emekli eğitimcilerin sıkça düştükleri önemli,  mânevî yönden büyük hatâlarla karşılaştığımızı önceki köşe yazılarımızda belirtmiş ve bunları  
katıldığımız KANAL-S Televizyonu'nun bir programında ana başlıklar hâlinde ve özetle sıralamaya çalıştığımızı, ancak bize ayrılan zaman sınırlı olduğu için bunların teferruatına inemediğimizi ve dolayısıyla da yeterince faydalı olamadık kanaatiyle bu seri yazımızda tekrar aynı konuya dönmek istediğimizi, bunlardan en önemli olanlarının da “Cenâb-ı Allah'ın isim ve sıfatları yerine “Tanrı” demek” olduğunu, diğer çok önemli bir konunun da “Cenâb-ı Allah'ın sıfatlarından biri olan 'Tekvîn' (Yaratmak) sıfatını kullar için söylemek”tir demiş sonra da “Kadın/Anneler Yaratıcıdır”, “Peygamberlerle ilgili olmayan bâzı olaylar için (Mûcize) demek”,  “(İslâm Peygamberi) sıfatını kullanmak” olduğunu ve “İslâmî Düşünce” şeklindeki ifâdelerin neden dolayı yanlış olduğunu   vurgulamıştık.
 
Dizi makâlemizin bugünkü son bölümünde ise;
• “Allah, özenerek/övmüş yaratmış” demek,
• “Kahpe felek” demek,
• “Sel/Trafik Canavarı/Domuz gribi can aldı” demek,
• “Zalim Azrail/Azrail Canavarı” demek,
• “Allah baba” demek ve,
• Kızlara “Melek” adını vermek ifâdelerinin de yanlış olduğuna dikkat çekmek istiyoruz.Cenâb-ı Allah, herhangi bir şeyi yaratmak istediği zaman, Kur'ân-ı Kerîm'in Haşr ve Yâsin sûrelerinde bildirildiği üzere ona “Kün (Ol!..)” der, o da derekâp (hemen) oluverir. Bunun için insanlara mahsûs olan “özenmek” sıfatı O'nun için asla düşünülemez ve dile getirilemez. Böyle söylemek insani küfre düşürebilir. Böylesi ifâdelerden de şiddetle kaçınmak lâzımdır. “Kaderi belirlediğine inanılan yüce güç”e de bir mânâda “Felek” denilmekte (Bkz: Milliyet Gzt-D. Larousse, c. 2, s. 830), Kader'in ise “Allahü teâlânın ilm-i ezelisi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile, olacak hâdiseleri ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) bilip takdir etmesi; alın yazısı olduğu (Bkz: Türkiye Gzt. Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1,s. 264) bildirilmekte, kader ile birlikte anılan kazâ'nın da bu son kaynak eserde “Hüküm verme, Allahü teâlanın takdir ettiği edâ, yerine getirme” mânâsına geldiğine işaret olunmakta, aynı kaynaktaki bir hadîs-i kutsîde de “Kazâ ve kaderime râzı olmayan, beğenmeyen, gönderdiğim belâlalara sabır etmeyen benden başka Rab arasın. Yer yüzünde kulum olarak bulunmasın” emri ilâhisini hâtırlatmakla yetiniyoruz. Can'ı verenin O, alanın da O'nun emriyle olduğunu bilen aklı başında şuurlu bir insanın/Müslüman'ın; “Sel” veya “Trafik Canavarı” veyahut da “Domuz gribi can aldı” demek kadar saçmalaması asla düşünülemez.Aynı şekilde, 4 büyük melekten biri olan ve asla Cenâb-ı Allah'ın emirleri dışında herhangi bir fiili olmayacağına inanılan Azrail aleyhisselâm için de “zalim” veya “canavar” sıfatını kullanmak, oldukça büyük günâha yol açan ifâdelerdendir. Böylesi sözlerden de mutlaka kaçınmak lâzımdır.
Hele Allahü Teâlâya, “teslis inancı” sâhibi Hıristiyanlar gibi “Allah baba” demek, insanı bir anda (Allah korusun!) dinden çıkarır, mürtet durumuna düşürür. Bâzı Hıristiyan rejisörler tarafından yapılan filmlerde kullanılan bu ifâdeden Müslüman çocukların dilini mutlaka korumak şarttır…
Bilindiği gibi Hıristiyan ressamlar,  melekleri kız çocukları şeklinde resmetmekte, bu din mensuplarınca da meleklerin dişi olduğuna inanılmaktadır. Bu durum ise Kur'ân-ı Kerîm'de yalanlanmaktadır. Bu bakımdan Müslümanlarca kız çocuklarına “Melek” adının verilmemesi gerektiğini söyledik ve ayrıca 4. Murat dönemi sadrazamlarından Melek Ahmet Paşa adının, çocukken nûr yüzlü oluşu sebebiyle isim değil de bir sıfat (lâkap) olarak konulduğunu, 2. Viyana Kuşatması komutanlarından Melek İbrahim Paşa'ya da Budin'de kazandığı bir zafer sebebiyle yine sıfat olarak takıldığını, ismi olmadığını belirttik. Meselenin inceliğini bilmeyenlerce hatâya düşülmemesi bakımından buna dikkat edilmesi gerektiğini vurguladık.Burada tekrar aynı konuları  detaylı olarak yazmayı nasip eden Rabbimize bir kere daha hamd eyliyor, meseleyi böylece noktalıyor  ve hepinizi kalbî sevgi ve saygılarımızla selâmlıyoruz…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim