• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“RÜTBE-RÜTBE” ÜSTÜNE, EN ÜSTÜNÜ “ŞEHİDLİK!..”

Ali Kayıkçı

(Şırnak’ta şehîd olan Özel Harekât Polis Memuru hemşehrimiz Ersan Gülpınar’ın aziz hâtırasına)
*“Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve      amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nisâ Sûresi, âyet 104)
*“İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.” (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
*“Kim bir mü’mini müteammimden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”, “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93- 94)                                                                                                                                          
*Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve bizi kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kıl/zafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)  
*“İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar/kurtuluşa/muratlarına ermezler.” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)  
*“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*“…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)                 
*“…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den) 
*  “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”,  “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Hiçbir mü’min (…) mü’mine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”,  “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Fîsebîlillah (Allah yolunda) Mücâhid olanlar, en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler.”, “Allah yolundaki bir mücâhidin misâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. “,  “Allah, Peygamberlerin duâsını kabul ettiği gibi, onların duâsını da kabul buyurur.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”       (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*“Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)
*“Cihâd: Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır: Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)  
*“Gazâ: Harp maksâdıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu: Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)  
*“Biz bu ülkeleri, Allahü teâlânın izniyle silâh kuvveti ile aldık. Temiz, samimi Müslümanlarız; bid’at ve hurafe nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki Allahü teâlâ, hâlis Türkleri azîz kıldı.” (Sultan Alpaslan-Ahlât/Malazgirt, 1071) 
*“Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  ( Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)
*“PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri)
*“Rusya ve bu işte menfaati olan AB devletleri, bir kısım Kürtleri önce Komünist, sonra Kürtçü yaptılar. Şimdi omuz omuzalar. Tarih, DAEŞ’in arkasında İngiliz kurnazlığının olduğunu herhâlde yazacaktır. O noktada dile gelmeyen bir İngiliz-Amerikan mücadelesi sezilmekte. Hepsinin arkasındaysa Yahudi sinsiliği mevcut. İsrail’in rüyası hakikat olsun diye Irak üçe, Suriye dörde parçalanma maksadı güdülüyor. Sıraya güneydoğu katılmak istenmekte. ‘Nil ile Fırat arası Büyük İsrail’ hayata geçsin isteği hep var. (…) Her gün aslanlar gibi ana kuzusu şehidler veriyoruz. Sur’da şehid düşen uzman çavuş Selçuk Paker’in annesi Sevgi Paker adlı yiğit kadın, ‘Niye ağlayacakmışım? Ben, bu topraklara şehid verdim. Allah, her anaya nasip etsin!..’ diyerek tek damla göz yaşı dökmeden oğlunu uğurladı.” (Rahim Er-Türkiye Gazetesi, 02.02.2016, s. 3) 
*“Ümmetin olduğumuz devlet yeter/Hizmetin kıldığımız izzet yeter!..” (Süleyman Çelebi-Mevlîd-i Nebi)                                                                                                  *“Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)
*“…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)                                                                                                                                                                                    *“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya) 
*“Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)
*“Bu destan kitaplara nakşedilecektir.”  (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi; Şehîd Yakınlarına ve Gâzilere Şeref Madalyası Töreni, 17.03.2016)
                                                                                                                                               
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere,  “24 Temmuz 2015 sonrası Terörle Mücâdele”de; “420’yi aşan sayıda; asker, polis ve korucuyu şehîd” vermiş durumdayız…
Bu “şehîdlerimizin cenâze törenlerinde, yürek burkan ve gözyaşlarına sebebiyet veren” yüzlerce hadise yaşandığı da hepimizin malûmudur…
Bizler için asıl olan; onların azîz rûhlarına “Fâtihalar göndermek” yanında, “ne için ve niçin şehîd olduklarını unutmadan, onları hayırla yâd etmek” ve “geride bıraktıklarına sâhip çıkmak” olmalıdır…
Bakınız, bir “Sur Gâzisi er Aziz Kaya”;  terhisine 35 gün kala, Mermer Jandarma Karakolu’na bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıda yaralanıp tedavi gördükten sonra şunları söylüyor: “Gönlümden tekrar gitmek geçiyor. Yaralandık diye her şey bitmiş değil. Allah’a çok şükür, yaralandık ama iyiyiz. Görev verilirse yine yaparız. Silâhsa silâh, ölümse ölüm… Vatan yolunda canımızı fedâ etmeye her gün, her saat, her dakika hazırız.” (Bkz: Türkiye Gazetesi; 10.04.2016, s. 13)  
Bir diğeri, iki defa yaralandıktan sonra görev aldığı Şırnak’ta PKK’nın roketatarlı saldırısında şehâdet şerbeti içen “Polis Memuru Hüseyin Danacı”. Babası Yılmaz Danacı, kendisine taziyelerde bulunan Kayseri Garnizon Komutanı’na, “Aslında bu üçüncü” diyerek oğlunun 3 defa yaralandıktan sonra hastanede şehîd düştüğünü söylemesidir… (Bkz: Türkiye Gazetesi; 18.04.2016, s. 1, 10)
Gerek “Aziz Kaya” ve gerekse “Hüseyin Danacı” gibi asker ve polislerimizin her birinin birer “Mehmetcik ve Ahmetcik” olarak “Dînî devlet-Mülkü millet Yolu”ndaki fedakârlıkları ve nümûne teşkil edecek şekilde davranmalarıdır…
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = =
Adı “Aziz, Hüseyin…”, unvanları “hep aynı”:
Kimi “Mehmetcik” oldu, “Ahmetcik” var kiminde…
“Gâzî” olmak “ilk hedef”, “gâzilik” de “kolay mı?..”
“Müslümanlık bir nîmet”, “şehîdlik” var dîninde;
“Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik!..”

“Rütbe-rütbe” üstüne, bu “Kur’ân’ın müjdesi”;
“Âyet-âyet”ler indi, “Cibrîl(*)-Resûl(**) öncesi;
“Hazret-i Hamza”(***)ların, “Uhud”dan gelir sesi…
 “Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik”;
“Hakk rızâsı” kazanmak, “can”dır işin “öznesi!..”

“Rütbe-rütbe” üstüne, “tapuların mühürü”;
“Gâzîlik imzası”dır, binler var “tezahürü”;
“Hirâ”dan “Korkma!” dendi, “Allah bizimle… Yürü!..”
“Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik”;
“Ses verdi Anadolu”, Sen de haykır “Engürü!..”

“Çifte rütbeli” Ahmet, var “Hüseyin Danacı”;
“Gâzî”yken “şehîd” oldu, yaşamadı “hiç acı”;
“Kayseri” bi şahlandı, on binler hep “duâcı!..”
“Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik”;
“Katiller”  şunu bilsin, “Peygamberler davacı!..”

“Gâzî” tekrar cephede, bu bir “yürek işi”dir;
Bu bir “îmân dâvâsı”, “destanlaşan kişi”dir;
“Aslanların arslanı”, “rütbeleri yahşi”dir…
“Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik”;
“Mehmet’e tuzak kuran”, “emperyalın dişi”dir!..

KAYIKÇ’Ali bu destan, “Düşen her bir şehîde”;
“Her bir şehîd” bıraktı, “çınar olacak fide”;
“Rızkınız Cennet’tendir”, haber verdi “Mâide!..”
“Rütbe-rütbe” üstüne, en üstünü “şehîdlik”;
Ölmeden evvel ölmek”, bu da bir “mücâhidlik!..”
------------------------------------------------- 
(*): Cibrîl: Cebrâil aleyhisselâm
(**): Resûl: Resûlallah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz.
(***): Hz. Hamza “radiyallahü anh”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim