Prof.Dr.M.Okuyan

Prof.Dr.M.Okuyan

Regaib Kandili ve dini bilinçlenme


Değerli kardeşlerim,
Bu yazımızda sizlere kandiller ve üç aylar hakkında bazı bilgiler sunmaya çalışacağız. Kâinatın sahibi ve yegane yaratıcısı olan Yüce Allah, zamanı da, imkanı da, mekanı da yaratandır. O"nun katında bütün zamanlar kıymeti biliniyorsa ve değerlendirilebiliyorsa anlamlıdır. Zamanı gerçekten değerli yapan şey onun hakk yolunda kullanılmasıdır. Mekanlar da böyledir. Anlamından kopartılmış zaman da mekan da insana yük olur. Zamana ve mekana hükmedemeyenler zamanın da mekanın da altında ezilirler. İşte zamana ve mekana hükmetmenin vesilelerinden biri de idrak ettiğimiz Reğâib kandili ve başladığımız üç aylardır. Bu zaman dilimleri insana bir şeyler öğretmek için fırsat dönemleri olarak algılanmalı ve değerlendirilmelidirler.
Kur"ân"da kutsal gece anlamında sadece Kadir gecesinden söz edilmiştir. Hem Kadir sûresi hem de Dühân sûresinin 2. âyeti Kadir gecesi hakkında bilgi verir. Bunun dışındaki kandil gecelerinin Kur"ân"dan herhangi bir desteği ve dayanağı yoktur. Ramazan dışında da Kur"ân"da ay isimleri yer almaz. Pe ki nereden çıkıyor bunca kandiller ve çeşitli aylar? İslam kültüründe bu anlamda güvenilirlikleri çokça tartışma konusu olan rivayetler vardır ve Müslümanlar da bu rivayetlere güvenerek bu tür zaman isimlendirmelerine girişirler. Kadir gecesinin ve Ramazan ayının bile bu kıymete layık olmasının nedeni, içinde Kur"ân"ın indirilmeye başlamasıdır. İçinde Kur"ân"ın olmadığı Kadir gecesinin de Ramazan ayının da aslında diğer zamanlardan çok önemli farkı yoktur. Bunu şunun için söylüyoruz: Hakkında âyet ve sûre bulunmasına rağmen bir zaman dilimini maksadına uygun şekilde idrak edemeyen, anlayamayan ve yaşayamayanların, bu tür dayanaklardan yoksun diğer zamanları idrak etmesi pek mümkün görünmemektedir.
“Gerçek bu olmasına rağmen insanlar Reğâib kandili diye bir geceyi kutlasalar bunun ne zararı olur ki?” diye soru sorulsa şöyle cevaplarız: Bunu dinin bir esası ve vazgeçilmezi gibi kabul etmemek, o geceye ait ve özel bazı ibadet şekilleri üretmemek ve bunlara itibar etmeyenleri de küfürle, sapıklıkla itham etmemek kaydıyla insanların Allah"ı anmaları, O"nu zikretmeleri, bol bol namaz kılmaları, Kur"ân"ı anlayarak okumaları, tefekküre dalmaları vs. uygulamaların elbette hiçbir zararı olmadığı gibi çok büyük ibadet değeri ve sevap getirisi olur. Çünkü sözünü ettiğimiz faaliyetler zaten Yüce Allah"ın Kur"ân"da pek çok defa zikrettiği ve yapılmasını insanlara emrettiği ibadetlerdir. Burada gözden kaçırılmaması gereken nokta geceye özel bir ibadet şeklinin ihdas edilmemesi, yani uydurulmamasıdır. Çünkü hiç kimse Yüce Allah adına, O"nun koymadığı bir hareketi ibadet diye dayatamaz.
Kıymetli kardeşlerim,
Reğâib kelimesi, “rağbet etmek, özenmek, özendirmek” demektir. Bu tür geceler veya zamanlarda insanlar nelere rağbet edeceklerini, nelere özeneceklerini iyi bilmeli, bu tür zaman dilimlerini istikamet bulmanın bir vesilesi saymalıdırlar. Hayatında doğru değerler uğruna fedakarlık yapmak için değerlerin neler olduğunu iyi bilmek gerekir. Çünkü insanlar, değerleriyle yaşarlar ve onlar için yaşarlar. Dinî hayatımız da bizim için değerdir, millî sevinçlerimiz de bizim için değerdir. Millî-manevî değerler etrafında bütünleşmek, bir ve beraber olduğumuz bilinciyle yaşamak, canlı-cansız çevreye karşı sorumlu davranmak, ibadet hayatımızın devamlılığını sağlamak, meseleyi şans veya piyango gibi algılayarak bir geceden ve birkaç hareketten ibaret saymamak, daha duyarlı, daha hassas, daha oturaklı, daha donanımlı bir şekilde bu hayatı yaşamak için bu tür zaman dilimlerini iyi anlamak durumundayız.
Yeniden vurgulayalım ki Reğâib kandili, kişilerin üç aylar dediğimiz Receb, Şaban ve Ramazan"a daha iyi hazırlanmaları için bir start olarak görmeyi amaçlar. İyi ve iyi niyetlerle şekillenmiş bir başlangıç elbette insanı daha duyarlı hale getirir.
Rağbetini haktan ve hakikatten yana belirleyenlerden olmamız dileğiyle hepinizi Hakk"a emanet ediyorum. Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof.Dr.M.Okuyan Arşivi
SON YAZILAR