• BIST 107.400
  • Altın 151,666
  • Dolar 3,6570
  • Euro 4,3022
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

RABBİM YUCA TÜRK’Ü YÜCELTMEK İÇİN/2

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Türk Tarih Tetkik Cemiyeti tarafından 1933 yılında İstanbul"da neşredilmiş bulunan “Tarih/II, Ortazamanlar” isimli eserin “Önsöz”ünde, konumuzla ilgili oldukça çarpıcı bir tespit var; şöyle denilmektedir:
“1.000 yıldan fazla süren İslâmlık-Hıristiyanlık dâvâlarının doğurduğu husumet duygusu ile mutaassıp batılı müverrihler (târihçi, târih ilmi ile ilgili kitap ve eser sâhibi kimseler), bu dâvâlarda asırlarca İslâmlığın pişdârlığını (askerî öncülüğünü) yapan Türklerin târihini kan ve ateş maceralarından ibâret göstermeye çalıştılar.
Bir kısım Türk ve İslâm müverrihler de Türklüğü ve Türk medeniyetlerini İslâmlık ve İslâm medeniyeti ile kaynaştırmayı, binlerce yıla ait devreleri unutturmayı ümmetçilik siyâsetinin gereği saydılar ve bunu din gayretinin vecibesi olarak gördüler.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde de, zaman zaman bütün unsurlardan tek bir milliyet ortaya çıkarmak hayâli ile Osmanlılık cereyanı dışında “Türk” adının anılmaması, millî târihin yalnız ihmâl değil, hatta yazılmış olduğu sayfalardan kazınıp silinmesi gibi yollara tevessül edilmesi, bir başka olumsuz gelişme olmuştur.
Bütün bu menfi cereyanlar sonucunda Türklük; çadır, aşiret, at, silâh ve muharebe mefhumlarıyla bir tutulmuş, bu husus bırakınız yabancı kaynaklarda, kendi okul kitaplarımızda bile uzun zaman yeralmıştır.”
Hatta dahasıyla, târih kitaplarımız uzunca bir süre dönme şahsiyetlere yazdırılmış ve onların Türk-İslâm düşmanlığı, doğru imiş gibi, maalesef  kabûl görmüştür.
En yeni eserlere ve başta Anadolu"muz olmak üzere Mısır, Mezopotamya, Türkistan (Orta Asya), Kuzey Hindistan, Kuzey Çin ve Güney Sibirya gibi ülke ve çeşitli yörelerde yapılan arkeolojik tetkîklere dayandırılarak gerçekleştirilen bulgulara istinaden “Türk Târihinin, bilinenlerin çok daha eski dönemlerinden başladığı, asırlarca, hatta binlerce yıllık hâkimiyet safhalarının bulunduğu gün yüzüne çıkmakta ve Türk düşmanları, başta da son yıllarda ülkemizi hamam böcekleri gibi dört bir yandan istilâ etmiş bulunan Misyonerler istemese de bu doğrular, zaman zaman basın-yayın organlarında gözler önüne serilmektedir.
İşte Truva/Troya"lılar, işte Hattiler… Saklanamayan “Ön Türk Kavimleri”nin meydana getirdiği “devletler”dir.
İşte bu “Ön Türk Kavimleri”nden olup M.Ö. 3000 ile M.S. 500 yılları arasında Çanakkale yakınlarında hüküm sürmüş, kazılarda haklarında 9 bin târihi eser bulunmuş    Truvalı/Troyalı"lar adına kaleme aldığımız bir “Destan”da şöyle dedik:

Rabbim yuca Türk"ü, yüceltmek için;
60 asır önce, Anadolu"ya;
Sıparta"ya komşu, berkitmek için;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Afrodit-Helen"le, dol Çanakkale…

Makedon-Teselya, komşudur bize
Hera"yla güzeller, çık gezmenize
Kaz Dağlarına gel, Paris"imize;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Gizli aşka budak, dal Çanakkale…

Kırallar birleşir, Sıparta için
Odisus"la Aşil, kaytarma" için
Hektor kardeşini, kurtarma" için;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 10 Yıl Savaşı"nda, sal Çanakkale…

Aşil Hektor"umuz, vurduğu ânda
Paris oklarıyla, durduğu ânda
Ajak Zeus"üne, erdiği ânda;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Oisus tuzakçı, bil Çanakkale…

Tahta bir at ile, kurar tuzağı
Atı bulunca Türk, görmez uzağı
Doğranır insanlar, sanki buzağı;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Kandan havuz olur, göl Çanakkale…

“Savaş bir hîledir”, demiş atalar
Sen uyursan düşman, uy"maz hatalar
Kurtaramaz seni, atlar-tahtalar;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Sana senden fayda, bil Çanakkale…

Aenas oğluyla, düşer yollara
İtalya"ya varır, yeni illere
Etrüsk kızı ile, düşer dillere;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Roma"yla açar bir, gül Çanakkale…

Alpaslan da der ki, “Yol Turuva"ya”
Fâtih Sultan der ki, “Bakın buraya,
İntikamın aldık”, kalmaz sonraya;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 Türk idin ebed, Türk ol Çanakkale…

KAYIKÇI: Homeros, bilgi derledi
Destanını yazdı, çaldı-söyledi
Yunan"a övgüler, hep hey-hey"ledi;
 Batıya-batıya, yol Çanakkale,
 İzmir"den Roma"ya, el Çanakkale…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim