• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 23 °C
  • Ankara 23 °C
  • İstanbul 27 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

Pontus’çu Eşkıyaların Korkulu Rüyâsı:

Ali Kayıkçı

Gâzi Yarbay “Topal Osman”

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Mahallî “Gürses Gazetesi”nin “Okuyucularına örnek bir vedâ yayını” olan ve bu ay içinde kültür dostlarının huzuruna çıkması beklenen “MERT IRMAĞI İNSANLARI (Pontus"a Darbe)”nin genişletilmiş yeni 5. baskısında, belge-romanımızın da kahramanlarından olan; bölgemiz “Yakın Târihi”ni yapan şahsiyetlerden sayılan, Giresunlu Gâzi Yarbay Topal Osman"ı, bir Mayıs ayı"nda daha anmak için bu satırlarla karşınızda bulunuyoruz:

29 Eylül 2000 tarihli Milliyet Gazetesi"nde yayımlanan bir yazıda “Patolojik katil” denilen, 24 Temmuz 2003 günlü Yeniçağ Gazetesi"nde neşredilen bir haberden öğrendiğimize göre ise Giresun Kalesi"ndeki anıt mezarının başında mevcut olan kitâbesinin Türkçe metninin bâzı bölümleri ile eski yazı metninin tamamı Valilik emriyle Giresun Belediyesi tarafından kazınmak suretiyle değiştirilmiş bulunan ve hâlen Ergenekon Terör Örgütü"nün sanıkları arasında yer alan Emekli Tuğgeneral Veli Küçük tarafından “Büyük bir Türk kahramanı” olduğu gerekçesiyle adına Giresun"da anıt yaptırılmak istenen, Gâzi Yarbay Topal Osman hakkında yazılanlardan birkaçını aktarmak istiyoruz:

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

* - * - * - * - * -

“Umumî harpte gönüllü müfrezesi ile Harşit Müdafaasında bulunmuş, Koçgiri isyanında, Pontuslular"ın imhasında, teşkil ettiği alay ile Sakarya Harbine girmiş, Yunan"ın denize atılmalarına kadar bütün savaşlara katılmış, gösterdiği yararlıklara karşı Binbaşılıktan Yarbaylığa yükselmiştir.”

(Giresun Kalesi"ndeki Anıt Mezar Kitâbesi)

“Her ömrün kendine has bir özelliği vardır. Osman Ağa"nın ömrü kendine has bir ömür değil, millet adına fedâ edilmiş, toplumsallaşmış bir ömürdür. (...) yaşanan vahşet Osman Ağa ve Kuvay-i Milliye"nin önemini bize anlatmaya yetiyor ve artıyor. Osman Ağa, kendisi için yaşamadı. Milleti için, devleti için yaşadı.”

(Ahmet Gürsoy-Giresun Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi, Araştırmacı-Yazar)

“Rahmetli Topal Osman, asla bir "eşkıya" değildi, emsalsiz ve büyük bir Türk kahramanı idi. Eşkıyalık ve para pul için değil, vatan aşkına, yıllarca Karadeniz "uşaklarından" kurulu müfrezeleri ile cepheden cepheye koşmuş, Balkan Harbinde, Kafkasya"da çarpışmış, bu savaşlarda bir ayağı topal kalmıştı. Büyük harp sonrasında Karadeniz bölgesinde şımaran ve Pontus Rûm İmparatorluğu"nu ihyâ etmeye çalışan ve bunun için de, Müslüman Türk halka karşı etnik temizliğe girişen Rûm çetelerine karşı amansız bir mücâdele vermiş, sonra milis alayı ile Sakarya Meydan Muharebesi"ne katılmış, Koçgiri Kürt İsyânı"nın bastırılmasında da gene Karadenizli "alayı" ile büyük hizmetleri geçmişti.

Mustafa Kemâl, kendisine ölesiye bağlı ve sadık Topal Osman"ı, Ankara"nın o muhataralı döneminde Muhafız Kıtası Komutanı yapmıştı. TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemâl"i, Topal Osman"ın Karadeniz kıyafetli "uşakları" korudular.

Sonra, piyeslere, filmlere konu olacak bir trajedi yaşandı Ankara"da. Topal Osman, Mustafa Kemâl"e sadakatinin diyetini, gene Mustafa Kemâl"in emri ile idam edilmekle ödedi. Bu paradoks inkılâp yıllarının bir trajedisi idi aslında.

Mert, vatan sevgisini ve sadakati en önemli değerler bilen Topal Osman, onun Meclisteki amansız hasmı Trabzon mebusu Ali Şükrü"yü, tuzağa düşürerek öldürmüştü. Böylelikle liderini bir düşmandan kurtardığına samimi olarak inanmıştı.”

(Altemur Kılıç-Türkiye Gazetesi)

“Giresun"da teşekkül eden ve Fahri Komutanlığına Osman Ağa"nın (Topal) atandığı 42 inci Piyade Alayı da sonradan Merkez Ordusu kuruluşuna girmişti. Bu alay 16 Nisan 1921"de Ümit Vapuru ile Samsun"a intikal etmiş ve orada 15 inci Tümen Deposu"ndan yeniden silâhlandırılmıştı. Alayla birlikte dört top"lu bir batarya da Samsun"a gelmişti.”

(Türk İstiklâl Harbi, VI. Cilt, İç Ayaklanmalar, 1919–1921-Genel Kurmay

Başkanlığı Harb Tarihi Dairesi Resmî Yayınları Seri No.1)

“Giresun"un ünlü kabadayılarından olan Topal Osman da Ermeni sürgünü suçlularındandır, aranmaktadır. Osman Ağa, 1917 yılında biraz sermaye ve birkaç kayık sâhibidir. O sıralarda asker kaçakları boldur. Bir yandan düşmanla savaşılırken, öte yandan asker kaçaklarına savaş verilmektedir. Daha sonraları Millî Mücâdele karşıtları arasında yer alacak olan Tümen Komutanı Albay Hacı Hamdi, Osman Ağa"ya asker kaçaklarını kovalama ve yakalama yetkisi tanır. Bu belgeyi alan Osman Ağa, kendi küçük çetesini, yakaladığı asker kaçaklarını öteki kaçakları yakalamak için hizmetine alarak bir müfreze hâline sokar. Böylece güçlenir, Türkler de dâhil, Giresun halkı üzerinde korku ve dehşet yaratır. Bir ara Rusya"ya kaçmak isteyen beş Rûm"a kayık sağladı diye Suşehri"ne gönderilip sekiz ay orada göz hapsinde tutulursa da, dönüşünde tekrar çetesinin başına geçer. Mütarekede Ermenilere zâlim davrandığı, işkence ettiği iddialarıyla kovuşturulur. Giresun"dan kaçıp Keşap"a gider ve orada gizlenir. Bu sırada Rûm çeteleri, Pontus Devleti emelleriyle Türkleri öldürmeye, köyleri yıkıp yakmaya hız vermişlerdir. Doğu Karadeniz bölgesi, Pontus olmak ya da Ermenilere verilmek tehlikesiyle karşı karşıyadır. Trabzon ilinde direniş hazırlıkları vardır. Trabzon"a bağlı Giresun"da direnişçiler, Osman Ağa"dan yararlanmayı kararlaştırırlar. Erzurum Kongresi delegesi Giresunlu Dr. Ali Nâci Duyduk, olayı şöyle anlatır:

“... Trabzon merkezi, artan tehlikelerin yaratacağı kaygılarla, gerekirse silâhlı direnişe girişme kararı vermişti. Bu karara nasıl uyacağımızı düşünüyorduk. Çünkü Müslüman halkta silâh yoktu. Rûm çeteleri ise tepeden tırnağa silâhlanmışlardı. Aklımıza Osman Ağa geldi. Onun da silâhlı bir çetesi vardı. Fakat Ermeni sürgününden sorumlu olarak İstanbul Hükûmetince aranıyordu. Bu sebeple, Keşap taraflarına gitmişti. Gidip kendisiyle görüşmek ve Giresun"a gelmesini sağlamak kararını verdik. Önce Giresun Kaymakamı Pertev Bey"le anlaştık. Sonra Keşap"a gidip Osman Ağa"yı bulduk, durumu anlattık, Kaymakamın göz yumacağını bildirdik, birlikte çalışmayı önerdik. Kabûl etti ve Giresun"a geldi.”

Balkan Savaşı"nda topal kalan Osman Ağa, sert metodlarla Rûm çetelerini ezer. Rûm çeteler, Türk köylerini yakıp kadın ve çocukları öldürünce, Osman Ağa, çok daha sert karşılık verir. Her Türk evine yapılan saldırı, en az üç Rûm evine saldırıyla cezalandırılır. Çeteciler, gemi kazanlarında yakılır. Osman Ağa, Giresun"dan Samsun"a kadar uzanan bölgede egemen olur. Osman Ağa, Samsun"da bir derebeyi gibidir. Sakarya Savaşlarında Giresun Gönüllü Alayı"nın başında Yarbay rütbesiyle kahramanca dövüşür. Gönüllüler, süngüleri bulunmadığından, bellerindeki küçük eğri bıçaklarla düşmana saldırırlar ve püskürtürler.

Osman Ağa, Karadeniz kıyılarında Rûm çetelerini, kurduğu kuvvetle temizlemeye çalışırken, Ordu Müfettişi Mustafa Kemâl Paşa, Rûmları bu Türk çetelerinden kurumak ve bu çeteleri yok etmek göreviyle Samsun"a çıkartılır. Mustafa Kemâl"in Osman Ağa ile bağlantı kurduğu anlaşılmaktadır. Hüsamettin Ertürk"e göre Atatürk, Samsun"a gelir gelmez Havza"da Osman Ağa ile görüşmüştür.”

(Doğan Avcıoğlu-Millî Kurtuluş Tarihi, c. 3, s. 1187–1189)

M. KEMÂL PAŞA Ve TOPAL OSMAN

Yakın Dönem Türk Târihi ve Millî Mücâdele Târihi bakımından çok önemli şahsiyetlerden biri olarak hakkında yazılıp söylenenlerden bir kısmını yukarıda aktardığımız Giresunlu Yarbay Gâzi Topal Osman Ağa üzerine en çarpıcı tespitlerin başında geleni, bizce O"nun “9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemâl Paşa” ile, 19 Mayıs 1919 gününün 2. Haftasında Havza"da iken 29 Mayıs günü gerçekleşmiş olmasıdır.

Bu konudaki târihi vakıayı, Atatürk ve şehrimiz üzerine yazılmış mevcut eserlere “Atatürk ve Samsun” adlı örnek araştırma çalışmalarıyla katılan, Sahra Sıhhîye Okulu eski komutanlarından ve 19 Mayıs Polis Okulu eski öğretmenlerinden olan ve hâlen M.S.Bakanlığı"nda görev yapan Mu. Yb. Özen Topçu"nun kaleminden birlikte okuyalım:

“Mustafa Kemâl Paşa, Samsun"a geldiği günlerde hakkında övgü dolu bilgiler edindiği Topal Osman"ı Havza"ya dâvet eder. Topal Osman Ağa, yanına yakın arkadaşları Temoğlu İsmail Ağa, Dalgaroğlu Bilâl, Çavraklı Kara Ahmet ve 25 adamıyla Havza"ya gelir. Havza"da Giresunlu Topal Osman Ağa ile görüşen (Atatürk), O"na, Rûm çetelerine karşı giriştiği mücâdeleye devam etmesini söyler.

Bu görüşmede M. Kemâl Paşa, Topal Osman Ağa"ya:

Çok buhranlı günlerde yaşıyoruz, fakat ümitsiz değiliz. Senin hakkında gerekli bilgileri aldıktan sonra seni buraya çağırttım. Bundan sonra el ele çalışacağız. Şimdi sen bana şu Pontus"çuların Karadeniz kıyılarında neler yaptıklarını anlat. Sen bu Karadeniz köy ve şehirlerini koruyacaksın. Çeteni derme çatma bir kuvvet olmaktan çıkaracaksın. Bir alay teşkil edeceksin. Sen bu alayın komutanı olacaksın. Sana genç ve atak subaylar vereceğiz. Pontus"çular hangi usulleri kullanıyorsa siz de o usulleri hiç çekinmeden kullanın. Vatanı kurtarmakta bu son şansımızdır. Bu mücâdeleyi kaybedersek, târihten siliniriz. Pontus belâsının temizlenmesini tamamıyla senin tecrübeli ellerine bırakıyorum. Seninle devamlı irtibat kuracağız...

Sözlerinden sonra, O"nun tekrar Belediye Reisliğini eline alması emrini

verir.

Bunun üzerine Topal Osman Ağa da, bu desteği aldıktan sonra, Belediye Reisliği koltuğuna oturmanın kendisi için çocuk oyuncağı olacağını söyler ve Pontus"çularla mücâdele konusunda da:

— Siz hiç merak etmeyin Paşam! Bu Pontus Rûmlarına öyle bir tütsü vereceğim ki, hepsi mağaralarda eşek arıları gibi boğulup gidecek, der.”

(A.g.e.: s. 99–100"den nakil; Samsunlu Şâirler ve Yazarlar Ansiklopedisi-175

İsim/1200 Eser: Ali Kayıkçı, Samsun 2005, s. 31–33)

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim