1. YAZARLAR

  2. Reşit Öztürk

  3. PAZARLAMA TAKTİĞİ
Reşit Öztürk

Reşit Öztürk

PAZARLAMA TAKTİĞİ

A+A-

           Baba: Benim seçtiğim bir kızla evlenmeni istiyorum. Oğul: Hayır! Baba: Kız, Bill Gates'in kızı. Oğul: O zaman tamam. Baba Bill Gates'e gider.

              Baba: Kızını oğlumla evlendirmek istiyorum. Bill Gates: Hayır! Baba: Ama oğlum Dünya Bankası'nın CEO'su. Bill Gates: O zaman tamam.

              Baba Dünya Bankası'nın başkanına gider. Baba: Oğlumu CEO yap. Başkan: Hayır! Baba: Ama oğlum Bill Gates'in damadı. Başkan: O zaman tamam.

                        ***

              Bir karga ile bir eşek uçakta yolculuk yapıyorlarmış. Karga düğmeye basmış, hostes gelmiş. Buyurun efendim, demiş. Karga: Bir şey yok, ibnelik olsun diye bastım demiş. Hostes geri gitmiş, bir müddet sonra karga yine düğmeye basmış, hostes gelmiş. Buyurun efendim, demiş. Karga: Bir şey yok, ibnelik olsun diye bastım, demiş.

              Bunu gören eşek de, aynısını ben de yapacağım demiş, düğmeye basmış. Hostes gelmiş. Buyurun efendim, demiş. Eşek: Bir şey yok, ibnelik olsun diye bastım, demiş. Hostes sinirlenmiş, direk pilota gidip, -Uçakta kargayla eşek var, ibnelik yapıyorlar, demiş. Pilot: At ikisini de aşağıya demiş.

              Hostes gelip kargayla eşeği aşağıya atmış. Karga uçarken şöyle bir kafasını kaldırıp bakmış ki eşek büyük bir hızla aşağıya doğru düşüyor, dönüp eşeğe: Ulan oğlum, uçmasını bilmiyorsun da niye ibnelik yapıyorsun? demiş.

                        ***

              Üç yarasa varmış. Bunların ilki ağzı kan içinde gelmiş, sormuşlar bu ne diye. Yarasa: Karşıdaki ineği gördünüz mü? onun kanını emdim de geldim, demiş. İkinci yarasa, o da ağzı burnu kan içinde gelmiş ve aynı soruyu ona da sormuşlar. İkinci yarasa: Tepedeki keçiyi gördünüz mü? onun kanını emdim de geldim, demiş.

              Bu sefer aynı şekilde ağzı burnu kan içinde üçüncü yarasa gelmiş. Ona da aynı soruyu sormuşlar. Üçüncü yarasa: Şu karşıdaki tepeyi gördünüz mü? demiş. -Gördüüük, demişler. Ordaki evi gördünüz mü? –Gördüüük, demişler. O evin yanındaki direği gördünüz mü? -Evet gördüüük. -Ha işte, ben onu göremedim de.

                        ***

              Nasrettin Hoca'ya sorarlar: Hocam sen evliya mısın? Evet, ben evliyayım. İsterseniz şu karşıdaki ağacı çağırayım yanıma gelsin? der. Tamam hocam, çağır görelim, derler.

              Hoca üç kere ağacı çağırır fakat ağaç gelmez. Gelmedi hocam, derler. Hoca da, O gelmezse biz gideriz o zaman, evliyada kibir olmaz, der.

                        ***

              Okulun birinde öğretmen öğrenciye bir evrak verir. Sayın Veli, yarın toplantımız vardır, lütfen katılmanızı bekliyoruz, yazar bu kâğıtta. Çocuğun babası cevap yazar: Benim adım Veli değil Mehmet'tir. Mehmet yazarsanız gelirim.

                        ***

              Evlenme hazırlığı içindeki çift trafik kazasında ölüp cennete giderler. Damat adayı durumlarını görevli meleğe anlatarak cennette evlenip evlenemeyeceklerini sorar. Bir bakayım, der görevli melek. Aradan üç ay geçtikten sonra melek gelir ve mağdur çifte sevinçli haberi verir. Her şey ayarlandı, sizi evlendirebiliriz.

              Damat adayı, peki der, biz düşündük de acaba evliliğimiz yolunda gitmezse boşanabilir miyiz? Görevli melek gök gürültüsünü andıran sesiyle kızgın bir cevap verir. Siz manyak mısınız? Cennette nikâhınızı kıydırabilmek için tam üç ay dolaştıktan sonra bir imam bulabildim. Cennette bir avukat bulmak ne kadar sürer hiç tahmin edebiliyor musunuz?

                        

                        

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.