• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

“PARA”N GİTTİ BARİ “ÎMÂN”I KURTAR/1

Ali Kayıkçı

*   “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Kur’ân-ı Kerîm-Mâide Sûresi, âyet: 51)
*    “Ey îmân edenler! Eğer kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, sizi îmânınızdan çevirirler, kâfir ederler!.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 100)
*   “Ey îmân edenler!  Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. İşte size âyetleri açıkça bildirdik, eğer akl ederseniz.”     (Kur’ân-ı Kerîm: Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118)
*   “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 120’den)
*   “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki, size ateş dokunur ve Allah’tan başka dostlarınız da yoktur, sonra kurtulamazsınız”  ( Kur’ân-ı Kerîm-Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Onlara, ‘Kâfirlere inanmayınız!’ dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onları aldatıyor.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 59)
*   “Ey îmân edenler!.. Allah’tan korkun ve doğru söyleyin (yalancılık etmeyin)!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Ahzâb Sûresi, âyet 71’den)
*   “Ey îmân edenler! Günâhlarınızdan Allahü teâlâya tevbe-i Nasûh ile tövbe ediniz!” (Kur’ân-ı Kerîm; Tahrîm Sûresi, âyet 8)
* “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır.)”, “Zâlime yardım eden, ondan zarar görür.”, “Bir zâlime yardım edene Allahü teâlâ o zâlimi musallat eder.”, “Münâfığın alâmeti üçtür: 1-Konuştuğu zaman yalan söyler…”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
*   “Küçük günâha devam eden büyük günâha, büyük günâha devam, küfüre (îmânsızlığa, inançsızlığa) götürür.” (Îmâm-ı Rabbânî “k. sirruh”) 
*   “Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o hâlde Allahü teâlâya ibâdet edenlerle beraber bulun, onları sev!” (İmâm-ı Şâfiî “rahmetullahî aleyh”) 
*   “Ey koca Şark, ey ebedî meskenet/Sen de kımıldanmaya bir niyet et!..
 Korkuyorum Garb’ın elinden yarın/Kalmayacak çekmediğin melânet!..”   (M. Âkif Ersoy-Safahat”
*   “İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)
* “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)
* “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı, Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince…”  (Prof. Dr. Fritz Naumark-Türkiye Gazetesi; 08.06.2001, s. 15)
*   “AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”   (Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri; 15.04.2003)
*   “57. Hükûmet Sağlık Bakanı Sayın Dr. Osman Durmuş, 11 Ağustos 2002 tarihinde Osmaniye’de yaptığı bir konuşmada; “Türkiye’deki terörü destekleyen devletler” olarak Avrupa’dan Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda ve İsveç’i verme cesaretini göstermiş, diğer taraftan “Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları” arasında “Türkiye’yi Parçalama Plânları” adıyla çıkan ve “100 ayrı plân”dan bahsedilen kitapta, yukarıdaki isimlere ilâveten; “Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs Rûm Kesimi, Ermenistan, İtalya, İngiltere, Rusya, Çin, Romanya, Suriye, Irak” ve “Amerika Birleşik Devletleri” de sayılmakta ve “Terör örgütü PKK’yı bu devletlerin koruduğu ve hatta teşvik ettiği” açıkça bildirilmektedir. Yine bu kitapta;  Fransa’da 12, Hollanda’da 19, İngiltere’de 12, İtalya’da 6, Norveç’te 6, Romanya’da 5, Yunanistan’da 10 Kürtçü teşkilâtın aleyhimize faaliyette bulunduğu ve bu devletlerin hiçbirinden bir PKK’lının yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmediği, APO’nun da “idam edilmemek şartı” ile zamanında ülkemize postalandığı…” (Fazla bilgi için bkz: “Yaş 65 Yolun Yarısı Eder/1; Ali Kayıkçı”, s. 176-178 ve “Hem Okudum Hem de Yazdım/2; Ali Kayıkçı”, s. 43-45)
*   “Müslüman akıllı olmalı, ilm-i siyaseti bilmeli. Duyguları ile değil, aklı ile hareket etmeli. İslâm düşmanlarının kurduğu tuzakları fark etmeli ve o tuzaklara düşmemelidir.”   (Nuri Elibol-Türkiye Gzt. 20.08.2013, s. 12)
*  “Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.”  (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)
* “PEGIDA (Batı’nın İslâmlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar) hareketi, Almanya’da giderek büyüyor.”  (Gazeteler-Ocak 2015)
*   Bir Anket: “‘Türkiye AB ile müzakereleri bitirmeli’ diyenlerin oranı yüzde 68, ‘Devam etmeli’ diyenler ise yüzde 23; kararsızlar yüzde 9. AB’nin Türkiye’yi almak konusundaki kararını yüzde 82’si ‘Samimi değil’ diye cevaplarken sadece yüzde 12’si “Samimi’ buluyor.” (Mak Danışmanlık Anketi-22-23 Haziran 2016) 
*   “AB’den, Türkiye’den ve bulunduğumuz coğrafyanın durumundan kaynaklanan sebeplerle Türkiye-AB ilişkisininin orta vadede tam üyelikle sonuçlanması imkânsız. Bunu 15 yılı aşkın süredir Avrupa Birliği konularında çalışan ve Jean Monnet Kürsü Başkanı unvanlı bir akademisyen olarak yazıyorum. Bu değerlendirmeye, Türk insanının zaten AB üyeliği konusunda büyük bir hevesi kalmadığını da ekleyebilirim.” (Prof. Dr. Çağrı Erhan-Türkiye Gazetesi; 01.05.2016, s . 11) 
*   “Müslüman’a asla dost olmaz şu Batı/Unutmayın; Mayıs’ı, Eylül’ü Şubat’ı!..”  (Ekrem Şama-Millî Gzt. 19.08.2013, s. 14)
*   “Türkiye ev ödevlerini yapmalı!..” (Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastiyan Kurz)
*   “Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)
*   “ABD: ‘Darbecilere karşı intikam yanlış. Sakın intikam hırsı ile hareket etmeyin!’ diyor.” (Kadir Mısıroğlu)
*    “Elim bir acı olay yaşatıldı Milletimize, Silâhlı Kuvvetlerimize! Bu kepazeliği yaşatanlar, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensubu olamaz. Asker elbisesi giymiş yılanlar, çıyanlar, teröristlerdir…” (Genel Kurmay Başkanı Org. Hulusi Akar; 24.07.2016) 
*  “Allahü azimüşşan, bunları neticesiz bir ihtilâle sevk etmek suretiyle hepsini açığa çıkardı. Devletin eline de altın bir fırsat geçmiş oldu. Bunları temizleme fırsatı. Ordudan, yargıdan, eğitim camiasından, nerede varsa… Bu ihtilâl girişimi olmasaydı, bunlar bu şekilde açığa çıkmasaydı, sen bir subayı Fetullahçı diye mahkemeye verecektin, Fetullahçı bir hâkimden dönecekti. Şimdi o subayı da hallettin, o hâkimi de. Bunlar bu yanlışı yapmasaydı, sen bu fırsatı bulamayacaktın.” (Kadir Mısıroğlu; Türkiye Demokrasi Zaferi Gazetesi-25.07.2016, s. 14)
*   “Türk Milleti, cürmümeşhut yaptı ve FETÖ ile Batıyı ‘iş üstünde’ yakaladı.” (Fuat Uğur-Türkiye Gazetesi; 25.08.2016, s. 14)
*   “Haçlılar ülkemizi işgal ederse bir tehlike yok. Onlar sizin mabedinize, karınıza, kızınıza zarar vermez.” (Fetullah Gülen)
*   “Şu topraklarda böyle mutlu, böyle serbest, böyle rahat yaşıyoruz. Kimler sayesinde? Bizden önce Allah yolunda; vatan-millet, din-îmân için çarpışmış mücahîdler, aziz şehîdler, mübârek gâzîler sayesinde…” (Prof. Dr. M. Esad Coşan)

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; gerek “ses ve sahne sanatçısı kız ve kadınlar” ve gerekse de “umumhâne” denilen yerlerde “icra-i faaliyette bulunan dişi mahlûklar”, nasıl hep en cazip ve en seksi kıyafetlerini giyerek, envai çeşit süs ve makyaj malzemeleri ve parfümlerini kullanarak hayranları/müşterileri’nin karşısına çıkıyorlar ise; şu “FETÖ” dediğimiz örgütün lideri de kâh ortaya bir “Vâiz/Hoca Efendi”, kâh bir “Cemâat Lideri” olarak çıkmak suretiyle milleti kandırmış ve “Vatikan ve Malta Şövalyeleri” isimli kitapta ortaya konan hedeflerin gerçekleşmesi /“süfli gâyelerine alet etmek” için de her yolu denemişlerdir… 
Malûmları olduğu üzere bu kitapta şu emirler yer almıştı: 
“Müslümanların Hıristiyanlığa geçmesi için fazla ısrar etmeyin. Varsın oldukları yerde kalsınlar. Ama Müslümanlar gibi değil, biz Hıristiyanlar gibi düşünsünler ve en önemlisi Hıristiyan gibi yaşasınlar. Fakat kendilerini Müslüman sansınlar. Hayatlarında caminin içine asla girmesinler. Cansız olarak yani cenazeleri cami avlusunda musalla taşında kalabilir.”
Bâtıl/ Dış güçler, Müslümanların içinden elde ettikleri (FETÖ gibi) ajanlar ile şu fikirleri yaymışlardır: 
-    “Hıristiyanlığın bozulmuş din ve İslâmiyet’in hak ve son din olduğu, kesin olarak söylenmemelidir. 
-    Müslüman ülkelerde Kur’ân-ı Kerîm ve diğer İslâm kaynaklarında yer alan kelimeler, konuşma lisanından silinmelidir. 
-    Hıristiyan erkeklerin Müslüman kadınlarla evlenmesi teşvik edilmelidir. 
-    İslâmiyet yeniden yorumlanmalıdır. 
-    Çağa ayak uydurulmalıdır.
-    Dinde reform yapılmalıdır. 
-    Hangi dinden olursa olsun, Tanrıya (Allah’a) ve âhiret gününe inananın yerinin Cennet olduğu söylenmelidir.  
-    Hıristiyanların da şehit oldukları vurgulanmalıdır. 
-    Kilisede de duâ edilir ve namâz kılınır.”
“15/16 Temmuz Gecesi”nin ortaya çıkardığı bu “gönüllü ajan hakikati”nden sonra “mağdur olmuş iyi niyetli/saf Müslümanların, şöylece bir kendine gelip “Tevbe-i Nasûh” denilen bir pişmanlık tövbesi ile “Cenâb-ı Allah”a yalvarıp yakarması, “îmânını kurtarması” için şarttır…
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla… 
    = = = * = = =
“Para”n gitti bari “îmân”ı kurtar;
“Tevbe-i Nasûh”la, gel “tövbe” eyle!..
“Terazi-î Mizan” “zerre”yi tartar; 
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
Onca “sevâbı”nı, eyleme mundar!..

“Para”n gitti bari kopma “ata”dan;
“Kul münezzeh değil”, elbet “hatâ”dan;
“Evliyâ”ya sığın, imdât “öte”den!..
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
“Dünyâ-âhiret”in, kurtar “FETÖ”den!..

“Para”n gitti bari “aklı”nı verme;
“Ayağı”nı kurtar, “kalb”in gönderme; 
“Aralık-Temmuz”muş, Milleti germe!..
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
“Biden” gibi sen de, “ipe un” serme!..

“Para”n gitti bari “Millet”i satma;
“Zaman” gibi sakın, “… kübrâ”dan atma;
“Pensi…”de oturup, “TC”ye çatma!..
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
“Meydana çıkıp” da, suçun kapatma!..

“Para”n gitti bari “Takiyye” yapma;
“Ehl-i Sünnet” varken, “şer yol”a sapma;
“İcazet”in yoksa, “kürsü”yü kapma!..
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
“Para-pula” hele, “Dolar”a tapma!..

KAYIKÇ’Ali der ki, bu bir “nasîhat”;
“Hasta” tutar ise, bulur hep “sıhhat”;
“Îmân” bir bütündür, vermez “zayiat!..”
Bu “pişmanlığı”nı, Rabbine söyle; 
Aç “Kur’ân-ı Kerîm”, “oku Zâriyât!..”
                            (Devam edecek)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim