• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Samsun -1 °C
  • Ankara -10 °C
  • İstanbul 5 °C
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0

ONLAR “CAN VERİP” GİTTİ, “ŞİMDİ SIRA ZENGİNDE!..”

Ali Kayıkçı

(Van’da şehîd olan Samsun’un 69. Polis Şehîdi, Başpolis Memuru Yakup Kurt’un aziz hâtırasına)
“Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170) “Kim bir mü’mini müteammimden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”, “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93- 94)
Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kılzafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)
“İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlarkurtuluşamuratlarına ermezler.” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)  
“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den) “…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)
“…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)
“Hubb’ül vatan minel îmân”Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.”,  “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”,  “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Hiçbir mü’min (…) mü’mine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”,  “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Fîsebîlillah (Allah yolunda) Mücâhid olanlar, en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler.”, “Allah yolundaki bir mücâhidin misâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. “,  “Allah, Peygamberlerin duâsını kabul ettiği gibi, onların duâsını da kabul buyurur.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
“İrtidâd Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.” (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
“Vâcib Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)
“Cihâd Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)
“Gazâ Harp maksâdıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)
“Biz bu ülkeleri, Allahü teâlânın izniyle silâh kuvveti ile aldık. Temiz, samimi Müslümanlarız; bid’at ve hurafe nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki Allahü teâlâ, hâlis Türkleri azîz kıldı.” (Sultan Alpaslan-AhlâtMalazgirt, 1071)
“Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  ( Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)
“PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri)
“Rusya ve bu işte menfaati olan AB devletleri, bir kısım Kürtleri önce Komünist, sonra Kürtçü yaptılar. Şimdi omuz omuzalar. Tarih, DAEŞ’in arkasında İngiliz kurnazlığının olduğunu herhâlde yazacaktır. O noktada dile gelmeyen bir İngiliz-Amerikan mücadelesi sezilmekte. Hepsinin arkasındaysa Yahudi sinsiliği mevcut. İsrail’in rüyası hakikat olsun diye Irak üçe, Suriye dörde parçalanma maksadı güdülüyor. Sıraya güneydoğu katılmak istenmekte. ‘Nil ile Fırat arası Büyük İsrail’ hayata geçsin isteği hep var. (…) Her gün aslanlar gibi ana kuzusu şehidler veriyoruz. Sur’da şehid düşen uzman çavuş Selçuk Paker’in annesi Sevgi Paker adlı yiğit kadın, ‘Niye ağlayacakmışım Ben, bu topraklara şehid verdim. Allah, her anaya nasip etsin!..’ diyerek tek damla göz yaşı dökmeden oğlunu uğurladı.” (Rahim Er-Türkiye Gazetesi, 02.02.2016, s. 3)
“Ümmetin olduğumuz devlet yeterHizmetin kıldığımız izzet yeter!..” (Süleyman Çelebi-Mevlîd-i Nebi)
“Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkınaGülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)
“…Toprak diye sevdim yurduPeygamber öyle buyurduŞehîdlerim ordu orduVerdim toprağa, toprağa! Sevenlerin yurdu toprakCanım istiyordu toprakCanevimden vurdu toprakGirdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)
“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsüKız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)
“Savaş dediğin söz değilBayrak dediğin bez değilVatan için bir kez değilBin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y.Gençosmanoğlu)
“Şehîd kanıyla sulanmış hazır bir vatan buldunuz(Özyönetim deyip) iğrenç çıkarlara kul oldunuz.” (Mehmet Çınarlı) 
“Dünyâmızı sorma hem yeter, hem yetmezAlçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât2)
“Bu destan kitaplara nakşedilecektir.”  (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi; Şehîd Yakınlarına ve Gâzilere Şeref Madalyası Töreni, 17.03.2016)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere,  “PKK’nın Şırnak ve Nusaybin kaleleri” de “düştükten” sonra; başta devletimizi ve onun bütün kurum ve kuruluşları ile birlikte “STK” denilen “Sivil Toplum Kuruluşları”nı, bu arada da özellikle “zengin vatandaşlarımızı” da pek çok yükümlülükler beklemekte, bu cümleden olarak “hayır-hasenât ehli”nin mutlaka devreye girmesi icap etmektedir…
Malûmları olduğu gibi, “Cennet”; ins ve cin toplulukları için cenâb-ı Allah’ın halkettiği ve emirlerinin tutulması, yasakladıklarından da sakınılması hâlinde mü’min kulları için vaad ettiği ilâhî bir müjde yeridir ve bu yer, kurumlar (devlet, vakıf, dernek ve STK) için değildir. Bu kurumlar ne kadar iyi çalışırlarsa çalışsınlar, Cennet’e giremezler. Cennet’e, şahıslar girer…
Eğer yakın çevremizde gerek asker, polis ve koruculardan; vatan, devlet, millet, bayrak, din ve nâmus uğrunda şehîd olup da geride gözü yaşlı birer anne-baba, eş ve çocuklar bırakan kimseler varsa ve bizlerin de malî imkânları yerinde değil ise; asla devletin, STK ve benzeri kuruluşların onlara el uzatmasını, kol-kanat germesini beklemeden hemen harekete geçmeli ve yanımıza köy (veya mahalle) muhtarı ile Kaymakam, Belediye Başkanı gibi yöneticilerden bir-ikisini de almak suretiyle bu “şehîd evlerini” derhal ziyaret eylemeli ve her bir ferdin maddî-mânevî ne tür ihtiyacı varsa tespit ettikten sonra giderilmesine can-ı gönülden destek verilmelidir… Çünkü onlar bize önce Cenâb-ı Allah’ın, sonrasında ise o “şehîdimizin birer emanetidir” diyoruz…
Ve de bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = =  = = = 
Onlar “can verip” gitti, “şimdi sıra zenginde”;
Bu “malla imtihân”dır, “parayla bir imtihân”;
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
Bu “âhiret kazancı”, var elbet “iki cihân”;
Bu “40’ta birlik” değil, “kardeşlik” var içinde!..

Onlar “can verip” gitti, geride “canan”ı var;
“Yetim” kalmış “çocuklar”, “Âh!..” edip yananı var; 
“Şehîdlik” uğrak yeri, “Mevlîd”le ananı var!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Aynı bayrak altında, bir tane vatanı” var!..

Onlar “can verip” gitti, bıraktığı “emânet”;
“Emânete hor bakmak”, “terör kadar ihanet”;
Onlar “gurbet ellerde, çekti nice “bin  zahmet!..”
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Yetime sahip çıkmak”, “Ensârlığa alâmet!..”

Onlar “can verip” gitti, “babalığı” devretti; 
“Anne-baba hizmeti”, “terör için bekletti”;
Onca “hain-alçağa”, “canlı kalkan-ilk set”ti!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Şehîdler daim yaşar”, sanma onlar “ceset”ti!..

Onlar “can verip” gitti, “hanımları dul” kaldı;
“Vatan-bayrak sevdâsı”, sanma ki “meçhul” kaldı;
“Para-mal”dan “vicdanlı”, on binlerce “kul” kaldı!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Örneklerin önderi”, “Muhammed Resûl” kaldı!..

“Yetime baba” oldu, “yoksula aba” oldu;
“Gözyaşı”na dermandı, O “badısaba” oldu; 
O “sürüye çoban”dı, çobana “asa” oldu!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Kur’ân-ı yorumladı”, sözleri “yasa” oldu!..

“Sahâbî” ve “Tâbiîn”, “O” ne dediyse yaptı;
“Cennet”te “güzel yeri”, hep bu “öncüler” kaptı;
“Şehîd-âlim” bu yolda, sanma ki “milim” saptı!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Karûn” gibi “sapıklar”, “mal ve paraya” taptı!..

KAYIKÇ’Ali diyor ki, “Ey zengin sıra sende;
“Mal” ver ve dahi “para”, “Azrâil”() bak ensende;
“Yetimlerin hakkı” var, “ziyafette” yenende!..
Bu bir “cihâd yarışı”; “can” var, “mal” var bu dinde;
“Elin hep açık olsun; fitre-zekât” denende!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim