• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 29 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

“ÖLÜMDEN KORKSA”YDI, “MEHMET” OLMAZDI!..

Ali Kayıkçı

*   “Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var,  ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”,  “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.”                                                               (Kur’ân-ı Kerîm- Araf Sûresi, âyet 179, 198)
*   “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler.  Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.”    (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
*  “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki size ateş dokunur, sonra kurtulamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Allahü teâlâ zâlimleri sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 57, 140)
*    “Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*   “…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.”      (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)*    “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)  
*   “İnkâr edenler: ‘Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece Cehennemin el altında kalanlardan olsunlar’ diyeceklerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Fussilet Sûresi, âyet 29)
*    “Şüphe yok ki münâfıklar, Cehennem’in en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.”                                            (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 145)
*    “Ey münâfıklar! Allahü teâlâ sizi kendi hâlinize bırakmaz. Hâlis mü’minleri münâfıklardan ayırır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 179)
*   “İsyân edenler ile harp edip, bunları itaate getirin!”  (Kur’ân-ı Kerîm; Hucürât Sûresi, âyet 9) 
*   “…yarattığımız insanlara, içlerinden Peygamber gönderdik ve Allahü teâlâya ibâdet ediniz. İbâdet edilecek, O’ndan başkası yoktur. O’nun azâbından korkunuz! dedik. Dinlemeyenlerden, öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmayanlardan, dünyâ nimetlerini bol bol vermiş olduğumuz birçoğu, bu (…) Peygamber, size ölüp, kemikleriniz çürüyüp, toz toprak olduktan sonra, tekrar dirilerek kabirden kalkacaksınız, diyor. Hiç böyle şey olur mu? Ne varsa, ancak bu dünyâdadır. Cennet, Cehennem, hep buradadır. Bu dünyâ böyle gelmiş böyle gider. Öldükten sonra, bir daha dirilmek yoktur, dediler.”     (Kur’ân-ı Kerîm; Mü’minûn Sûresi, âyet 30’dan)
*  “Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hâllerini değiştirmez.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Ra’d     Sûresi, âyet 11)                                                                         
 *    Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve bizi kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kıl/zafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)                                                                           *    “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Bu dünyâda insan kimi severse, âhirette onunla beraber olacaktır.”      (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                                                                                                                      
  *    “Cihâd: Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır: Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)                                                                                                                                                            *    “Gazâ: Harp maksâdıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu: Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)  
*   “Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o hâlde Allahü teâlâya ibâdet edenlerle beraber bulun, onları sev!..” (İmâm-ı Şâfiî “rahmetullahî aleyh”); (Gazze-H. 150/M.767, Mısır-204/820) *    “Müslüman akıllı olmalı, ilm-i siyaseti bilmeli. Duyguları ile değil, aklı ile hareket etmeli. İslâm düşmanlarının kurduğu tuzakları fark etmeli ve o tuzaklara düşmemelidir.”   (Nuri Elibol-Türkiye Gzt. 20.08.2013, s. 12’den)
*    “Müslüman’a asla dost olmaz şu Batı/Unutmayın; Mayıs’ı, Eylül’ü Şubat’ı!..”  (Ekrem Şama-Millî Gzt. 19.08.2013, s. 14’den)
*  “Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.”  (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)
*    “7-8 tane ayrı PKK var. Her biri bir ülkenin taşeronu, değişik amaçları var, silâh kaçakçılığı, kadın ve uyuşturucu ticareti var. Bunların kendiliğinden ‘hadi biz gidiyoruz’ diyeceklerine ihtimal vermiyorum. Ağababaları bunları kapatmadıkça bu işe devam ederler. HDP dağ kadrosunun siyasî uzantısı gibi. Terör olayları karşısında bir kınama bile yapamıyor.” (Prof. Dr. Burhan Kuzu-Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın Başdanışmanı)   
*   “Siz, bizim için ayın parlayan yüzü gibisiniz.” (Moro Müslümanları), “Türkiye, bizim kabul olmuş duâmızdır.” (Doğu Türkistan)
*   “Bizim Misak-ı Millî’miz, coğrafi sınırlarla değil, mazlumun nerede olduğuyla belirlenir.” (Gençlik Kuruluşları Birliği-Türkiye Gazetesi, 05.06.2015, s. 5)
*   “PKK eşittir PYD’dir. Katil her yerde katil, terörist her yerde teröristtir. Şimdi Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD terörü yeni bir Kandil oluşturmanın, sözde Kürdistan’a koridor açmanın peşindedir. Hemen söylemeliyim ki, buna kesinlikle müsaade edilmemelidir. Gaye, oldubittiye getirerek, ABD ve Rusya’nın desteğiyle teröristlere devlet kazandırmaktır. ABD vahşi batıda haydutların oyuncağı olan, azılı katillerin güdümüne giren bir kasaba şerifi gibi, PYD-YPG’ye kol kanat germektedir. ABD yönetiminin Türkiye ile PYD’yi aynı kefeye koyması, Biden’in bize ‘Ateşi kesin!’, PYD’ye ‘Toprak talebinden vazgeçin!” sözleri, klasik bir sömürge valisi diktesidir. 
ABD, PYD’ye cici çocuk muamelesi yapıp silâh ve mühimmat verdikçe, bu silâhlar PKK’lıların eliyle Türkiye’de şehadetlere yol açmaktadır. ABD karar vermelidir: Dost mudur? Düşman mı? Müttefik midir? Müstevli mi? Türk milleti böyle rezil niyetlere pabuç bırakmaz. Görünen gerçek şudur: ABD’nin Ortadoğu’daki kara gücü PYD, Türkiye’deki kolu da PKK’dır.”  (MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli-Grup Toplantısı, 16.02.2016)
*   “Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)                                                            *     “…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)                                                                                                                                                                                           *      “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)                                       *       “Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)                                                                                                                                                                                           
                             

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                        Şubat ayının son gününde yazılı basında, bir gün öncesinde ise görülü/görsel basında yer alan bir haberlerde; “Efsane Gâziler: Kahramanlık Böyle Bir Şey!” başlığı altında, “Askerimiz, polisimiz yaralansa bile vatan uğruna terörle mücadeleden vazgeçmiyor. PKK’ya kan kusturan yiğitler, vatan sevgileriyle de destan yazıyor. İşte birkaç örnek…” denilmekte ve sonrasında ise şöyle devam edilmektedir:
“Boynunda şarapnel parçası olan Özel Harekât Polisi, ‘Eve dönebilirsin’ teklifini ‘Bu Hakk ile bâtılın savaşı’ deyip reddetti. 
Başçavuş Volkan ise başındaki miğfer parçalanmış olmasına rağmen yine de pes etmedi. Tedavi oldu ve görevine döndü. 
Bir başka kahraman olan Üsteğmen Enes Demir de Cizre’de yaralandı. ‘Gâzilik Beratı’ verildi ama o, karşı çıktı ve ‘Bu yarayla gâzî olunmaz’ dedi.  Ardından görev için Diyarbakır’ın “Sur” ilçesine gitti ve burada, teröristlerce bir binaya yerleştirilen patlayıcıların infilâk ettirilmesi sonucu enkaz altında kalarak şehîd oldu…”
Biz de; yurdun neresinde olursa olsun, hatta yurt dışında hangi noktada bulunursa bulunsun, bütün güvenlik güçlerimize “sabr-ı cemîller-ecr-î cezîller”, ölenlerine ise “gânî-gânî rahmetler” diliyoruz ve de aşağıdaki mısralarımız ile cümlesini “Edebiyat ve Siyâsi Tarih Sayfaları”na emanet eyliyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = ( 1 ) = = = 
“Vicdanî retçi” var, “raporlu kaçak”;
“Garnizon torpilli”, “tahsil uzatmış”;
“Özel Harekâtçı”, ne mi olacak?..
“Yaralanmış gâzî”, “revire yatmış”;
Sanma sakın eve, “rapor alacak!..”

Hekim “istirahat”, dese de “durmaz”;
“Aklı cephede”dir, o “geri kalmaz”;
 “Kurşun” var, “bomba” var; “hatıra gelmez!..”
Sanma sakın eve, “rapor alacak”;
“Damardan-soydan”dır, “hainler bilmez!..”

“Ölümden korksa”ydı, “Mehmet” olmazdı;
“Mehmet”in yanında, “Ahmet” olmazdı; 
“Ay-Yıldız” bakışlım, “rahmet” bulmazdı…
Sanma sakın eve, “rapor alacak”;
Bu “yürek” olmazsa, “nöbet” dolmazdı…
    = = = ( 2 ) = = = 
Her “Mehmet’e ölüm”, “bir kere” gelir;
“Hainler-câniler”, “bin kere” ölür;
“Kâfirin rûhu”yla, “Siccîn”i bulur… 
“Bayık”(*)lar, “Kalkan”(*)lar; sanma kurtulur;
“Feyman Hüseyin”(*)ler, “kelp” gibi ulur…

“Murat Karayılan”(*), “yılanlar başı”;
“Sabri Ok-Karasu”(*), “terör kardaşı”;
“Karataş(**) geberik, “AB”den şaşı…
“Kâfirin rûhu”yla, “Siccîn”i bulur;
“Demirtaş” “Kandilci”, “Putin” sırdaşı…

“PKK-KCK”, “PYD” birlik;
“YPG” yavrusu, vermiyor dirlik;
“Osmanlı korkusu”, “TC”ye körlük…
 “Kâfirin rûhu”yla, “Siccîn”i bulur;
“Kürt kardeşim” benim, istiyor hürlük…

“Esad”ın bu zulmü, sürmez-süremez;
“6”yı gördü ya, “7” göremez;
“Tahran” geldi-girdi, “DAİŞ” giremez!..
“Kâfirin rûhu”yla, “Siccîn”i bulur;
“Türkmen” ölür, lâkin “Dağı” veremez!..

KAYIKÇ’Ali der ki, “Yaşayan görür; 
‘PKK-KCK’, kör-topal yürür;
‘Karataş’lar gibi, ‘Apo’ da çürür…”
“Kâfirin rûhu”yla, “Siccîn”i bulur;
“Ay-Yıldız ülkeyi, güneyi bürür!..”
------------------------------------------------------ 
(*): Bayık: Cemil Bayık, Kalkan: Duran Kalkan,  Feyman Hüseyin, Murat Karayılan, Sabri Ok, 
Karasu: Murat Karasu; PKK’nın “başına ödül” konmuş aranan elebaşları. 
(**): Karataş: Dursun Karataş: DHKP-C’nin ölmüş lideri.   

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim