• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 27 °C
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 29 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

Oldu Olacak, Bu Bayram da “Kriz Bayramı” Olsun!

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bir “Kriz var”dı, “Kriz yok”, “Teğet geçti”, “Geçmedi” tartışmalarının yaşandığı ülkemizde; şimdilerde bir de “1 Mayıs bayram olsun”, “Olmasın”; adı öyle değil de böyle olsun isteklerine sahne olmakta, mevcut dinî ve millî bayram tatillerine bir yenisinin daha eklenmesi gündeme taşınmış bulunmaktadır.
 Yılın yarıya yakın bir kısmının tatillerle, bayramlarla çalışma dünyâsından koparıldığı bir ülkede; şahıs başına düşen millî gelir bakımından üst sıralarda yer alan devletler sıralamasında, onların beşte bir, altıda bir seviyelerinde kalındığı bir memlekette; tatile tatil eklemek, tembelliğe tembellik katmak yerine, üretimi artırıcı, gelir seviyesini yükseltici tedbirlere başvurmak yerine, işin kolayına kaçmak akıl kârı olmasa gerektir…
 Sendika patronlarının her biri; âdeta bir baron hayatını borçlu olduğu işçisine şirin görünmek ve onun gönlünü yapabilmek için ısrarla istekte bulunduğu, ikide bir dünyâ işçileri ile birlikte bir hak olarak gördüğü ve kavuşmak istediği “1 Mayıs tatili”nden ayrı olarak meselâ G-20 ülkelerinde bizde olduğu kadar dinî ve millî bayramların bulunup bulunmadığını, mevcutlarının toplam kaç gün ettiğini niçin araştırıp da gündeme getirmez ve ondan sonra da haklı bir istekte bulunmazlar?..  Ramazân ve Kurban Bayramı tatillerinde bizim işçimiz çalışmaz iken onlarda nasıl harıl harıl üretimde bulunulduğundan söz etmezler?..
 Bana “Sen işçi olmadığın için böyle konuşuyor ve 1 Mayıs gününün bize tatil yapılmasını istemiyorsun” şeklinde düşünenlere cevâbım şudur:
 “Ben memuriyet yapmak ve işverenlikte bulunmak suretiyle Emekli Sandığı ve Bağ-Kur"lu olmak yanında SSK bünyesinde uzun yıllar işçi olarak çalıştım. Hem de nasıl bir işçi.
"Kitâbe-i Seng-i Hayat" adını taşıyan koşma tarzı şiirin bir yerinde belirttiğim gibi "Tatil nedir, dinlek nedir bilmeden/Ranza nedir, sedir nedir bilmeden/Bir kolalı ak gömleği giymeden…" (Samsunlu Halk Şairleri-Samsun Gazeteciler Cemiyeti Yy. Samsun, 1991; s. 245) tarzında "yıllarca süren bir işçilik" yaptım… Ve yaklaşık 50 yıl süren bir çalışma hayatının ardından da bu noktaya ulaştım…”     
 Ancak, “Ey Kayıkçı, seni kim dinler ki akıl veriyorsun?” haklı serzenişine biz de hak veriyor ve konuyu burada bırakarak, biraz da lâtife yollu takılarak “Bari adı, "1 Mayıs Emek ve Bahar Bayramı" değil de "Kriz Bayramı" olsun!” diyoruz. Çünkü böylesine bir kriz ortamı içerisinde iken, istihdam sağlayacak yeni yeni yatırımlara gitmek yerine “tatil yapma”yı akıl edenler için en iyisi herhâlde budur(!) diye düşünüyoruz…
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
 * - * - * - *
      TL doları geçti, bayram yapalım bayram!..
 Kahveci iş bıraktı, bir kütüphâne açtı;
 Bayram yapalım bayram!..

 İşsiz iş beğenmiyor, bayram yapalım bayram!..
 Ekmek çokça yenmiyor, ihraç malı dönmüyor;
 Bayram yapalım bayram!..

 Sen-ben ayırımı yok, bayram yapalım bayram!..
 “Bizdendir” kayrımı yok, hürriyet hürlerden çok;
  Bayram yapalım bayram!..

 Kamusal alanı yok, bayram yapalım bayram!..
 Basının yalanı yok, okuyan-alanı çok;
 Bayram yapalım bayram!..

 Her Türk"e kalkmış vize, bayram yapalım bayram!..
 Sanayicidir Rize, çay dökülmez denize;
 Bayram yapalım bayram!..

 Türbanlıya hürriyet, bayram yapalım bayram!..
 Lisans olmuş ilk niyet, doktora da nihayet;
 Bayram yapalım bayram!..

 BM"de Türk mühürü, bayram yapalım bayram!..
 AB"de sen de yürü, NATO"yu yönet-sürü;
 Bayram yapalım bayram!..

 KAYIKÇI gibi çalış, bayram yapalım bayram!..
 Kitap yazmaya alış, 5 kez Hakk"a yalvarış;
 Bayram yapalım bayram!..
 * - * - * - * - *
“Bahar”; bütün bitkilerin yanı sıra ekinlerin de kışın hareketsizliğinden kurtularak büyümeye başladığı, durumdan büyük ölçüde etkilenen hayvanların da kış uykularından uyanarak yuva yapmaya ve üremeye başladığı, kuşların ise soğuk bölgelerden daha sıcak ülkelere göç ettiği bir mevsimdir…
 Her bir yaratılmışın ayrı bir güzellik sergilemeye başladığı, düşünen akıl sahiplerinin ince fikirlere daldığı bir mevsimdir bahar…
 Bu mevsimde Rabbim,  her bir şeyi âdeta türlü türlü ziynetle donatmakta ve kendi “Tekvîn (Yaratma)” sıfatının yegâne sahibi olduğunu hâtırlatmakta ve güzelliklere güzellikler katmaktadır. Güzelliklere güzellikler katmaktadır ki kullar fikre dalsın ve tekvînden ibret alsın diye…
 Rabbim ne güzel yaratmış,
 Türlü ziynetle donatmış,
 Güzeli güzele katmış;
  Kullar fikre dalsın diye;
  Tekvîn"den ibret alsın diye…

 Ölü topraklar uyanmış,
 Yer renkten renge boyanmış,
 Güneş daha erken yanmış;
  Tohum ısı bulsun diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 Bulutlar bak dolanmakta,
 Gökyüzü bir bulanmakta,
 Kuru dallar sulanmakta;
  Kök derine dalsın diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 Damar dolar kanlar yürür,
 Kütürüm ayağın sürür,
 Âmâ olan biraz görür;
   Gülmeyen yüz gülsün diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 Neşe vurur kalpten dışa,
 Mânâ dolar göze-kaşa,
 Yünlüler saklanır kışa;
  Beklenen yaz gelsin diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 Tarla-bahçeler şenlenir,
 Genci-koca hepsi gelir,
 Yorguna çaylar demlenir;
  İçen kuvvet bulsun diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 KAYIKÇI der bahar günü,
 Niceler yapar düğünü,
 Nevruzdaki sır düğümü;
  Sonbahara kalsın diye;
  Kullar ibret alsın diye…

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim