• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0

“NUH TUFANI” ÜSTÜNE “MİTOLOJİK ANLATILAR”

Ali Kayıkçı

“DERİN MİTOLOJİ” ÜSTÜNE “MÂNEVÎ DÜŞÜNCELER/3  

“NUH TUFANI” ÜSTÜNE “MİTOLOJİK ANLATILAR”      

“Celâlim hakkı için, Nuh'u kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin     sene (950 sene) durdu; derken onları zulmedip dururlarken tufan yakalayıverdi.”           

 (Kur'ân-ı Kerîm-Ankebût Sûresi; âyet 14)      

“Kıyâmet muhakkak gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur.”, “Ey insanlar! Rabbinizin      azâbından korkun. Muhakkak Kıyâmetin zelzelesi (sarsıntısı) pek büyük bir şeydir.     

 Onu gördüğünüz gün, analar emzirdikleri çocuklarını bırakıp unutur, hâmile kadınlar      çocuklarını düşürür. O günün dehşetinden sen insanları sarhoş bir hâlde görürsün,      hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Fakat Allahü teâlânın azâbı çok şiddetlidir.”                     

(Kur'ân-ı Kerîm-Hac Sûresi; âyet 1, 2, 7)       

“Geçmiş peygamberler şaşı, kör, yalancı olan Deccâl'in büyük fitne ve belâ      olduğunu haber verip, ümmetlerini, onun şerrinden, zararından korkuttular.”,   “Deccâl'in, Mekke ve Medîne hariç, ayak basmadığı hiçbir memleket yoktur.”,  “Kıyâmet, kötü insanlar üzerine kopar (İyi insanlar bulundukça, Allahü teâlâ Kıyâmeti     koparmaz)”, “Yeryüzünde Allah diyen bir kimse kalıncaya kadar Kıyâmet kopmaz.”      (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)   
 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere, önceki iki köşe yazımızda “Eğitimci ve Araştırmacı Yazar, E. Daire Başkanı, Yazı İşleri Müdürü ve Nâşir Vezirköprülü Hemşehri Ağabeyimiz Sn. Hayrettin İvgin”in, 57. kitâbı olan ve bize de abonesi bulunduğumuz “Kültür Çağlayanı” dergileri ile birlikte hediye olarak gönderilen “Derin Mitoloji (İnançlarda-Söylencelerde-Folklorda-Geleneklerde)” isimli eserinin tanıtımını yaparken,  ilk iki bölümü hakkındaki düşüncelerimizi dile getirmiştik. Bugün de bu eserin “Anadolu İnançlarında Ateş İyesi” ve “Nuh Tufanında Gemiye Binmeyen 'Ucubilik'lerle İlgili Mitolojik Anlatılar” başlıklı bölümler üzerinde durmak istiyoruz:     
 Eserin 32. sayfasında geçen “Tevrat'a göre, Tanrı Musa'nın gözüne ateşli bir yanan çalı olarak görünürdü” ifâdesi “Muharref/Tahrif edilmiş Tevrât'a göre Allahü Teâlâ, Mûsâ aleyhisselâmın gözüne, ateşli bir yanan çalı olarak görünürdü” şeklinde düzeltilmiş olsa dahî, yine de yanlış olur. Çünkü Cenâb-ı Allah, dünyâda bu gözler ile görülemez. Sâdece “tecelli edişi müşahede edilebilir/îkan hasıl olabilir” ki O da bu ânı yaşamıştır.          Eserin 38. sayfası dipnotundaki, Zerdüşt'ün Hz. Musa'dan bir yıl önce yaşamış olduğu ifadesi “bin yıl” olarak düzeltilmesi gerekirse kanaatindeyiz. Çünkü hiçbir meşhur insan için (falancadan) bir yıl önce yaşamıştır, denilmez.           Aynı sayfada “Deccâl” ile ilgili dipnottaki “Mehdî tarafından öldürülecekmiş. Deccâl çıktığı zaman insanları kendine bağlayıp birçok taraftar toplayacakmış” şeklindeki “miş”li, “mış”lı ifâdeler; eğer anlatılanlara inanılmıyor şeklindeki bir düşüncenin söyleniş tarzı ise, bu konudaki 100 kadar “sahih hadîs-i şerîf” bulunduğunu belirterek geçmek istiyoruz. Kaldı ki bir sonraki sayfadaki dipnotun ilk paragrafında “Peygamberimiz kıyamete yakın birçok fitneler olacağını ve bunların en korkuncunun, Deccâl olduğunu söylemiştir” cümlesi de bunu göstermektedir.       Eserin 41. sayfasında “Nuh” başlıklı dipnotta da “Nûh, oğlu Yâm'ı gemiye çağırdı. O, 'Ben bir dağa çıkar kurtulurum' deyip gemiye girmedi. (…) Yam boğuldu” kelimeleri ile yapılan anlatımdaki oğul şahsın adı, başta “Tibyân Tefsîri; c. 2, s. 530”, “Türkiye Gazetesi Yeni Rehber Ansiklopedisi; c. 15, s. 272”, “Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; s. 971” ve Altıparmak Peygamberler Tarihi; s. 151) olmak üzere kaynak eserlerde çoğunlukla “Kenan” olarak geçtiği için,  halkımız da bu ismi bilmektedir. Yeni baskıda bu şekilde belirtilmesi tavsiye olunur.
 Diğer taraftan Kur'ân-ı Kerîm'in Hûd Sûresi 44. âyetinde Cenâb-ı Allah, “Ve kıyle yâ arduble'ıy… vestevet alalcûdiyy (Tufan emri nihayet bulunca: “Ey arz, suyunu yut ve ey sema suyunu tut” denildi. Ve su kesildi. Olacak oldu, iş bitti. Ve gemi Cudi (dağı) üzerinde durdu.)” şeklinde buyurarak olanları haber vermekte ve en ufak bir şüpheye yol açmayacak nitelikle olanları bir bir açıklamaktadır. Buna rağmen hâlen daha “Ağrı… Ağrı” diye tutturmanın, buna ilâveten bir de Azerbaycan Nahçıvan bölgesinden “Gemikaya” (bkz: sy. 41, 54) dağı diye bir yer uydurmanın ne mânâsı var?..            Diyoruz ve bu duygu ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralar ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz:         Kalbî sevgi ve saygılarımızla…           * - * - * - * - * -          “Deccâl” için “miş… mış”lar, “şüpheli lâflar” yanlış;       “Nuh'un oğlu Kenan”ken, “Yâm” olup çıkıverdi;
 “40 yaşında” Peygamber, insanlığa uyanış…
  “Cûdi dağı” var iken, Azerî “Nahçı” derdi;
  Ermeni'si “Ağrı” der, Bâtılca bir inanış…

 “Gemikaya” var elbet, “Nahçıvan” yanlış mekân;
 Rabbim “Cûdi” buyurdu, şüphesiz ayân-beyân;
 Cûdi “Şırnak” dağıdır, tek doğru buna inan…
  “Cûdi dağı” var iken, Azerî “Nahçı” derdi;
  Kur'ân “Cûdi” bildirdi; ne bir şüphe, ne de zân...

 Tevrât, Încîl Muharref, asılları elde yok;
 Haham-Papaz bozması, uyduruğu 100'den çok;
 Tek “Mukaddes Kur'ân”dır, ezberle-kalbine sok!..
  “Cûdi dağı” var iken, Azerî “Nahçı” derdi;
  “Dîn” onda, “ilim” onda; oku-öğren, yap stok!..

 “Deccâl” bir masal değil, “Kıyâmet” alâmeti;
 Resûlallah'ın sözü, vardır elbet hikmeti;
 Bugünü “nîmet” bilip, yapmalı ibâdeti!...
  “Cûdi dağı” var iken, Azerî “Nahçı” derdi;
  Elde olan ne ise, anlaşıla kıymeti!..

 “İyeler-Ucubilik”, “masallar-söylenceler”;
 Uzun kış gecesinde, hayâlî eğlenceler;
 İnsan ufkunu açar, tâ öteyi inceler…
  “Cûdi dağı” var iken, Azerî “Nahçı” derdi;
  KAYIKÇ'Ali uyardı, saptırmasın cinciler!..

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim