• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 15 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

Nerdesiniz Rıza Nur'un kapısını çalanlar?!..

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Bundan tam 14 ay önce, 18 Ocak 2008 günü başlamış olduğumuz Denge Gazetesi Köşe Yazarlığında, müsaadenizle ikinci bir defa kendimizi konu edinmek ve buradan şahsî isteklerde bulunmak istiyorum.

Efendim; şehrimiz Bahçelievler Mahallesi"nde, şimdilerde adı Alpaslan İlköğretim Okulu olan, açıldığındaki ismiyle “Rıza Nur İlkokulu” olarak tanınan,  eğitim-öğretim yuvasına, 1958/59 öğretim yılına kadar götürmek istiyorum sizleri…

Kılıçdede Mahallesi, Kılıçdede Camii yanında bulunan 19 Mayıs İlkokulu"nun son sınıf öğrencisiyim. Bir grup arkadaş ile birlikte, Çiftlik Caddesi ile Mevlâna Caddesi arasında kalan geniş bir tarla içerisinde, henüz yeni inşa edilmiş bulunan Rıza Nur İlkokulu"na kaydımız verilir. Çoğu 19 Mayıs İlkokulu"ndan gönderilen 1–5. sınıf öğrencileri ile bazı çevre okullarından buraya nakledilen öğrencilerle sınıf mevcutları tamamlanır ve derslere başlanır. İşte aynı öğretim yılında,  hem yeni eğitim-öğretime başlaması ve hem de sene mezun vermesiyle tanınan bir okul olur Rıza Nur.

2009 yılı, bu satırların yazarının bu okuldan mezun oluşunun 50. yılıdır.

2009 yılı, bu satırların yazarının torunlarından birinin ilkokula başlayış yılı, diğer torununun da ilkokulu bitiriş yılı olacaktır.

Bu vesile ile Denge Gazetemiz aracılığıyla; 1958/59 ders yılında,  Rıza Nur İlkokulu 5. sınıfında okuyup mezun olan Sınıf Arkadaşlarıma seslenmek ve onları (şimdiki adı Alpaslan İlköğretim Okulu olan) Okul Müdürlüğü ile irtibat sağlamak suretiyle “50. Yılın Ardından İLK GELENLER/ GİDENLER ŞÖLENİ”ne katılmak üzere isim, adres ve telefon numaralarını bırakmalarını rica ediyorum.

 Okul Müdürlüğü ve Okul Aile Birliği ile müştereken belirleyeceğimiz ileri bir tarihteki bu şölen/toplantıda buluşmak ve görüşmek, 50 yıl öncesine ait hatıraları canlandırmak dilek ve temennisi ile hepinize sevgiler ve saygılar sunuyorum.

 

Nerdesiniz;  Rıza Nur"un, kapısını açanlar?

Nerdesiniz; ilk sevgili, ilk arkadaş, ilk canlar?

Nerdesiniz; ilk ümitler, ilk korku ve heyecanlar?

Nerdesiniz; 50 yıllık bir ömürün ardından;

Karı-koca, çoluk-çocuk, şu maişet derdinden?..

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un, ilk geleni/mezunu?

Yıllar var ki, görmemişim o çocuksu yüzünü;

Abi-kardeş, kapı-komşu, mahalleli sözünü;

Duymayalı, 50 sene, tamam yarım asır var;

Nerde şimdi, o can dostu, sevdiğim arkadaşlar?..

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un, çamurlu ayakları;

Saygı dolu, sevgi dolu; ey ülkü bayrakları?!..

Al-al olan yanağında, gezer saçın akları…

Kaç evlâdın, kaç torunun; damat ile gelinin;

Bilirler mi; nedendir bu, gözyaşları selinin?..

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un, ışık saçan bilgesi?..

Nerdesiniz; hayatta mı, biz çocuklar ecesi?

Gündüz ilim, gece ilim; ey öğretmen yücesi…

Diktiğiniz o fidanlar, orda-burda meyvede;

Sizden gelen o ilimler, toruna verilmede…

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un, atom karıncaları?

Orta okul, sonra lise, daha daha yukarı…

İlim-irfân, kültür-sanat; ülkemin ufukları…

Nerdesiniz; kaç kürsüde, kaç kitapta adınız;

Kaç gönülde, taht misâli, vardır saltanatınız?..

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un; İstanbullu Ahmet"i?

Her çalımda geçiyordun, itirazcı Mehmet"i…

Üst baş çamur, el yüz kirli; ana çeker zahmeti…

Bir simidi paylaşırdık, üç-beş parça bölerdik;

Varsa mızmız-kavgacıyı, her oyunda elerdik…

            * * * * * * * * * 

Nerdesiniz; Rıza Nur"un;Ömer, Erol, Ali"si?..

Remzi idi sınıfımız, en acarı-delisi…

Gün aşırı okuldaydı, hep çağrılır velisi…

Nerdesiniz; Arife Kız, Oya, Emine nerde?

Kimi uzak şehirlerde, kimi var kara yerde…

            * * * * * * * * *

Nerdesiniz; Rıza Nur"un; ilk geleni/gideni?..

Yolcu ettin; anne-baba, dayı-teyze, dedeni…

KAYIKÇI der; üzme gayri, bitir şu ifâdeni…

Yarım asır–50 sene, târih içinde târih;

Nice olay unutuldu, nicesi var pek sârih!...

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim