• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Samsun 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • SAMSUNSPOR U-21 SERİYE BAĞLADI
  • "HERKES BİR BİRİNE İNANIYOR"
  • BALKES HAZIRLIKLARI BAŞLADI
  • SAMSUNSPOR U-21 SERİYE BAĞLADI
  • "HERKES BİR BİRİNE İNANIYOR"
  • BALKES HAZIRLIKLARI BAŞLADI

NE “ORUCA-ORUÇLUYA”; “SAYGI” DUYDUN, YEDİN-İÇTİN!..

Ali Kayıkçı

(Bir “Ramazân-Bayram Taşlaması/Haşarat Haşlaması)
*“Ey mü’minler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de farz kılındı. Umulur ki oruç sayesinde fenalıklardan sakınırsınız!.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 183)
*“Bir kimse, Ramazân ayında oruç tatmayı farz bilir, vazife bilir ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur.”, “Özürsüz, Ramazânda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazândaki o bir günkü sevâba kavuşamaz.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Ramazân: Hicrî ayların dokuzuncusu, üç ayların sonuncusu ve farz olan orucun tutulduğu ay. Ramazân, yanmak demektir; çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günâhları yanar, yok olur. Ramazân-ı şerîfte; yapılan nâfile namâz, zikir, sadaka ve bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâb, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu aydya, bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur. Cehennem’den âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevâb verilir.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 127-128)
*“Ramazân-ı şerîfin orucunu tazim (hürmet ve kıymet vererek) ve vakar ile tut. Her kim Ramazân orucunu güzelce tutsa, harâmlardan sakınsa, kazâ namâzlarını kılsa, Hakk teâlâ hazretleri her gün için, bin gün nâfile oruç tutmuş gibi sevâb ihsân eyler ve o kimse ile Cehennem arasında birçok perdeler konur.” (Süleyman bin Cezâ “r. aleyh”) 
*“Ramazân-ı şerîf ayı, İslâm dîninin nâmusudur. Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin bütün senesi, günâh işlemekle geçer. Bu ayda açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Bu aya hürmet etmeyen, İslâmiyet’in nâmus perdesini yırtmış olur.” (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye) 
*“Bayram: İslâm dîninin bildirdiği ve Müslümanların neşelenip sevindikleri ‘Fıtır’ (Ramazân) ve Kurban bayramı.” (Sözlük)
*“Bayramın imdi, bayramım imdi/Bayram ederler, yâr ile şimdi.” (Hâcı Bayram-ı Velî “r. aleyh”)
*“Din bilgilerinde, ibâdetlerde zamana uyulmaz. Îmân (inanç) bilgileri, din bilgileri zamanla değişmez. Bunları değiştirmek, zamana uydurmak isteyenler, Ehl-i Sünnetten (Peygamber Efendimiz ve arkadaşlarının yolunda olanlardan) ayrılır, kâfir veya sapık olurlar. Çünkü İslâmiyet’in Kıyâmete kadar bozulmayacağını, doğru olarak kalacağını Allahü teâlâ söz vermiştir.” (Tahtâvî-Hamdullah Decvî)
*“Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Murat Ersoy, geçen yıl 4 günlük bayram tatilinde 200-250 milyon TL. harcama yapıldığını belirterek, 9 günlük tatilin sektöre pozitif etki yapacağını ve harcamaların 500 milyon liraya yaklaşacağını söyledi.” (Basın-11.06.2016) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; “11 ayın sultanı” olarak nitelenen “Ramazân-ı şerîfin sayılı günleri” bir bir gelip geçerken, bir taraftan da “9 güne çıkan Bayram tatili”, bâzı kimseleri oldukça memnun etmiş bulunmaktadır…
Bunlardan bir kısmı; “yeme-içmek, gezip-tozmak, şarkı-türkü-eğlence yapmak” şeklinde tanımladıkları hayâtı (gerçi şimdilerde buna ‘yaşam’ diyorlar), tatilden-tatile, bayramdan-bayrama bir ömür olarak gördükleri içindir ki, maalesef Ramazânla/oruçla değil de sadece onun “izin günleri” ile ilgileniyorlar.
Zaman zaman sütunlarımıza taşıdığımız; 13 Temmuz 2015 günlü “Türkiye Gazetesi”nde okuduğumuz bir haber, oldukça dikkat çekici ve ülkemiz insanının, dolayısıyla da bunların âdeta bir röntgen filmi gibi idi.
Bu haberde; “Mak Danışmanlık” tarafından Ramazân ayında yapılan ve 50 ilde 5 bin 400 kişiyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirilen bir “Anket” sonuçlarından bahsedilmekte ve özetle şöyle denilmekte idi:
“Araştırmaya göre; dini hassasiyeti en zayıf yaş aralığı 18-25 olurken, 5 vakit namâz kılanların oranı yüzde 24, Cumâyı kılanların oranı yüzde 31, hiç namâz kılmayanların yüzdesi ise 18, oruç tutanların oranı yüzde 52…” 
Bugünkü bu köşe yazımızda, yüzde 52’den geriye kalan işte bu  yüzde 48’le şöylece bir “dokunduralım” ve kaleme aldığımız bu “Taşlamamız” ile  onları şöylece bir “haşlayalım” diyoruz ve de bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
Ne “oruca-oruçluya”; “saygı” duydun, yedin-içtin;
“Receb-Şabân-Ramazân”mış;  “vız gelir”miş, “tırıs gider”;
“Tatil” dendi-“Bayram” ettin; “utanmadan” öne geçtin!..
“Tarla” elbet “kara toprak”, “gül” yanında “diken biter”;
“Maaş günü-ikramiye”; elbet “yoksun”, çünkü “hiçtin!..”

Ne “mescîd”-ne “câmi” bildin, ne “sünnet”-ne “farzı” kıldın;
“Bayram” için-“şeker” aldın, eşe-dosta “mesaj” saldın;
“Kadir” dendi-“adam” sandın, “arlanmadan” bir de güldün!..
“Tarla” elbet “kara toprak”, “gül” yanında “diken biter”;
İçin-dışın “kömür” olmuş, “kömür n’olur?” bunu bildin!..

“Saç-baş örtmek”, “çağ dışı”ymış; “tesettür” çok “banal” imiş;
  “Müzik-yaşam” demek imiş, “… TV’si” çok “kanal” imiş;
Hem “4 Buçuk-G’si var”mış, “İnternet”i “sanal” imiş!..
“Tarla” elbet “kara toprak”, “gül” yanında “diken biter”;
“AV’em-AV’em” geziyormuş, “kampanya”dan neler “al”mış!..

“Otellerde rezervasyon”, bol “eğlence-animasyon”;
“Antalya” var-Ege” başka, neymiş Samsun-bu “Matasyon”;
 “Atamalar” çok gecikti, olmaz olsun şu “rotasyon!..”
“Tarla” elbet “kara toprak”, “gül” yanında “diken biter”;
“Kariyer” var-“öz eğitim”, sonrasında bir “formasyon!..”

KAYIKÇ’Ali “resim” budur; “Okan”, “Deniz”, “Tijen…” O’dur;
İster “diklen”-ister “otur”; ister “köpür”, ister kudur:
Ey “millî”siz-Eğitimci”, “ayran bu”ysa, “çoğu” sudur!..
“Tarla” elbet “kara toprak”, “gül” yanında “diken biter”;
“Öğrencinin istikbâli”, “Öğretmenin nâmusudur!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim